• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 2 °C

İbadetten faciaya…

Banu Gürer

Faciaların yaşanmasından daha tehlikeli ve üzücü olan bir şey varsa o da facia yaşamaya alışmaktır. Ve hatta alıştırılmaktır. İslam coğrafyası bu konuda “misal” olma özelliğini gün geçtikçe kuvvetlendiriyor. Üstelik sadece savaşlarla değil. İbadetlerle de misal haline gelmeye başladı.
Evet, Hac vazifesi esnasında yaşanan ve kayıp sayısıyla katliamı andıran faciadan bahsediyorum. Bu ibadet yaklaşık 1500 senedir yapılıyor! 1500 senedir yapılan bir ibadetin “fıtratına” uygun çözüm getirip bu facialara sebep olmak mümkün değil mi?! Elbette mümkün. Ama bunun mümkün olması için önce “insana” değer vermek gerekir. “Sürü” gözüyle değil, her bir insanın “ahsen-i takvim” olarak yaratılan, Allah’ın halifesi ve “eşref-i mahlukat” olduğunu idrak etmek ve buna göre muamele etmek gerekir! İbadetin “eziyet çekmek” değil, Allah’la yakınlaşmak demek olduğunu, bu yakınlaşma yolunda insanların önüne çıkan eziyetleri kaldırmanın “sevap” olduğunu bilerek “hizmet” etmek gerekir! Ve ibadet edenlerin önüne eziyet çıkarmanın veya mevcut eziyetleri kaldırma imkanı varken uğraşmamanın, bundan dolayı eziyet çekenlerin sevabını arttırsa da sebep olanların günaha girmelerine yol açtığını da unutmamak gerekir. Tıpkı insanların ölümüne sebep olmanın insanı günaha sokacağını unutmamak gerektiği gibi. Sizin ihmalinizle ölen insanlar cennetlik olabilir, ya da şehit olabilir. Ancak onların şehit olmaları ya da cennete girmeleri, sizin ölüme yol açmanın vebalinden kurtulacağınız anlamına gelmez. Zira bir insanın ölümü “ecele” ve dolayısıyla “takdir-i ilahiye” bağlı olsa da, o ecel birinin eliyle gerçekleşiyorsa, öldüren kişi “katil” olmanın günahından takdir-i ilahi gerekçesi ile kurtulamaz! Değil mi? Aksi halde İslam neden “had” cezası getirsin?! Ama biz ne söylersek söyleyelim… Dediklerimizin anlamı ancak “insan” olmayı bilenler için anlamlıdır. Eğer bu becerilemiyorsa ne Hac ne kurban ibadeti “katliam” olmaktan öteye gidemez!... Çünkü “adabı”na uygun yapılamaz… Adab ve edeb olmadan ise insan olmak ve Allah’a yaklaşmak mümkün değildir… Bayramımız Mevla’ya “kurbiyetimize” vesile olsun inşaallah…

Bu yazı toplam 1774 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim