• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 16 °C

İbrahim Karaosmanoğlu

Tarık Bağdat

Başlığı okuyunca eminim herkes pürdikkat yazıyı okumaya başladı. Kiminin “Hayırdır, Tarık amcada değişiklik mi var?” dediğini hissediyorum.
Hayır!!! Ben 18’imde ne idi isem şimdiden oyum. Değişen bir şey, değişen bir düşüncem yok. Bundan sonra hele daha öncelerde de dediğim gibi ve bilen de iyi bilir değişmeye hiç niyetim yok. Hani derler ya! “Kırk yıllık Yani, olur mu Kani?” o misal.
Yine bilen bilir ki ben hiç siyasi düşünceye göre adam ayırmam. Gerçek ne ise dobra dobra onu söylerim. Beni tanıyan da beni bu yönümle iyi tanır, iyi bilir.
Benim kafamdaki yerel bir yönetici kibirli olmamalıdır, halkın arasına rahat rahat karışan olmalıdır. Sade vatandaş olmayı iyi bilen olmalıdır. Söylediği söze güvenilir olmalıdır. Bir söz ağzından çıktı ise bilinmelidir ki o ağzından çıkmıştır ve yerine kesin getirilecektir. Sözünde, yüreğinde zikzak olmamalıdır. Bir konuya eğildi ise onu bizzat takip etmeli ve en kısa zamanda bitirmelidir. Halkı sadece seçim zamanı hatırlayan değil her daim hatırlayan olmalıdır. Kişileri siyasi düşüncesine göre ayıran değil kendine ters gelse de doğru yaptığını görüyorsa ona göre değer veren olmalıdır. Ve ben yerel yöneticileri sürekli takip ederim. Kafamda ona göre kişilikleri, karakterleri hakkında yorumlar yapar, ona göre de değer veririm.
Geçen sene (2010) Temmuz başları idi. Ben İzmit’e rahmetli eşim Hatice Hanım’ın yanına gidecektim. Karamürsel’den Umuttepe’ye kalkan Büyükşehir Belediyesi otobüsünün saatlerine baktık ve ona göre geçeceği güzergahta beklemeye başladım. Ancak 30 dakika bekledim gelmedi. Büroya geldim ve Büyükşehir’i aradım o saatteki otobüsü kaldırmışlar ve kimsenin haberi yok. O sırada da herhangi bir seçim çalışması yok.
Bu konu ile ilgili konuşurken pat içeri Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu girdi. Halkı dolaşıyor. Ben konuyu açtım ve hemen yetkili birimi aradı ve konu hakkında halkın mağdur edilmesi üzerine yüklüce bir söz söyledi. Beni iknaya değil işi çözmeye yöneldi. Ses tonu bana sakin ve samimi, karşı tarafa sakin ama kızgın.
Bu benim düşündüğüm bir yerel yönetici tavrının sadece “a” sı idi. Tabi ben yakından takip etmeye başladım. Geldiği gittiğine pek önem vermezken, önem vermeye ne yapıyor, nasıl yapıyor diye bakınmaya başladım. Karamürsel Sualtı Sporları Derneği’ne geldiği zamanlardan oğlumdan bilgi aldım. Tavır hep aynı, değişme yok sade ve içten.
Bu sene özellikle Karamürsel’e birçok defa yüzmek, stres atmak için geldi. Bazı gelmelerinde Karamürsel Belediye Başkanı yoktu. Ama İbrahim Bey, İsmail Yıldırım var mı, yok mu? Diye hiç bakmadı. Her gelişi de eminim ki planlı programlı değildi. Ve sansasyon yaratmak amaçlı değildi. Eğer öyle olsa önceden herkesin haberi olurdu. Böyle düşüncesi olanların da boşa kürek çekeceğini hiç zannetmem. Tabii gelince doğal olarak Karamürsel Belediye Başkanını arayıp ben buradayım demesi gerekir. Doğal olarak da İsmail Yıldırım deniz ile ilgili Karamürsel’in sivil toplum örgütlerinin boşluğunu doldurmasını istemiştir. Bunları bazı kişilerin siyasi malzeme olarak kullanmaması gerekir. Bana göre siyasi malzeme daha ciddi işler olmalıdır.
Neyse biz yine İbrahim beye devam edelim. Her plaja geldiğinde gördüğüm Kocaeli Büyükşehir Belediye başkanı İbrahim Karaosmanoğlu halka samimi yaklaşan, onların plajda yüzerken ya da kumsalda güneşlenirken dertlerini dinleyen bir portresi var. Hiç kibirlenmeden, böbürlenmeden bunları yapıyor ve çocuklarla şakalaşıyor. Yaşıtlarının ve biz yaşlardakilerin büyüklerinden gördüğü gibi çocukları plajda güreşmeye, kendini kuma gömmeye teşvik ediyor. Bu kadar doğal olmak, bu kadar halka bütünleşmek şimdinin deyimi ile entegre olmak bir siyasetçi için çok önemli bir meziyettir. Keşke herkes böyle yapabilse, ya da yapabilse idi…
Çarşamba günü berberdeyim, tıraş oluyorum. Genç berber kardeşim ile sohbet ederken konu konuyu açtı ve konu İbrahim Karaosmanoğlu’na geldi. Berber kardeşim geçen gün İznik Boyalıca’da bulunan açık hava termal gölüne gittiğini ve orada İbrahim Karaosmanoğlu’nun yüzdüğünden, halkla şakalaştığından bahsetti.
Bu da şunu gösteriyor. Yaptıkları hiç de göstermelik değil gerçekten halk içinde ve samimi. Geçen gün Kandıra, Kefken’de dalış yapmaya gitmesi de bunun göstergesi.
Siyasetçi bu olmalı. Halkın şikayetlerini yerinde izleyip, dinleyip notunu aldıran hemen yapılması talimatını veren olmalı. Bunun yanında halkın istediğinin ellerinde olup olmadığını ezbere bilmesi çok önemli bir ayrıntı bana göre.
Kendisi ile hiç oturup sohbet etmedim. Atalarımız der ki “Yiğidi öldür ama hakkını yeme” bana göre doğru bir söz. Galiba bazı siyasilerin gerçekten ders alması, gerçekten kendilerini yenilemeleri gerek. Ve bana göre tüm yerel yöneticilerin Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nu kendilerine örnek almaları gerekir. Kendisini de içten ve samimi olduğu için tebrik ediyorum.

Bu yazı toplam 874 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim