• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 6 °C

“İhtilaftaki Rahmet” hoş bir sada imiş…

Banu Gürer

 

 

 

“İhtilafta rahmet vardır” sözünü bilir misiniz?

İslam düşünce tarihinde önemli yeri olan bir sözdür.

Zaman zaman da tartışılan bir söz.

Zira ihtilaf insanoğlunun en önemli problemlerinden biri olmuştur.

Onu problem haline getiren mesele ise ihtilafa karşı takınılan tavırdır.

Çünkü “muhalefet”e tepki göstermek yerine ondan istifade edebilmek, tarihin hemen her döneminde başarılması neredeyse “imkansız” bir iş olarak karşımıza çıkıyor.

Üstelik gösterilen tepkiler büyük de olsa küçük de olsa genellikle “çatışma” şeklinde ortaya çıkmıştır/çıkmaktadır.

İslam dünyasının haline bakalım…

İhtilafın rahmetine mi yangınına mı örnek?

Bu yangının sebeplerinden biri nedir?

Mezhepçilik.

Yani “dini anlama” yollarının “dinin” önüne geçmesi.

Zira mezhepler birer “anlama ve yorumlama” farklılıklarıdır.

Ve “ihtilafta rahmet olduğunun” en güzel örnekleridir.

Öyle ki her bir farklı düşünce Müslümanların dini anlamasına ve hayata geçirmesine yönelik olarak yardımcı olmaya çalışmanın birer tezahürüdür. 

Üstelik hiçbir mezhep imamı “mezhep kurma” iddiasıyla yola çıkmamıştır.

Yani taassup ilk zamanlara ait değildir.

Yıllar içinde görüşleri öğrencileri tarafından “kurumsallaştırılmış” ve bugün anladığımız doğrultuda mezhep haline getirilmiştir.

Belki de çatışma sebebi de burada yatıyor.

Çünkü aslında olgunlaşmanın önemli bir boyut olan kurumsallaşma ile birlikte “yeniliğe açık” olmak yerine “mevcut yapının korunması” daha önce gelmeye başlarsa farklılıklar zenginleşme olmaktan çıkarak birer tehdit haline gelir.

Kraldan fazla kralcılar misali…  

Bu durum fikri ve ilmi gelişime de set çeker…

Ki çekmiştir.

Üretimin olmadığı yerde ise işe bir de siyasi etkenler karışınca ihtilafın rahmet oluşu ancak bir hayale dönüşür…

Zira fikren üretemeyen insanların birbiriyle kavga etmesinden, dedikodu ve iftira üretmesinden doğal bir şey olabilir mi?

Neticede tabiat boşluk kabul etmiyor…

Böylesi bir ihtilaftan rahmet çıkması da beklenemez…

Bugün içinde bulunduğumuz manzara da bu değil mi?

Hatta öyle vahim bir manzara ki Müslüman Müslüman’a sırf kendisiyle aynı dini yoruma ve siyasi görüşe sahip olmadığı için “cihad” ilan edebiliyor!

Çünkü onlara göre kendilerinden olmayanın dinde de yeri yok!

Peygamberine (S.A.V.) bile istişareyi yani farklı görüşlere müracaat ve itibar etmeyi emreden bir dinin mensuplarının “kendinden başka herkesi” haksız görme cüreti neren geliyor anlamak mümkün değil!

Hele bir birini bu yüzden öldürme ve birbirine zulmetme hadsizliğine ise diyecek söz bile bulamıyorum…

Cenab-ı Hak günümüzü de sonumuz da hayretsin!...

Bu yazı toplam 1578 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim