• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -1 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -1 °C

İki kardeşin çaresizliği yürekleri sızlatıyor

İki kardeşin çaresizliği yürekleri sızlatıyor

Filiz Boğaz 17 yaşındayken evlendi ve yuva kurdu. Bebeği iki aylıkken eşi cinayete kurban gitti ve ailesinin evine geri döndü. Bebeğini anne ve babası büyüttü. Talihsiz kadın 33 yaşında kanser olduğunu öğrendi. Şimdi 37 yaşında ve çaresiz. Kardeşine sahip çıkan abisi Gazanfer Boğaz’ın ise işi bir süre sonra bozuldu. İki kardeş şimdi elektriği ve suyu dahi olmayan derme çatma bir prefabrikte yaşamaya çalışıyor.

Çocuk yaşta evlendirilen eşi cinayete kurban giden ve kızıyla birlikte sürdürdüğü yaşam mücadalesine bir de ölümcül hastalığı eklenen genç kadın ve kardeşine sahip çıkmak için çırpınan ağabeyin yaşadığı insanlık dram yüreğimizi sızlattı. Gölcük’ün göbeğinde elektriği, suyu, duşu ve tuvaleti bulunmayan bir prefabrikte hayatta kalmaya çalışan iki kardeş
kendilerine uzatılacak bir yardım elini bekliyor.

YÜREK BURKAN BİR HİKAYE
Aslen Rizeli olan ve yaklaşık 30 senedir Gölcük’te yaşayan Filiz Boğaz ve abisi Gazanfer Boğaz’ın yürek burkan hali görenlerin içine sızlatıyor. Henüz 17 yaşındayken kendisinden on yaş büyük olan Turgay Ceylan ile evlenerek mutlu bir yuva kuran Filiz Boğaz, yürek burkan hikayesini anlattı:

İKİ AYLIK BEBEĞİ İLE ORTADA KALDI
“Evlendiğimde 17 yaşındaydım. Bir sene sonra Özlem adını verdiğimiz bir kızımız dünyaya geldi. Ancak eşim, kızım henüz iki aylıkken Kefken’de bir cinayete kurban gitti. Bıçaklanarak öldürüldü. Ne yapacağımı bilemedim. Kızımla birlikte annemin evine geri döndüm. Maddi durumum iyi değildi. Çalışmıyordum.

KIZI NÜFUSTA KARDEŞİ GÖRÜNÜYOR
Çaresizlik yüzünden kızım Özlem’i annem ve babam nüfusta kendi üzerilerine aldılar. Şu an öz kızım halen nüfusta kardeşim olarak görünüyor. Kızım 6 yaşındayken annem, ardından da babam vefat etti. Biz yine ortada kaldık. Kızımı babaannesi ve dedesinin yanına bırakmak zorunda kaldım. Yaşı küçüktü, okula gitmesi gerekiyordu.

KANSER OLDUĞUNU ÖĞRENDİ
Kızımdan ayrıldıktan sonra Trabzon’da bulunan akrabalarımın yanına yerleştim. Orada rahatsızlanarak hastaneye gittim, doktorlar lenf kanseri olduğumu söylediler. Bir süre orda kaldım. Ancak akraba da insanı bir yere kadar idare edebiliyor. Herkesin kendine göre sıkıntıları var. Daha sonra Gölcük’te bulunan ağabeyimin yanına yerleştim”

EVDEN KOVULDULAR
Çıraklıktan yetişme fırıncı olan Gazanfer Boğaz ise her ağabey gibi kız kardeşine sahip çıktı ve yanına aldı. Evli ve üç çocuk babası olan Boğaz’ın işleri bir anda ters gitmeye başladı. Abi Boğaz’ın da yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle evlilikleri çatırdadı ve yuvaları dağıldı. Bir süre kardeşi ile yaşamaya devam eden Boğaz, kirayı bile ödeyemez hale geldi. Kardeşi ile birlikte ev sahibi tarafından kapı dışarı edildiler.

YOLLARI YENİDEN AYRILDI
Yolları ayrılan iki kardeşten Filiz Boğaz, bir süre Gölcük’te bulunan akrabalarında kaldı. Bu sırada ağabeyi ise sokaklarda yaşamaya başladı. Bir yandan da iş arıyordu. En son Değirmendere’de bir fırında çalışan Boğaz, iş yeri kapanınca yeniden işsiz kaldı. Kış ortasında çaresiz kalan Boğaz, hikayesini anlattı:

İŞ ARAMAYI SÜRDÜRDÜ
“İnsanoğlu düşmesin bir kere. Akrabalarımız bile bize sahip çıkmadılar. İşsiz kaldım, kiramı ödeyemedim, kardeşimle birlikte evden kovuldum. Kimseye gidip boyun eğmedim, iş aradım, bulamadım. Çıraklıktan gelme fırın ustasıyım. Çalışıyordum, işlerim kötü gitmeye başladı. O sıra kardeşimin kanser olduğunu öğrendik ve yanımıza aldık

SOKAKLARDA SABAHLADI
Ancak aile içinde bazı sorunlar oluşmaya başladı. Eşimle ayrıldık. Dört çocuğu da alarak annesinin evine döndü. Kız kardeşimle birlikte yaşamaya başladık. İşlerim daha da kötü gidince kapı dışarı edildik. Kardeşim akrabalarımın yanına gitti, ben de başımın çaresine baktım. Çoğu zaman kahvelerde, banklarda, sokaklarda kaldım.

KOMŞULAR EŞYA VERDİ
Yaklaşık iki aydır Şükrü Yılgın’a ait olan bu prefabriğe arkadaşım sayesinde yerleştim. Burasını depremden sonra korunmak amaçlı yapmışlar. Sağ olsun komşular birkaç parça eşya verdiler. Ev sahibi de ranza verdi. Sayesinde başımızı sokacak tek göz odamız oldu. Kardeşim akrabaların yanında daha fazla kalamadı, o da yanıma geldi.

KARDEŞİMİ DÜŞÜNÜYORUM
Yeniden birlikte yaşamaya başladık. Ben iyi kötü bulursam yiyor, bulamazsam aç yatıyordum. Kız kardeşim gelince işler değişti. Bünyesi zayıf, üstelik kanser hastası. İyi beslenmesi ve tedavi olması gerekiyor. Kendimden çok kardeşimi düşünüyorum. Sağ olsun bu konuda komşularımız ve birkaç arkadaşımız bizleri hiç yalnız bırakmadı.

NE TUVALET VAR, NE DE DUŞ
Sağ olsun ev sahibi bize burayı verdi ama burada ne elektrik var, ne su. Ne duş alabiliyoruz, ne de tuvalet ihtiyacımızı giderebiliyoruz. Ben ihtiyacımı karşıdaki kahvede gideriyorum, kardeşim ise komşulara gidiyor. Duş alamıyoruz. Bazen geceleri soğuk oluyor. Battaniyelerin içerisinde titreye titreye uyumaya çalışıyoruz.

DİLENCİ MUAMELESİ YAPIYORLAR
Kardeşimin hastalığı için de, maddi durumumuz için de gerekli kurumlarla iletişime geçmek istedim. Ancak İnsanları yeteri kadar dinlemiyorlar. Derdimi anlatmak için her gittiğimde elime üç beş kuruş harçlık verip dilenci muamelesi yapıyorlar. Oysa benim istediğim bu değil. Ben bir an önce bir iş bulup çalışarak kız kardeşimi tedavi ettirmek istiyorum.

HASTALIĞI İLERLEDİ
Doktorlar hastalığının gün geçtikçe organlarına yayıldığını, bir an önce düzenli bir tedavi sürecine başlaması gerektiğini söylediler. Ancak maddi imkansızlıklar nedeniyle bu mümkün değil. Ben kahveye kardeşim komşuya gidiyor. Ne yapalım, kaderimiz böyleymiş. Ancak yetkililerin duyarsızlığı insanı çileden çıkartıyor.

HİÇBİR GELİRİMİZ YOK
Ben hırsızlık yapmadım, çalmadım, çırpmadım. İllaki kötü mü olmak gerekiyor bir şeyler sahibi olabilmek için. Bizim istediğimiz fazla bir şey değil, sadece insan gibi yaşamak istiyoruz. Ben sadaka da istemiyorum. Ben iş istiyorum iş, en çok da bunu kardeşimi tedavi ettirmek için istiyorum. Şu an hiçbir gelirimiz yok.

YARDIM ELİ BEKLİYOR
Maddi durumumuz iyi olmadığı için çocuklarımızı görmeye bile gidemiyoruz. Kocaeli halkından tek isteğim bana kalıcı bir iş ve yaşamımı sürdürebileceğim bir yer temin etmeleri konusunda yardımcı olmalarıdır. İş bulur bulmaz kardeşimi tedavi ettireceğim. Hastalığı ilerledi ve iyi şartlarda bakılması gerekiyor. Yoksa tüm organlarına yayılacak.”

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Nuh Çimento İÖO velileri isyanlarda30 Aralık 2013 Pazartesi 16:27
  • Battalgazi ihmal kurbanı mı?30 Aralık 2013 Pazartesi 16:26
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Şükrü Karabalık “Zübük Davası”ndan beraat etti30 Aralık 2013 Pazartesi 16:24
  • Sevda’nın rüyası ailesini hayata bağladı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:20
  • Ünlü,“2014 yılı Kocaeli’nin yılı olacak”30 Aralık 2013 Pazartesi 16:13
  • Engelliler tiyatro oynadı30 Aralık 2013 Pazartesi 16:11
  • Kocaelispor artık meclis gündeminde30 Aralık 2013 Pazartesi 16:09
  • Muhtarlar SEDAŞ’tan memnun30 Aralık 2013 Pazartesi 15:57
  • Bakan Işık, esnafla buluştu30 Aralık 2013 Pazartesi 15:53
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim