• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

İlk 3 gün tatlıdan uzak durun!

İlk 3 gün tatlıdan uzak durun!
Dr. Fevzi Özgönül oruç tutacaklara çok önemli tavsiyelerde bulundu.

Dr. Fevzi Özgönül, “Ramazan ayının ilk 3 gününde tatlıdan uzak durun. İftardan sonra mutlaka hareket edin eğer imkânınız varsa dışarıda dolaşın yoksa evin içerisinde hafif egzersiz yapın. Çok acıkırsanız yatmadan önce 1 kase yoğurt içerisine meyve rendeleyerek onu yiyin ve yatın. Bu kurallara uyarsanız Ramazan ayında çok uzun bir süre aç kalacak olmanıza rağmen güçlenen sindirim sisteminiz sayesinde çok rahat bir oruç dönemi geçirebilirsiniz” dedi.

 

Ramazan ayından önce böyle sık sık acıkıp sürekli yemek yiyen bizler, orucun 3. gününde her ne hikmetse 17 saatlik açlığa alışıveriyoruz. Her ne oluyorsa o kadar aç kalan bizler 3 gün içerisinde iftar sofrasında bile çok yiyemiyoruz. Doymak bilemeyen midemiz birden bire küçülüyor sanki.

 

Dr. Fevzi Özgönül; “Ramazan ayının hedeflediği en önemli güzellik, daha sağlıklı ve güçlü bir sindirim sistemi oluşturmak ve bedenin lüzumsuz ağırlıklardan kurtularak yani kilo vererek, sağlıklı haline dönmesini sağlamaktır. Ramazan ayının bize sağladığı bu mükemmel değişimi, sağlığımızı korumak adına sahiplenelim ve hatta bunu Ramazan sonrasında da devam ettirelim. Aralarda atıştırmaya son verelim ve sadece ana öğünlerde yiyelim. Yiyeceklerimizi gündüz ağırlıklı yiyelim” dedi.

 

SAHURDA BUNLARA DİKKAT EDİN

Salata, çiğ sebze ve meyve yemeyin. Mutlaka yumurta yiyin ama en son çorba için. Akşam çok geç olmadan uyuyun sahura öyle kalkın. Bir dilimden fazla ekmek yemeyin, ekmek yerine kıymalı peynirli börek tercih edin. Sofrada mutlaka ceviz, çiğ badem veya fındık bulundurun. Kuru kayısı, incir veya hurma da eksik edilmemeli. Ama ilk sahurda salata ve domates gibi hazmı zor olan çiğ gıdaları tercih etmeyin. İçecek olarak meyve suyu veya süt, ayran tercih edin. 1-2 bardak su içmeyi de unutmayın.

 

İFTARDA BUNLARA DİKKAT EDİN

İftarınızı 1-2 zeytin, hurma ve ceviz ve 1 bardak su ile açtıktan sonra en az 5 dakika ara verin. Bu esnada imkânınız varsa namaz kılabilirsiniz. İlk iftarınızda ana yemek olarak etli bir yemeği tercih edin ve sırası ile sebzeyi, salatayı, meyve yiyin. Yediğinizin miktarı önemli değil iyice doymaya çalışın. İlk 3 gün az miktara pide veya ekmek yiyebilirsiniz fakat her gün miktarını azaltın ve bunun yerine çiğ badem veya cevizi tercih edin. Çorbayı en sona saklayın ve sindirim sisteminizi çorba ile mühürleyin.

 

ÇAYIN GÜÇLÜ BİR ANTİOKSİDAN OLDUĞUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?

17 saatlik açlık ve susuzluğun söz konusu olduğu Ramazan’da iftarla sahur arasında susuzluğunuzu gidermek için neler yapabileceğinizi Hisar Intercontinental Hospital Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu’ndan öğrendik…

Su: İftarla sahur arasında en az 2,5-3 litre su için.

Ayran: Sudan sonra ikinci alternatif olan ayranı; tansiyon düşüklüğü, halsizlik gibi durumlarda tüketebilirsiniz. Ancak kalorisiz değildir ve tuz içerir. Bu nedenle su dururken ayran içmeyi de tercih etmeyin.

Meyve suyu: Özellikle erik, vişne gibi taze mevsim meyvelerinden az şeker veya pekmezle hazırlanan meyve suyu ya da kompostolar uzun süreli su ihtiyacınızı karşılar. Hazır, paketli meyve sularını tercih etmeyin.

Çay ve kahve: Çay aslında flavonoid adı verilen hücrelerin zarar görmesini engelleyen antioksidanlar içerir. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki taze meyve sebze tüketimi yeterli olmayan bir toplum olduğumuz halde düzenli çay tükettiğimiz için kanser dahil birçok hastalığa karşı antioksidanlar içeren bir bağışıklığa sahibiz. Ancak yine de diüretik, yani su kaybettirici özelliğe sahip, çay ve kahve tüketiminde dikkatli olun. Fazla çay ve kahve tüketimi vücudunuzu susuz bırakmanıza da neden olabilir. Bu nedenle her çay ya da kahve içtiğinizde yanında mutlaka bir bardak su için.

Madensuyu: Mineraller içerse de yüksek sodyum içeriği nedeniyle iftarda sonra bir tane içilmesi gün içerisinde susuzluk ve terle kaybettiğimiz mineralleri yerine koyabilmemiz için yeterlidir. Hatta madensuyuyla yapılan ayran ya da cacık da susuzluk hissinizi azaltırken aynı zamanda bel bölgenizi inceltmenize yardımcı olabilir.

 

KALP HASTASIYSANIZ VE ORUÇ TUTMAK İSTİYORSANIZ…

11 ayın sultanı Ramazan geldi. Oruç tutmanın vereceği huzur ve ziyafet sofralarına dönüşen iftar sofralarının görüntüsü heyecanlandırmaya başlarken;  kronik hastalıkları olanları ise oruç tutabilecek miyim sorusunun yanıtı endişelendirmeye başladı…

Kronik hastalıklar içerisinde başı çeken kalp hastalıkları açısından yanıtları Hisar Intercontinental Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Tuba Bilsel’le aradık…

 

Kalp hastaları oruç tutabilir mi?

Kalp hastalıkları hiçbir belirti vermeden sessizce olabileceği gibi kişinin günlük aktivitelerini engelleyecek düzeyde sorun çıkaran şikayetlere de dönüşebileceğini belirten Doç. Dr. Bilsel; ‘Kalp hastalığının derecesine göre kontrol altındaki kalp hastaları oruç tutabilirler. Ancak kalp hastası olan kişinin mutlaka bu konuda kendisini takip eden doktoruna danışması gerekir. Son 1 yıl içinde kalp krizi hikayeniz yoksa, semptomları ilaç tedavisiyle kontrol altında olan kalp, damar ve yüksek tansiyon hastasıysanız doktorunuza danışarak oruç tutabilirsiniz.’ diye konuştu.

 

Kimlerin Oruç Tutması Çok Risklidir?

Son 1 yıl içinde yeni kalp krizi geçirenler,
Kalp hastalığına bağlı kontrol altına alınamayan şikayeti olanlar,
Çoklu ilaç kullanımını gerektiren kalp yetmezliği olanlar,
Kontrolsüz hipertansiyon hastaları,
Kalp kapak protezi ya da artmış inme riski nedeniyle kan sulandırıcı ilaç kullananların oruç tutmaları sağlıklı değildir.

 

Kalbinde stent olanlar ya da kalp pili kullananlar oruç tutabilir mi?

Eğer stent son 1 yıl içinde takılmışsa, stent ve diğer damarlarda problem çıkmaması için genelde ikili kan sulandırıcı tedavisi uygulanır. Bu dönemde kişinin oruç tutması doğru olmaz. Ancak stent uygulaması ardından 1 yıl geçmiş ve hastanın şikayetleri kontrol altındaysa yine doktoruna danışarak oruç tutmasında sakınca olmayabilir. Kişide sadece kalp pili olması oruç tutmak için engel değildir. Kalp ya da kalp dışı diğer yandaş hastalıkların varlığı kişinin oruç tutmasına engel olabilir.

 

Kan sulandırıcı ilaç kullananlar oruç tutabilir mi?

Kişinin; inme riskini azaltmak amacıyla geçici ya da sürekli kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekiyorsa,

Kalp krizi veya kalp krizi olmadan da akut koroner sendrom dediğimiz kalp damar hastalığında akut alevlenmeye bağlı 1 yıl ikili kan sulandırıcı tedavi alması gerekiyorsa oruç tutması uygun değildir.

Kronik kalp damar hastalığı olup da kontrol altında olan ve sadece koruyucu olarak düşük doz aspirin kullanması önerilen hastalar doktor kontrolünden geçtikten sonra oruç tutabilirler.

 

Kalp hastaları oruç tutarken nelere dikkat etmelidir?

Öncelikle oruç tutma kararından önce kendilerini takip eden doktorun görüşünü almaları gerekir. Oruç tutarken kalp hastaları için sorun oluşturabilecek iki temel konu; özellikle sıcak ve uzun yaz günlerinde uzun süre susuz kalmak ve iftarda ani, çabuk ve çok miktarda yemek yemektir. Ağırlıklı olarak Akdeniz mutfağı dediğimiz sebze ve salata ağırlıklı, et olarak da balığın tercih edildiği beslenme tarzı, kalp hastaları için en uygun beslenme biçimidir. En kötüsü ise uzun süren açlık ardından yağlı, çabucak, çok miktarda yemek yemektir. Bu şekilde mide ve barsak sistemine giden kan miktarı artışıyla kalbin iş yükü de artacaktır. Bu da ani kalp krizlerine neden olabilir. Bu yüzden özellikle bilinen kalp hastalığı olanların, aslında herkesin, günlük almaları gereken besin miktarını iftarla sahur arasında bölüştürerek azar azar ve sık alması en uygun yöntemdir.   

    

Su tüketimleri ne düzeyde olmalıdır?

Doktor tarafından başka bir şey önerilmediyse günlük su tüketimi en az 2 litre olmalıdır. Bu miktar yine iftarla sahur arasında bölüştürülerek alınmalıdır. Özellikle ilaç tedavisi altında olan hipertansiyon ve bilinen kalp damar hastası olan hastaların bu konuya özen göstermesi hayati önem taşır.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim