• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 21 °C

İlker Başbuğ'u dinlerken

Feridun Güray

Geçen hafta mensubu bulunduğum, Atatürk'le yaşıt Büyük Kulüp'te (Cercle d'Orient) yazar üyelerimizin kitap fuarı vardı. Bu buluşmanın konuşmacısı eski Genel Kurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'du. Kendisi haksız ve uydurma delillerle hücreye atıldıktan sonra birisi iki cilt halinde

Atatürk hakkında olmak üzere sekiz adet kitap yayımlamıştır. Sayısız konferanslar vermiş ve vermeye devam etmektedir. Toplantıya yoğun bir ilgi vardı. Paşamız onurlu bir Türk Generali olarak kendisi hakkında, çektikleri konusunda bir kelime bile etmedi. Sadece Atatürk'ün bilinmeyen taraflarını anlattı. Alıntıların hepsi Ata'mızın günlüklerinden derlenmişti. Ulu Önder yaşamı boyunca tam ''Dört bin'' kitap okumuş. Bunların hepsi ve notları Anıt Kabir Kütüphanesinde sanal ortamda kayıtlı olup isteyenler yararlanabilmektedirler.

Ata'mız o zor günlerde, 1922 Mart ayının başında TBMM'de 'Neden cepheye gitmediği, neden düşmanı yurttan kovmadığı' konusunda ağır tenkitlere uğramıştır. Kendisi verdiği cevapta, hazırlıkların henüz bitmediğini, bunlar tamamlandığında ve halk ta fikren bu duruma hazır hale geldiğinde gerekenin yapılacağını söyler ve dokuz martta birlikleri teftiş etmek üzere Alaşehir'e doğru yola çıkar. İki gün sonra hastalanır, teftişe ara verir, dinlenmeye çekilir, Tabur İmamını çağırtır, ''Kuran'' okutur. Ertesi günü tekrar teftişe başlar ve bir gün sonra tekrar hastalanır, istirahata çekilir. Yeniden imamı çağırtır ''Kuran'' okutur, ardından doktor da gelir, bir günlük istirahattan sonra yeniden teftiş görevine başlar.  Birlikler hazırlanır, 26 Ağustos gece sabaha karşı Atatürk Kocatepe'de hücum emrini vermeden önce Tabur İmamını çağırtır ve ''Fetih Suresini'' okutur. Sonra taarruz ve zafer. Bilmeyenler için yazalım, Mustafa Kemal küçük yaşlarda Kuran'ı hatmetmiştir.

Anlamayanlar için devam edelim, Atatürk 01.10.1922 tarihinde Mevlüt Kandili olan bu gecede Peygamberimiz için neler söylüyor. ''Kendisine nebilik ve elçilik onuru verilen, kainatın övüncü olan Peygamberimiz Mekke'de Dünya'ya gelmiş bir kutsal varlıktı. Ey arkadaşlar Allah birdir ve büyüktür... Allah Hazreti Adem Alahhiselam'dan itibaren bilinen ve bilinmeyen sayısız denecek kadar çok nebiler, peygamberler ve elçiler göndermiştir. Fakat Peygamberimiz aracılığı ile en son din ve uygarlık hakikatlerini verdikten sonra artık başariyetle temasta bulunmaya lüzum görmemiştir. Bu sebepledir ki Cenabı Peygamber hatemülembiya olmuştur. Kitabı en üstün ve en eksiksiz kitaptır. Son Peygamber olan Muhammet Mustafa (S.A.) 1994 yıl önce Rumi nisan içinde ve ekim ayının 12. Pazartesi gecesi sabaha karşı tan yeri ağarırken doğdu. Bu gün işte o gündür. Gerçekten Arabi tarihlerde bu akşam Peygamberin doğumunun tam yıldönümüne rastlıyor. İnşallah hayırlı bir rastlantıdır. Yüzü nurani, sözü ruhani, rüşt ve rüyette emsalsiz, sözünde sadık, halim ve mürüvetçe şaire ışık olan Muhammet Mustafa önce bu emsaldiz ve özel vasıfları ile kabilesi içinde 'Muhammedülemin' sıfatını aldı. Daha peygamber olmadan önce kavminin muhabbetine, hürmetine, itimadına mazhar oldu. Ondan sonra kırk yaşında nübüvvet ve kırküç yaşında risalet (Elçilik) geldi. Fahrialem Efendimiz sayısız tehlikeler içinde sonsuz sıkıntılar ve güçlükler çekerek yirmi yıl çalıştı ve islam dinini kurma yolundaki Peygamberlik görevini yapmada başarılı olduktan sonra Yüce Allah'a kavuştu. Kendisinin aydınlattığı bütün Müslümanlar ve özellikle ashabı güzin çok gözyaşı döktüler.''  biçimindeki sözleri devam edip gidiyor. Beş yıl sonra 27 Aralık 1927 tarihinde de şunları söylemiş, ''Biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu tip yapılar din ve devlet düşmanı oldukları, Selçuklu ve Osmanlı'yı bağırdıkları için yasakladık.Çok değil yüzyıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğumuzu öne sürecek sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir.''

Anlaması zor değil, okumak lazım. Peygambere böyle bir övgü ve gelecek için yapılan böyle bir tahmin kime nasip olmuştur.

Bu yazı toplam 3295 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim