• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 3 °C

İngiliz Müslümanlığı!

Nihal Özgirgin

Geçen haftaki yazımda sizlerle elli yıl sonrasının Türkiye’si için ne gibi durumların ortaya çıkabileceğine dair fikirlerimi paylaşmıştım. 

Yazımın sonunda ise ülkemizde Müslüman kimliği üzerinde değişim yapılmak istendiği, özellikle İngiltere kaynaklı bir Müslüman prototipi oluşturulmak istendiğine dair düşüncemi kısaca aktarmıştım.
Bu hafta bu konuyu biraz açmak istiyorum:
Orta Doğu coğrafyasına Batı'nın yön vermeye çalışma gayretleri Sanayi Devrimi ile birlikte ivme kazanmıştır. Zira Sanayi Devrimi ile enerji olarak petrolün kullanılması ve bu toprakların da petrol rezervleri açısından zengin olması, bu coğrafyaya olan ilgiyi arttırmıştır.
Sanayi Devrimi'nin baş aktörü olan İngiltere’nin Orta Doğu coğrafyası hakkında proje geliştirmesi 19. yüzyıl dünya siyasetine yön veren bir devlet olması hasebiyle kaçınılmaz olmuştur. 
Nitekim devletler tarihine baktığımızda İngiltere’nin en önemli yönünün siyasi proje üretip bu projeyi uzun vadede sağlam temellere oturtması olduğu görülür. Bu sebeple de kendisine “güneşi batmayan ülke” denmiştir.
Orta Doğu hakkında yapılan incelemelerle anlaşılmıştır ki bu bölgenin hassas damarı “din”dir. 
İngiltere’nin kendi tarihine baktığımızda da uzun yıllar Hıristiyanlığın Katolik mezhebine karşı bir mücadele içerisinde olduğu görülmektedir. 
Nitekim Hıristiyanlığın farklı bir yorumu olan Anglikanizm'in ortaya çıktığı devlet İngiltere'dir. İngiliz kilisesinin oluşturduğu bu reformist hareketi o dönemin İngiltere kralı VIII. Henry devletin resmi dini ilan etmiştir.
Kendi tarihinde Hıristiyanlık içinde yeni bir mezhep oluşturan İngiltere, Ortadoğu araştırmalarında ortaya çıkan İslam önceliğine dair de kendi tecrübesinden yola çıkarak yeni bir İslami akım oluşturmaya girişmiştir.
Hepimizin bildiği gibi Lawrens isimli bir İngiliz casusu Ortadoğu'da İngiltere’nin çıkarlarına uyan yeni bir mezhep olan Vehhabilik'in temellerini atıp bu mezhebin yaygınlaşmasını sağlamıştır. 
Ve ilginçtir; ilerleyen zamanlarda Ortadoğu’ya baktığımızda devletlerin elit ve yönetici kısmının büyük çoğunluğunun eğitim süreçlerinin belli dönemlerinin İngiltere'de geçtiğine, ayrıca İslam konferanslarının çoğunun Londra kaynaklı olarak düzenlendiğine şahit olmaktayız. 
Tarih bize gösteriyor ki inanç sistemleri insanları yönetmede en önemli faktörlerin başında gelir. İngiliz siyasetinin de bu konuda kendi bünyelerinde yaşadıkları tecrübeyi yönetmek istedikleri milletlere uygulamada başarılı olduğu görülmektedir. 
Nitekim geçmişte en çok sömürgeye sahip olan İngiltere II. Dünya Savaşı’ndan sonra sömürgelerinden çekilse de, bugün yaklaşık elliden fazla ülkenin Birleşik Krallık Milletler Topluluğu adı altında İngiltere monarşisine bağlı olmaları, söz konusu siyasi başarısına bir örnek teşkil eder.
Günümüze bakıldığında İslam'a dair yeni bir söylem olan “ılımlı İslam” kavramının ülke modeli olarak Türkiye’nin gösterilmesi ve bu rol modelin ortaya atılışının dış kaynaklı olması da ister istemez akıllarda "yeni bir İngiliz projesi mi?" sorusunu doğurmaktadır. 
Ülkemizin yakın geçmişinde, özellikle Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet’in yeni kurulduğu yıllarda din merkezli ayrılıkçı ayaklanmaların arkasında da İngiliz İstihbaratının yattığı bilinmektedir. Ayaklanmalar olsa da devletin yönetici ve bürokrat kesiminde, Türk milletinin din algısı açısından bu tarz olayların etkisi olmamıştır.
Ancak günümüzde ortaya atılan “ılımlı İslam” kavramına bazı yönetici kesimden de destek gelmesi, ileride yaşanabilecek kargaşalar açısından önemlidir. 
Hatta İlahiyat fakültelerinde din felsefesi gibi düşünmeye dayalı bölümlerin kaldırılmak istenmesi ileride ne çeşit bir “ılımlılığın” söz konusu olabileceğine dair bizlere ipuçları da vermektedir.
Ülkemize her açıdan sahip çıkmamız gerektiği bir kere daha anlaşılıyor... 
Saygılarımla… 

Bu yazı toplam 1365 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
EMİNE MUT
02 Şubat 2014 Pazar 11:38
11:38
yorumumu silip duruyorsunuz neye yorum bekliyorsunuz
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim