• BIST 107.478
  • Altın 151,228
  • Dolar 3,6615
  • Euro 4,3022
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Işık: Bu yoruma külliyen karşı çıkarım

Işık: Bu yoruma külliyen karşı çıkarım
Sanayi Bakanı Fikri Işık, yeni teşvik ve istihdam paketinde 5. ve 6. bölge ayrıcalıklarının Batı illerine de tanınmasının ardından Doğu ve Güneydoğu'ya yatırımın azalacağı yönündeki yorumlara tepki gösterdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, NTV Ankara İstihbarat Şefi Ahmet Ergen'in sorularını yanıtladı.

 

Yeni istihdam ve teşvik paketiyle ekonomi yönetimi ya da hükümet olarak temel hedefiniz ne? Bu pakette özellikle üzerinde durulan başlıklardan biri ekonomide durgunluk ihtimaline karşı ön adım atıldı şeklinde. Buna katılır mısınız?

Bu yoruma katılmam. Ekonomide bir durgunluk ihtimali görmüyoruz. Ama büyüme oranlarımızdaki bir yavaşlama bu paketin hazırlanmasında önemli bir aktördür. Bir de Türkiye çok genç ve dinamik bir nüfusa sahip. 2014 yılında 2 milyon gencimiz çalışma hayatına katılmış. Böyle bir ülkede sizin üretimi ve yatırımı çok daha güçlü destekleme zorunluluğunuz var. Bu paket aslında bu iki temel nedenden dolayı ortaya çıktı. Bir de sanayinin gayri safi yurtiçi hasıladaki payı önemli bunu da arttırmanın yolu üretime yatırıma ve istihdama destek vermek.

 

Yine eleştirilen noktalardan biri 5. ve 6. bölge ayrıcalıklarının Batı illerine o derece yoğunlaştırıldığı eleştirileri var ki artık Doğu ve Güneydoğu'ya yatırım azalır değerlendirmeleri var. Siz bu yoruma katılır mısınız?

Bu yoruma külliyen karşı çıkarım. 1.ve 2. bölgeye vereceğimiz destek yüksek teknolojide. Yüksek teknolojiyi 5. ve 6. bölgede destekleyelim demenizin anlamı hiç desteklemeyelim demenizdir. 5. ve 6. bölgeye verilen tüm desteklerimiz devam ediyor. Ama Türkiye'de ileri teknoloji ile uğraşan girişimlerin yüzde 88'i 1. ve 2. bölgede. Nitelikli insan kaynağının yoğunlaştığı yer 1. ve 2. bölge. Aksine 1. ve 2. bölgede yüksek teknolojinin desteklenmesi dolaylı olarak 5. ve 6. bölgeye ilave destek anlamına geliyor. Buradaki etkileşim buradaki hareketlilik Türkiye'nin her tarafını etkileyecek. Bu paket hiçbir yeri olumsuz etkilemeyecek. İzmir mesela hep teşvikten şikayet eder. Şimdi ileri teknolojide Hakkari ile bir farkı yok. Ama benim Hakkari'de yeteri kadar nitelikli insan kaynağı bulma şansım yok. Kümelenmeyi oluşturmam belki 10 yıl alacak Hakkari'de. Bu kesinlikle 5. ve 6.bölgeye yönelik bir olumsuzluk oluşturmaz. Zaten şu anda çok güçlü desteklerimiz var ve devam ediyor bunlar. Bölgesel teşvikleri kaldıralım da parayı buraya aktaralım deseydik bu eleştiriler doğru olurdu ama böyle bir şey yok.

 

Yüzde 15 hedefini koydunuz yüksek teknolojinin payı olarak, son durum itibariyle Türkiye'nin gelişim fırsatı alanları neler yüksek teknolojili üretim için?

Türkiye'de diyelim savunma sanayisinde çok ciddi bir fırsat alanı var. Biz bu savunma sanayisinde ileri teknoloji ürünleri Türkiye'nin güneydoğusunda üretin deme şansımız yok gitmiyor kimse. Pek çok yüksek teknolojili ürün gamında siz hiç teşvik görmeseniz dahi insanlar 1. bölge en fazla 2. bölgede yatırım yapmak istiyor. Birincisi bu noktada nitelikli yetişmiş insan kaynağı bu bölgede yoğunlaşmış. Burada bu insan kaynağı varken siz burada isiz gezin önce Güneydoğu'yu Doğu'yu kalkındıralım gibi bir anlayışımız olamaz. İki, kümelenme burada yoğunlaşmış. O sanayiye hizmet verecek kümenin oluşması lazım bu da 1. ve 2. bölgede. Siz bugün çip üretimini 1. bölgede yapabilirsiniz. Çünkü çip üretiminde çalışacak nitelikli personeli sen burada çalışma şurada çalış diyemiyorsunuz. Hatta bazen İstanbul'da semtler arasında bile iş yeri değiştiği zaman bazı insanlar işten ayrılıyorlar. O insanlar için iş bulma imkanı çok fazla alternatif çok fazla. Önemli olan bu nitelikli insan sayısını arttırmak.

 

Endüstriyel tasarıma verilecek olan destekleri de düşünürsek önümüzdeki dönemde Türkiye'den küresel ölçekte marka olmuş ya da ilgi görecek bir bilgisayar oyunu çıkar mı? Buna benzer destekler olacak mı?

Bu daha çok Ar-ge ve inovasyonla alakalı. Burada Türkiye 2008'de Ar-ge merkezleri yasasını çıkardıktan şu anda sonra 41 faal teknoloji geliştirme merkezimiz var, 176 tane de Ar-ge merkezimiz var. Türkiye burada çok iyi bir mesafe aldı. Marka üretmenin bazı ön şartları var. Biz özellikle bu pakette tasarım ofislerini üretime yönelik çok ciddi şekilde aynı arge merkezi gibi destekleme kararı aldık. Bir şirket teknoloji düzeyini yükseltirse karlılığını arttırıyor. İki, İhracat arttıkça karlılık artıyor, Üçüncüsü, tasarım yapan şirketler tasarım yapmayanlara göre karlarını neredeyse ikiye katlıyorlar. Bu gerçekten hareketle biz tasarım merkezlerini ar-ge merkezi gibi destekleyelim. Ar-ge merkezi kurmak için minimum sayı 30, tasarım merkezi kurmak için sayı 10. Ama bunu bakanlar kurulu yarıya düşürebilir 20'ye de çıkarabilir. Türkiye'nin tekstil ürünlerinin kilogram ihracat fiyatıyla İtalyan tekstil ürünlerinin kilogram ihracat fiyatları arasında tam ilki katı fark var. Aradaki fark tamamen tasarım. Tasarımın artık girmediği bir alan yok. KOBİ'ler kendi ürünlerini katma değer saplayabilmek için starım merkezleri kurabilecek. Ama her KOBİ kuramayabilir. O zaman kurulmuş profesyonel tasarım merkezinden hizmet alırsan hizmet aldığın tutarı vergiden indireceğiz. Eğer bir kişi profesyonel tasarım merkezi kurarsa onun verdiği hizmeti de vergiden indireceğiz. Ar-ge merkezlerindeki çalışma şartlarını biraz daha esnettik. Ar-ge merkezi dışındaki yapılan çalışmaların bir kısmını da Ar-ge niteliğindeki çalışmaya dahil ettik.

 

Bir de istihdam ayağı var paketin. 120 bin geçici istihdam sağlanacak işbaşı eğitim programı çerçevesindeki düzenleme hariç. Bütün toplamına baktığımızda nasıl bir katkı sağlamasını bekliyorsunuz?

Burada istihdama bir nicelik katkısı gelecek bire de nitelik artışı gelecek. İşbaşı eğitimini biz burada asıl olarak destekliyoruz. O 120 bin kişi toplum yararına çalışmadan çevremizin daha da güzelleşmesi için ormanların bakımı için ağaç dikmek için geçici olarak çalışacaklar. Ama asıl burada önemsediğimiz alan işgücünün hem nicelik olarak hem nitelik olarak artması. Sadece istihdam teşvik vermiyoruz, yatırım teşviki veriyoruz hem de finansmana erişim teşviki veriyoruz ve Ar-ge teşviki veriyoruz. Ama istihdamda en önemli beklentimiz Türkiye'de iki problem yaşıyoruz. İşsizlik bir de işçisizlik problemi yaşıyoruz. İşsizlik problemini biliyoruz ama nitelikli eleman problemi yaşıyoruz. İşte bu paket ikisini de çözmeyi amaçlayan güzel bir paket oldu. Bir taraftan diyoruz ki bir gencimiz 6 ay bir fabrikada çalışmak isterse biz onu 6 ay süreyle net asgari ücretim çalıştığı günlere bölümü kadar ücretini biz vereceğiz. Onun 6 ay boyunca işe hazırlığını gerekli eğitimleri almasını sağlayacağız. Bugüne kadar sadece bu işler yapılıyordu ama küçük çaptaydı şimdi daha kitleselleştiriyoruz. Önce mesleği öğren diyoruz. Bu arada işverene yemek masrafı yaptı, servisini kullandırdı diyelim işveren bunları giderden düşebilecek. 6 ay boyunca hem nitelik kazandırıp hem ücretini ödedikten sonra işveren bunu bünyesine alacak. İşveren bunu bünyesine aldığı zaman artı 42 ay toplamda 48 ay eğer birde Temmuz 2015’e kadar alırsa 54 aya kadar biz sigorta primi işveren hissesini yani yüzde 15 buçuk gibi ciddi bir rakamı hükümet olarak biz ödeyeceğiz. Diğer sektörlerde bu 6 ay daha az olacak. İşçi diyecek ki ben burada 4-5 sene çok büyük bir problem olmazsa rahat rahat çalışırım. İşverende ben 4-5 sene burada bir başka eleman ihtiyacı olmadan bu insanı çalıştırırım diyecek.

 

2014 büyümesinin beklentilerin üstünde resmi hedefin altında ama yılın ilk çeyreğini de tamamladık. 2015 büyümesi için nasıl bir tablo görüyorsunuz?

2015’in ilk çeyreğinde arzu ettiğimiz rakamlara ulaşamayacağımızı düşünüyorum ben. Ama ikinci çeyrekle birlikte büyümede bir artış olacak. Asıl beklentim benim yılın ikinci yarısındaki büyüme çok daha hızlanacak. İlk çeyrekte baz etkisinden dolayı arzu etmediğimiz bir büyüme rakamıyla karşı karşıya kalabiliriz. Yüzde 4’lük büyüme hedefini rahatlıkla yakalarız diye düşünüyorum. 2014’te gıda ve tarım bizi özellikle büyüme noktasında aşağı çekti. Tarım dışı büyüme rakamımız 3.4. Hem donun hem kuraklığın yaşandığı bir yılda maalesef tarım bizi büyüme noktasında aşağı çekti. İnşallah bu yıl yağışlar çok iyi tarımdaki beklentiler yüksek dolayısıyla hem enflasyon açısından hem büyüme açısından tarım noktasında daha iyi bir yıl olacağını düşünüyoruz.

 

Geçen hafta bir elektrik kesintisi yaşadı Türkiye ve bunun tartışılan etkilerinden biri sanayi üretimine yönelik maliyet hesaplarıydı. Bir çok kesimden hesaplar geldi ama bakanlık olarak sizin bir çalışmanız oldu mu?

Böyle bir kesintinin olmasını kimse arzu etmezdi ve bundan sonra olmaması için zaten bakanımızda açıklamayı yaptı bugün. Ben de izledim bazı rakamlar ortaya atıldı ama çok abartılı rakamlardı. Bizim tahminimiz 150 milyon dolar civarında ortalama sanayinin etkilendiği şeklinde.

 

Enflasyon başlığında da yılın ilk çeyreği itibariyle rakam belli. Belki onun nedenine biraz değinip oradan da bugünkü enflasyon görünümü nasıl bir para politikasına imkan tanıyor? Nisan ayında merkez bankasından beklentiniz ne?

Enflasyon rakamlarının alt kırılımlarına baktığımız zaman gördüğümüz yine gıda fiyatları. Gıda fiyatları enflasyonun yüksek seyretmesindeki birincil etken. Burada tüketici fiyatları yüzde 7 .6 iken üretici fiyatları yüzde 3.41. burada asıl bakılması gereken çekirdek enflasyon. Çekirdek enflasyondaki düşüş devam ediyor. Geçen yıl Nisan’da don olmuştu. Onun gıda fiyatlarına bir etkisi olmuştu ve enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 9.60’a kadar çıkmıştı. Oradan yavaş yavaş aşağı doğru gidiş sürecek. Yani enflasyonun bence bu ayki gıda fiyatlarından kaynaklanan şeyi tek başına mahvolduk söylemlerine geçiş için yeterli görmüyorum ben. Üretici fiyatlarının 3.41 olduğu tüketici fiyatlarının 7.60 olduğu çekirdek enflasyonunda 7.10’a geldiği bir yerde enflasyonun düşüşünü destekleyen çok daha fazla veri var ve düşmesini beklemek çok daha mümkün. Belki burada para politikası konusunda biz dünya olarak türbülans dönemini yaşıyoruz. Amerikan ekonomisindeki gelişmeler, Amerikan merkez bankasının faiz artırımı beklentisi, gelişen piyasalardaki dalgalanma bu dönemlerde sanayicinin ilk bakacağı şey volotilitedir ve dalga boyunun düşük olmasıdır. Bu dalga boyunu düşük tutacak tedbirler önemlidir. Bizim böyle dönemlerde birinci bakacağımız şey faiz değildir. Bizim merkez bankasından bu dönemlerde beklentimiz dalga boyunu azaltacak tedbirleri devreye sokmasıdır. Faiz ne kadar düşük olursa ülkenin yatırımı için üretimi için o kadar olumlu bir iklimin ortaya çıkar. Odaklanması gereken yerin merkez bankasının mutlaka bu dövizdeki aşırı dalgalanmayı azaltacak tedbirlerdir.

 

Son dönemde bir çok alanda bir üründe yerli üretim ya da milli marka üzerinde duruyoruz ama bunlardan hangisinde sonuç alma aşamasına gelindi? Akıllı telefon üretimi konusunda milli marka çıkar mı önümüzdeki dönemde?

Özellikle ileri teknoloji katma değeri çok yüksek ürün demek. Bizim şu adına kilogram ortalama ihracat fiyatımız bütün teknoloji düzeylerinin 1.7 dolar. Ama ithal ettiğimiz yüksek teknolojili ürünlerin ithalat fiyatı 79 dolar. İnanılmaz bir cari açık veriyoruz orada. Buradaki o yüksek teknolojinin yerli üretimle karşılanması için işte teşvik paketi son derece önemli bir adım. En fazla ithalat yaptığımız kalemlerinde yerli üretimle karşılanması için gerek Tübitak olarak gerek bakanlık olarak gerek diğer kurumlarımızda önemeli destek mekanizmaları kurguladık ve çağrılara çıktık. Şu anda sadece akıllı telefonların yerli imkanlarla üretilmesi bu anlamda katma değer oluşturan birleşenlerin Türkiye'de üretilmesi ve yenilik yapılması için cep telefonları verdiğimiz rakam destek 7 milyon lirayı buldu. Şu anda yerli markalarımız var piyasada ama arzumuz bunların birleşenlerinin de mümkün olduğu kadar yerli üretilmesi. Mesela daha yüksek çözünürlükte kamera son derece tüketici tercihinde etkin trol oynuyor. Türkiye'de inşallah bir mikroçip fabrikası kuracağız. Bizim TÜBİTAK'ta yarı iletkenler teknolojisi merkezimiz var bu merkezle savunma sanayi müsteşarlığımız işbirliği içinde Türkiye'de bir mikroçip fabrikası kuracağız. Her şeyin internet ortamına kaydığı hele hele Türkiye'nin askeri projelerinin de çok büyük bit gizlilik ve titizlik içinde yürütüldüğü bir dönemde bizim mutlaka bir mikroçip üretim tesisini Türkiye'ye kazandırmamız gerekiyordu. 3 yıl içinde artık bir mikroçip fabrikasını kurmak artık amacımız. Bunun gibi birçok proje hayata geçiyor. Mesela Cuma günü TÜBİTAK'ta milli gözlem radarını hizmete aldık.

KAYNAK: ntv.com.tr

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim