• BIST 107.143
  • Altın 151,674
  • Dolar 3,6829
  • Euro 4,3246
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 19 °C

IŞIK VEREN MUM SÖNDÜRÜLMEZ

Bilal Dündar

Herkesi şaşırtan, hayrete düşüren olayları duyuyor, görüyor ve yaşıyoruz. Ülke gündemi her gün hatta saat başı değişiyor. Televizyonlarda “ son dakika “ diye geçilen haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Gündemi bu kadar çabuk değişen başka bir ülke yoktur.
Sıfır sorunlu komşularımız nerede ise hep sorun olmaya başladılar. Anladık iğneli coğrafyadayız ama bu kadar da olmaz ki.
Türkiye acımasız bir terör kıskacındadır. Bir ağacın içindeki kurt gibi bizi içten içe yemektedir. Halkın refahı için harcanması gereken paralar maalesef terör nedeni ile heba olup gidiyor.
Terör örgütünün kendi değimleri ile mensubu olduklarını söyledikleri kesimin haklarını savunma iddiaları ile ters düşen olayları yaşıyoruz.
Fabrika, işyeri, okul ve şantiyelerde ki makinelerin yıkılıp yakılması gibi sonuçlar o bölgenin halkına zarar veriyor. Devletin yaptığı yerler bir biri ardına yakılıp yıkılırsa oraya özel sektör yatırım yapmaz yapamaz. Bu nasıl anlayıştır?
Türkiye şu anda sadece içten beslenen terörle mücadele etmiyor. Dış destekli terörle de mücadele ediyor. Adını net bir şekilde dillendirecek olursak Irak, İran, Suriye, İsrail ve dostumuz dediğimiz Amerika destekli terörle mücadele ediyor.
Ahde vefa diye düşünürsek, beklersek Vefa’nın kelime anlamının sadece İstanbul’da bir semtin adı olduğu gerçeği ile karşılaşırız. Barzani ve Talabani kendilerini şemsiye altına alıp kırmızı Türk Pasaportu ile koruyan Türkiye’yi çoktan unuttular.
İran uluslararası arenada destek vermek için yırtınan Türkiye’yi hep unutmaktadır. Son zamanlarda içli dışlı nerede ise kanka olduğumuz Suriye’de zaten işimiz olmamalıdır. Zira yıllardır terör örgütüne yardım ve yataklık eden kamplarda eğitilenler baba Hafız Esat’tan kalan bir mirastır.
İsrail’in zaten Ortadoğu’da kendine yeni bir partner aradığını herkes biliyor.
Amerika’nın ( büyük ağabey ) tazıya kaç tavşana tut politikasını Mısır’da ki sağır sultan bile duyup bilmektedir.
Çıkara dayalı yapay dostlukların geçerli olduğu bir dönemdeyiz. Güneydoğu da cirit atan yüzlerce ajan ılıca ve kaplıcalara kür tedavisi için gelmediler. Buralara gelecek adına yatırım amaçlı strateji belirlemekteler.
Son dramatik örneklerden birisi Iğdır’ın Bulakbaşı köyü ilkokul öğretmenlerinden beş öğretmenin teröristlerce kaçırılışı oldu. Burada görev yapan öğretmenler karın tokluğuna çalışma pahasına gelecek adına çocukları eğiten kişilerdir. Tabiri caizse gece karanlığında yolumuzu aydınlatan bir mum gibidirler. Onları kaçırma, yıldırma, korkutma gibi eylemler yöre halkını karanlıkta yaşamaya mahkûm etmektedir. Bu çelişkiler o kadar çoktur ki nerede ise at izi it izine karışmış vaziyettedir. Nitekim köy halkı öğretmenine sahip çıkarak bir dayanışma örneği sergilemesi sonucunda teröristler öğretmenleri serbest bırakma mecburiyetinde kalıyorlar.
Hiçbir şey halka rağmen halk için yapıldığı söylenemez. Başarıya da ulaşılamaz. Çanlar ne için ve kimin için çalıyor acaba?

BİR KONUĞUN SÖYLEDİKLERİ

Uzun yıllar önce Kocaeli’nde üç yıl polislik yapan ve Akşam Ticaret Lisesi’nde öğrencimiz olan bir dost ile uzun sohbet ettik. Şimdi emekli olan bu dostumuz İzmit’i çok sevdiğini, buradan unutulmaz dostluk anıları ile ayrıldığını burasını asla unutmadığını ve unutamayacağını söyledi.
Ben kendisine İzmit’te ne gibi değişiklik gözlemlediğini sordum. O da
“ E-5 de her yağmur yağdığında göl oluşuyordu. Köseköy girişinden İzmit’in içlerine kadar akşamları o pis koku burnumuzun deliğini tıkamaktaydı. Şimdi o kokular gitmiş. E-5 karayolu çok güzelleşmiş. Üst geçitler yapılmış. İki gidiş iki geliş yan yollarla üç gidiş geliş yolu düzenlenmiştir.
Tren istasyonundan başlayıp Köseköy’e kadar yürüyüş yolları yapılmıştır. Yürüyüş yolları cezbedici bir şekilde ağaçlandırılmış ve çiçek bahçesi haline dönüştürülmüştür.
İzmit Başiskele arası piknik sahası nefes alınacak ve dinlenecek güzel bir yer olmuş. Cephanelik de İzmit’in akciğeri olup halkın dinleneceği bir yer olmuş.
Kısaca hocam diyebilirim ki İzmit çevresi ile çok iyi bir hale gelmiştir. İzmit’e sahip çıkıp emek veren herkese gerçekten çok teşekkür ediyorum “ dedi.
Bende ziyaretime geldiği için teşekkür edip kendisini uğurladım. Söylediklerinden kentimiz adına çok memnun oldum.

Bu yazı toplam 872 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim