• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : -3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -3 °C

İslam’da kardeşlik hukuku ve ahlakı-2

Mehmet Sönmezoğlu

İnsanlar arasındaki her türlü ayrımcılığı temelden yasaklayan yüce dinimiz İslam, renk, ırk, soy-sop vb. bakımından kimseninkimseye hiçbir üstünlüğünün olmadığı esasını getirmiş (ve mü’minler arasında kardeşlik tesis etmiştir. Asıl üstünlüğün Allah katında takvâda, yani O’ndan sakınmakta olduğunu (Hucurât, 49/13) ilan ederek en büyük eşitliği gerçekleştirmiş ve dengesizliği gidermiştir.
İman bağı ile birbirilerine bağlı olan mü’minlerin ilişkilerinde karşılıklı sevgi ve saygı hâkimdir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bu sevginin imanın bir tezahürü ve cennete girmenin sebebi olduğunu bildirmişlerdir: “Siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz; bir birinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız.”(Müslim, İman, 93) Görüldüğü gibi Cennete girmenin yolu imandan geçmekte, iman etmiş olmak için de birbirimizi sevmemiz ve kardeş olmamız gerekmektedir.
Bir kişinin sevdiğini sırf Allah için sevmesi büyük bir ahlakî meziyettir. Bir Müslümanın en önemli özelliklerinden biri de sevdiğini Allah için sevmesi, sevmediğine de Allah için buğz etmesidir. Allah Resûlü (s.a.s.) bu özelliği imanın kemalinin tezahürü olarak görmüş ve böyle bir inanca ulaşan kimsenin, imanın tadına ereceğini şöyle belirtmiştir: “Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi imanın zevkini tatmış olur. 1. Allah ve Resûlü kendisine başkalarından daha sevimli olmak. 2. Sevdiği kimseyi sadece Allah için sevmek. 3. İmandan sonra küfre dönmeyi ateşe atılıyormuş gibi kötü görmek.”(Buhârî, İmân, 9)
Hz. Peygamber (s.a.s.), Allah Teâlâ’nın, birbirlerini Allah için seven, Allah için buluşup Allah için ayrılan kimseleri kıyamet günü Arş’ın gölgesinde gölgelendireceğini haber vermiş (Buharî, Ezan, 36), başka bir hadis-i şeriflerinde ise şöyle buyurmuştur: “Hiç şüphesiz Allah Teâlâ Kıyamet günü: ‘Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler? Gölgemden başka gölgenin bulunmadığı bu gün onları, kendi arşımın gölgesinde gölgelendireceğim’ buyurur
Mü’minlerin, iyilikte ve takvada (Allah’tan sakınmak ve O’na kulluk yapmada) birbirleriyle yardımlaşmaları din kardeşliğinin bir gereğidir. Allahu Teâlâ, bu konuda şu uyarıyı yapmaktadır: “İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. Allah'tan korkun.”(Mâide, 5/2) Kur’an’da ayrıca, mü’minlerin birbirlerinin dostları oldukları, iyilikte ve hayırda yardımlaşmalarından dolayı Allah’ın kendilerine rahmet edeceği belirtilmektedir: “Mü’min erkekler ve mü’min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar, namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederler. İşte bunlaraAllah rahmet edecektir.”(Tevbe, 9/71)
Müslüman, din kardeşinin sevincini paylaşmalı, dert ve ızdırabına da ortak olmalıdır. Bir sıkıntısı olan, bir musibet veya zulme uğrayan Müslümana, diğer mü’min kardeşlerinin yardımcı olmaları gerekir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “Bir haksızlığa uğradıkları zaman, yardımlaşırlar.”(Şura, 42/39) buyrulmuştur.
Hz. Peygamber (s.a.s.) de; “Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et” buyurmuştur. “Mazluma yardım ederim, ama zalime nasıl yardım ederim?” diye soran kimseye de şöyle cevap vermiştir:“Onu zulümden vazgeçirirsin, bu da ona yardımdır.”
Bundan da anlaşılıyor ki, zulme ve haksızlığa uğrayan birine yardım etmek kadar, başkalarına zulüm ve haksızlık yaparak günah işleyen kimseye, onu kötülüklerden alıkoymak suretiyle yardım etmek de önemli bir kardeşlik görevidir.
İslam kardeşliğinin en önemli esaslarından biri de diğergâmlık, yani din kardeşlerinin dertleriyle dertlenmektir. Bir Müslümanda asla egoistlik ve bencillik bulunamaz. Çünkü o, din kardeşlerine karşı son derece merhametli, diğergâm ve fedakâr insandır. Kamil bir mü’min, yoksul ve muhtaç durumdaki kardeşlerinin çektiği sıkıntılara kayıtsız kalmamalı ve yeryüzündeki bütün mü’minlere karşı kendini sorumlu hissetmelidir.
(*)14-20 Nisan tarihlerinde kutlanacak olan “Kutlu Doğum Haftası”nın ülkemize ve tüminsanlığa huzur ve kardeşlik getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyor, selam ve saygılar sunuyorum.

(Haftaya devam edecek)

Bu yazı toplam 579 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim