• BIST 89.930
  • Altın 145,507
  • Dolar 3,6229
  • Euro 3,9053
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 11 °C

İşsizlik sorununu “çözüyor gibi” yapmak

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, yıllardır devlet yönetiminde yapısal bir hastalığımız var.

Sorunların temeline ineceğimize…

Sorunları kökünden çözeceğimize…

Çoğu kez etrafından dolaşıyoruz, halı altına süpürüyoruz, “çözüyor gibi” yapıyoruz, ama sorun devam ediyor, katlanarak büyüyor.

İşsizlik sorunumuz da bunlardan biri.

İşsizlik, “ülkemizin sorunları” sıralamasında, hep başköşededir.

Genelde sorunun boyutunu düşük göstermek için “farklı hesaplama yöntemini” kullanırız, “görmek istediğimiz açıdan” bakarız.

Sonra da “Bakın gördünüz mü, bizdeki işsizlik oranı, şu şu şu ülkelerden daha düşük” der, kendi kendimizi avuturuz.

Sadece AKP döneminde değil, hemen hemen her iktidar döneminde işsizliğe bakış açımız hep böyle olmuştur.

 

Açıklanan son işsizlik rakamları

Geçenlerde Kasım-2016 işsizlik rakamları açıklandı.

Yüzde 12.1…

Biraz daha ayrıntısıyla; tarım dışı işsizlik yüzde 14.3, gençler arasındaki (14-24 yaş grubu) işsizlik yüzde 22.6.

Genel işsizlik oranı, yukarıda belirttiğim gibi, yüzde 12.1.

Son 7 yılın en yüksek oranı!

Resmi kayıtlara göre, 3 milyon 715 bin işsizimiz var.

Açıklanan işsizlik oranları yüzde 7-8’lerden yüzde 12’leri buldu.

Basit anlatımla…

Ülkemiz her yıl 1 milyon kişiye iş bulmak zorunda.

Bulabiliyor mu?

Nerdeee, sadece 300 bin kişiye iş bulabiliyor.

Ve her yıl “işsizler ordusu”na 700 bin kişi ekleniyor.

İşsizlik, kartopu gibi büyüyor büyüyor…

 

İşsizlikte gerçek rakamlar ne?

Bana sorarsanız, gerçek işsizlik rakamları bunlar olsa öpüp başımıza koyalım.

Sorunun boyutu daha büyük!

Oranlar daha yüksek!

Şöyle…

Türkiye’nin nüfusu ne kadar?

80 milyon…

Bu 80 milyonun kaç milyonu “çalışma kabiliyeti”ne sahip?

Yani kaç milyonu çalışabilir yaşta ve sağlıklı?

59 milyonu…

Ülkemizin 59 milyonluk işgücü var!

Tamam da, bunların hepsi çalışıyor mu, iş güç sahibi mi?

Hayır, çalışan nüfus, işgücüne katılan nüfus, sadece 31 milyon.

Peki, çalışabilecek durumda olduğu halde çalışmayan 28 milyon ne yapıyor?

Evde oturuyor, kahvehane köşelerinde pinekliyor…

Benim değil, TÜİK’in (Türkiye İstatistik Kurumu) tespiti böyle.

Gerçekten bu 28 milyon “çalışmadan yan gelip yatmak” mı istiyordur acaba?

Sanmıyorum…

Çalışmak istiyordur, ancak iş arayanların halini de gördüklerinden, “iş bulamayız” umutsuzluğuyla gidip İŞKUR’a kayıtlarını yaptırmıyordur.

Bizde, kadın olsun erkek olsun, özellikle de kadınların işgücüne katılım oranları çok düşük.

 

Genel olarak bakarsak…

80 milyon nüfusumuzun…

*31 milyonu çalışıyor.

*28 milyonu çalışacak durumda olmasına rağmen çalışmıyor.

*21 milyon nüfus, ya çocuk çalışacak yaşta değil, ya çok yaşlı çalışma yaşını geçmiş, ya da çalışamayacak kadar hasta.

Şimdi bizde “işsizlik oranı” işte bu 31 milyon üzerinden hesaplanıyor.

31 milyon içinde işsiz olanlar…

Son açıklanan işsizlik oranımız yüzde 12.1… Hesap edin, 3 milyon 715 bin “işsiz sayısını” bulursunuz.

Bu 3 milyon 715 bini, çalışacak durumda olduğu halde işgücüne katılmayan, katılamayan 28 milyona ekleyin, Türkiye’deki gerçek işsiz sayısını bulursunuz.

31 milyon 715…

İşsizlik sorununa Batı standartlarında bakacaksak, işsiz sayısını adam gibi hesaplayacaksak, çalışabilir durumdaki bütün vatandaşlarımızı hesaba katacaksak, işsiz sayımız 3 milyon 715 bin değil, 31 milyon 715 bin!

İşsizlik oranını da varın siz hesaplayın!

Çalışabilecek 59 milyon nüfusun 31 milyon 715’i çalışmıyor, yani işsiz!

 

İşte çektiğimiz sıkıntılar bundan

Sevgili okurlarım, bir ülke düşünün ki, 80 milyon nüfusunun 31 milyonu çalışıyor.

Bundan son işsiz sayısı olan 3 milyon 715 bini de düşersek, 27 milyon 285’i çalışıyor…

Bir başka anlatımla, 27 milyon kişi çalışıyor 80 milyona bakıyor.

Bunun da 4 milyon kadarının memur olduğunu kabul edersek, üreten ve kazanan insan sayımız 22-23 milyon.

Tarımda, sanayide, ticarette…

Hepsi hepsi bu kadar!

Türkiye, bu kadar az “çalışan sayısıyla” ve “işgücüne katılım oranıyla” nereye gidebilir ki?

Bilimden uzağız…

Üretimden uzağız…

Yeteri kadar “yetişmiş insan gücümüz” yok!

Tarımdan koptuk.

Sanayide rekabet gücümüz yok.

İhracatımız, ithalata bağlı, yani yeteri kadar “katma değer” yaratamıyoruz.

Tabii bütün bunlar birbirine bağlı konular.

Devlet yönetimiyle, yönetim anlayışıyla ilgili!

Sabancı Üniversitesi Finans Kürsüsü Başkanı Prof.Dr. Özgür Demirtaş’ın şu sözleri herkesin kulağına küpe olsun!

Diyor ki Özgür Hoca…

“Özgürlük yoksa bilim olmaz, bilim yoksa üretim olmaz, üretim yoksa para olmaz, para yoksa köle olunur. Özgür olmayan ülkeler köle olur.”

Demek neymiş?

Önemli olan özgürlükmüş, bilimmiş, üretimmiş, paraymış.

İşte işsizlik sorununun çözümü de bütünüyle bunlara bağlı.

Sen bilimden uzaksan…

Sen teknoloji geliştiremiyorsan…

Sen yeterince üretim yapamıyorsan…

Sen para kazanıp sermaye oluşturamıyorsan…

Sen yatırım yapamıyorsan…

İşsizlik sorununu çözemezsin.

İşsizlik sorununun çözümü, “büyümeye” bağlıdır.       

Sen öyle yüzde 2.5, 3 veya 4’lerde değil, yüzde 7,8, 9 büyü bakalım işsizlik sorunu kalıyor mu?

 

Gerçeklerimiz böyleyken…

Sevgili okurlarım, ülkemizin gerçekleri böyle…

Bizim hoşumuza gitse de gitmese de maalesef böyle!

Gerçeklerimiz böyleyken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla bir “istihdam seferberliği” başlatıldı.

Erdoğan “Sorunu çözün” emrini verdi, emir alanlar da oturdular “kâğıt üzerinde” sorunu çözdüler.

Türkiye genelinde…

*İTO 500 bin…

*TİM 300 bin…

*MÜSİAD 250 bin…

*İstanbul İnşaatçılar Derneği 200 bin…

*Mobilya Sanayicileri Derneği 50 bin…

İstihdam yaratma sözü verdi.

Sonuçta sanayi ve ticaret odaları, sanayici ve işadamları dernekleri, valilikler, belediyeler derken oturduk ülkemizin istihdam sorununu çözüverdik.

Yerelde de inşallah bu yılın sonuna kadar işsizlik sorunumuz kalmayacak.

Vali Hasan Basri Güzeloğlu başkanlığında yapılan toplantıda verilen “işçi alma” sözleri müthiş!

*Kocaeli Sanayi Odası’ndan 20 bin…

*Gebze Ticaret Odası’ndan 15 bin…

*Kocaeli Ticaret Odası’ndan 7 bin…

*Körfez Ticaret Odası’ndan 3 bin…

Etti mi 45 bin!

Eee, OSB’lerin de sözleri var, sonuçta o toplantıda toplam 57 bin 713 işçi alma sözü verildi.

Ne güzel, şipşak Kocaeli’nin işsizlik sorunu da çözülüverdi.

Hatta fazlası bile var.

Kentimizde 55 bin işsiz bulunuyor, vaat edilen istihdam sayısı 57 bin!

“Ağanın eli tutulmaz” hesabı, bizim meslek kuruluşları bol keseden dağıttılar.

 

Bunca yılın sorununu “emir komuta” ile mi çözeceğiz?

Sevgili okurlarım, ekonomik sorunları “emir komuta” ile çözemezsiniz.

Çözülebilecek olsa, şimdiye kadar ne bizde ne de dünyada ekonomik sorun kalırdı.

Hepsi de bir emirle sona ererdi.

Bizim işsizlik sorunumuz, yukarıda aklımın erdiği kadar anlatmaya çalıştım, yapısal!

İşsizliğin sebepleri var, bu sebepleri ortadan kaldırırsan, sorun biter.

Ülkeyi yönetenler lütfen ellerini vicdanlarına koyup şu sorunun cevabını versinler:

Şimdiye kadar işsizliğin hangi sebebini ortadan kaldırdılar?

İşsizliğin sebepleri azalmıyor, aksine artıyor.

Hem de katlanarak!

Her neyse…

Ben bütün iyi niyetimle gerçeklerimizi anlatmaya çalıştım.

İşsizlik sorununu ortadan kaldırmak için tutulan yol, yol değil.

Sorunu “çözüyor gibi” yaparsınız, işsizlerin bir süreliğine gazını alırsınız, hepsi bu kadar


 

Bu yazı toplam 2150 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
vatandaş
17 Şubat 2017 Cuma 18:50
18:50
çalışanlar da karın tokluğun yârin kapının önüne konur muyum kaygısı ile çalışıyor
vatandaş
17 Şubat 2017 Cuma 18:48
18:48
işsizler bunlara hayır desin yollasınlar
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim