• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

İstanbul’da şiddet üzerine bir kongre…

Yavuz Taşkıran

Uluslararası Farklı Şiddet Boyutları ve Toplumsal Algı Kongresi’nin ikincisi İstanbul’da gerçekleşti. Zeytinburnu’ndaki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ait Polis Eğitim ve Kongre Merkezi’ndeki kongrenin açılış konuşmaları Prof. Dr. Şengül Hamlemitoğlu, Prof. Dr. Yavuz Taşkıran ve Prof. Dr. Sait Keleş tarafından yapıldı.

 

Hamlemitoğlu, şiddetin her türlüsünü kısa cümlelerle anlattı. Keleş, şiddetin önlenmesinde anne ve ailenin öneminden söz etti. Taşkıran, spor, medya ve yaşamdaki şiddetin gerçek örneklerinden bir kesit sundu. Açılış konuşmalarını özetlemek gerekirse; “Bir canlı türü var ki, hem kendisine hem de her şeye zarar verebiliyor o da insanın ta kendisidir…” diyebiliriz.

 

Kongreye, cansız bedeni kıyıya vurmuş çocuk fotoğrafı damgasını vurdu. Savaş veya neyse, onun sonucu olarak insanlar yüzyıllardır kendi ülkelerini terk ediyorlar. Eskiden bari toprak kazanmak, ganimet ele geçirmek, ülkeyi genişletmek gibi amaçlarla yapılan savaşların yerini şimdi yeni sistematik bir yapı aldı.

 

Ülkeler ya da iki ülke, başkalarının baskısı veya kendilerinin işbilmezliği nedeni ile savaş ortamlarına sürükleniyor. Olan, her zamanki gibi zavallı ve sefil halka oluyor. Zaten güç yaşam koşulları altında kıvranan bu kesim savaş başlangıcı veya gerilim ortamlarında canlarını kurtarmak için huzursuzluk yaşamalarından itibaren bitmek tükenmek bilmeyen çileye başlıyorlar.

 

Kıyılarımıza kadar gelen, adalara ulaşamayan, tren istasyonlarından atılan, yolda yürüyen, kendilerine ülke arayan bu insanlar için Avrupa Yönetimi her zaman olduğu gibi yine sınıfta kalmıştır. Almanların Yahudilere yaptıklarını unuttuk gittik. İspanya’dan gelenleri bağrımıza basmıştık. Şimdi Suriyelilerin dilenmesine göz yumuyoruz. Belki de ülkeden gitsinler diye gizlice destek veriyoruz!

 

Almanya’da bir spor kulübünün (Bayern München) mülteciler için özel kamp hazırlayacağını okudum. Sanıyorum biraz da spor içerikli bir yapı peşinde olacaklar. Bakın, yine çok önemli sosyal sorunun çözümünde spor önemli bir anahtar rolü üstlenmiş durumda.  

 

Her konuda hazır olabilmek için çeşitli yollar denemeye gerek yok. Birincisi her çocuğa izcilik yaptırmak. İzcilik, günlük hayatta çeşitli sorunlarla başa çıkabilmek için en yararlı sistemlerden biridir. Üstelik doğada yaşayabilme, beraber başarma, hayatı idame ettirebilme gibi özellikleri kazandırdığından çok daha anlamlı bir yaşam biçimidir. Bugün, yaşamında başarı hikâyeleri bulunan çoğu insanın geçmişte izcilik yaptığını göreceksiniz.

 

Şiddet, kökeni çok farklı boyutlara uzanmış bir toplumsal beladır. Bunu önleyebilmenin birinci yolu insanların ve ülkelerin üretime inanmalarıdır. Tüketici, yok edici olma yerine üretici ve verimlilik üzerine odaklanabilmek önemli bir adımdır. Aile oluşumu ve şekli toplumsal yapının güçlenmesinde belirleyicidir. Erken evlilikler, sınırsız tüketim alışkanlıkları, minimalize edilememiş yaşamların sonu hüsrandır.

 

Aklımızı iyi kullanabilmeye ihtiyacımız var!

Bu yazı toplam 1287 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
İzmitli
08 Eylül 2015 Salı 22:14
22:14
Ülkeyi bu hale kim getirdi?..
Çözüm süreci adı altında terör örgütlerinin güçlenmesi sağlandı...Sokakları yakıp yıkan,insanların malına canına kast eden terör örgütlerine fiske bile vurdurmadılar,kolluk güçlerine sakın ha dokunmayın burunları bile kanarsa sürülürsünüz vb..oysa ekmeği için,hakları için sokakta yürüyen işçi emekçiye diktatorya tarafından gelen talimatla dövüldüler,coplandılar,biber gazları canından bile olanlar oldu!..
Zaten bu iktidar İşçi,Emekli ve Esnafı sevmiyor,AKP'iktidarı baronları,holding patronlarını,hırsızları seviyor.Ülkenin tüm kurumları,fabrikaları satıldı yağmalandı peşkeş çekildi,bu işletmeler satılacağına iyileştirme yapılmalıydı.Bunların geneli AKP'li yandaşlara satıldı.Ülke yağmacıların elinde oyuncak oldu kanunları bile kendilerine göre uyarladılar.Tarım ve hayvancılık bile bitme noktasında!..
AKP'li belediyelerde israf,saltanat yandaşlara koltuklara yüksek maaşlar,makam ve kiralık araçları,devlete ait lüks telefonlar...boşa harcanan kaynaklar ve reklam giderleri...Gelelim haberin konusu teröre;Terör örgütleri hiç bir zaman AKP'iktidarında olduğu gibi güçlenmemişti terör örgütlerinin her türlü gayrimeşru işlerine göz yumdular güçlenmelerini sağladılar!..Ülkede sınır kavramı kaldırıldı sınırlar delik deşik oldu elini kolunu sallayan sınırdan gelip geçti kimse ne sin kimsin demedi!..
Ülkemize yabancı ajan ve teröristler doldu taştı!Sınırlar dağlık bölgelerden ileri saflara düzlük bölgelere ilerletilmeliydi dağlık bölgede sınırmı olur?..ve şimdi yapılan duvar daha önceleri yapılmalı önlerine tel örgü çekilmeliydi.Asker neden teknik donanıma sahip değil;Amerikan askerlerinin giydiği kıyafetlere bakıyoruz son sistem kaliteli,bizim asker sanki fakir ülke askeri can yeleği yok,ayakkabı kalitesi,başında çelik miğfer yok,gece görüş gözlüğü,mayına dayanıklı ulaşım aracı,
yolda seyir ederken havadan refakat yok;insansız hava aracı ve savunma helikopterleri nerede?..Ülke fakir olsa neyse;trilyonluk zıhlı lüks makam araçları olmasa neyse!..ülkeyi yönetenlerin ultra lüks yaşantıları servetleri olmasa neyse!vergi adaletsizliği olmasa neyse!vergi vermekten inleyen işçi emekçi,esnaf olmasa neyse!....Sen askere gereken teknik olanakları sağlama ondan sonra alın yazısı de...Maden ocaklarında olduğu gibi (bu işin fıtratında var ya...)
zaten AKP've benzer partilere oy verenlere;işçi emekçi,esnaf,emeklilere akıl mantık el vermiyor..İşçiliği emeği ayaklar altına alan bu iktidar değilmi?Esnafı büyük zincirler karşısında korumayan vergiden ezilmesini sağlayan yok olmasına sebep olan bu iktidar değilmi,Emekliyi yoksulluğa mahkün eden bu iktidar değilmi?Ülkde insanları ayrıştıran kutuplaştıran bu iktidar değilmi?İnsanların doğduğu yerde ekmek yemelerini önleyen oralara yatırım yapmayıp göç etmelerine neden olan bu iktidar değilmi?
Göçler sonucu insanların sosya-ekonomik sorunlar sonucu eriyip gitmelerine ailelerin dağılmasına neden olan bu ikdidar değilmi?TV'dizilerinden ve insanların fakirleştirilmesinden Türk toplum ve aile yaşantısına darbe vuran bu iktidar değilmi?Hırsızlığı muteber kılan topluma kanıksattıran bu iktidar değilmi?Dürüstlerin dışlanmasına dürüst insanların yönetici yapılmadığı iktidar bu iktidar değilmi?.....AKP'kirli bir iktidardır...Söylem ve uygulamalar tamamen zıttır yani hep yalan,yalan,yalan...
Ülkemiz uçuruma doğru gitmekte;henüz yol yakınken iş işten geçmeden..sonra ah,vah para etmez;CHP'ye şans vermeliyiz sosyal demokratlar denenmeli onlara güvenmeliyiz.AKP'hep yalan konuşmakta CHP'koalisyon teklifi götürmemiş 2,5'aylık geçici seçim hükümeti teklif etmişler..AKP'devleti ve devlet kurumlarını babasının malı gibi yönetmekte ve istemektedir,AKP'vatanı bile üç,beş eşkiyaya teslim etmedimi?..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim