• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 28 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 28 °C

İşte AKP Milletvekili Cemil Yaman’la ilgili “aklanan” o yazım!

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bazı insanlar “gündemde olmayı” pek severler.

Gündemde olabilmek ve gündemde kalabilmek için kaşınırlar adeta.

Herhalde, “Reklamın iyisi kötüsü olmaz” diye düşünüyorlardır.

Bu tarife uyan kişilerden biri de AKP’nin çiçeği burnunda milletvekili Cemal Yaman.

“İslam’ın şartı beş değil, yedidir” diyerek, sadece Kocaeli’nin değil, Türkiye’nin gündemine oturdu.

İslam’ın; yüzyıllardır bilinen “kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek, hacca gitmek” şartlarına, “haddini bilmek, haddini bilmeyene haddini bildirmek” şartlarını da ekleyiverdi.

Demek, çevresinde “haddini bilmeyenler” veya “haddini bilmeyenlere haddini bildirmeyenler” var ki, onları kendi kafasına göre “İslam’ın şartları” çerçevesinde terbiye etmek istiyor.

Özetle, AKP Milletvekili Cemal Yaman kendini “İslam’ın şartlarını değiştirecek kadar” yetkin görüyor.

 

Cemil Yaman daha önce de kentimizin gündemindeydi

Cemil Yaman, 2009-2014 yılları arasında Dilovası Belediye Başkanlığı yapmıştı.

Yine kendisi gibi AKP’li olan meclis üyeleri tarafından İçişleri Bakanlığı’na şikâyet edilmiş, defalarca soruşturma geçirmişti.

O zamanlar da hep gündemdeydi.

2014’te yeniden belediye başkanlığına adaylığını koydu, ancak dosyası kabarık olduğundan başkanlığa aday gösterilmedi, yine gündemde oldu.

Ve 1 Kasım seçimleri öncesi…

Cemil Yaman yine en çok konuşulan isimdi.

Milletvekili listesine alınacak mı, alınmayacak mı?

Öyle ya, partisi, dosyası kabarık olduğundan belediye başkanlığına aday göstermemişti, şimdi acaba milletvekilliğine aday gösterecek miydi?

Günlerce konuşuldu.

Ben de o günlerde bir yazı yazmıştım.

“AKP milletvekili adayı Cemil Yaman’ın dosyası çok kabarık” diye…

Teftiş raporlarıyla…

Resmi yazışmalarla…

Bütün belgeleriyle…

 

Önce o yazıyı bir kez daha okuyalım

27 Ekim 2015 tarihli yazım şöyleydi:

“Sevgili okurlarım, bugün sizlere AKP’nin bir milletvekili adayını yakından tanıtmak istiyorum.

Adı, Cemil Yaman…

AKP’nin 7’inci sıra milletvekili adayı.

Hani, 1 Kasım seçimleri için 7 Haziran seçimleri aday listesinde bir değişiklik yapmışlar, Milletvekili Cemalettin Kaflı’yı listeden çıkarmışlar, Sami Çakır’ı 7’inci sıradan 6’ıncı sıraya terfi ettirmişler, boşalan 7’inci sıraya ise sadece “Kürt kökenli” olduğundan bir ismi aday göstermişlerdi ya, işte o isim!

Cemil Yaman, 2009-2014 yılları arasında Dilovası Belediye Başkanı idi.

AKP’den…

Geçen yıl tekrar adaylık için başvurdu, bir dönem daha başkanlık yapmak istiyordu.

Partisi, aday göstermedi.

Nedeni, dosyası çok kabarıktı.

Hakkında çok ciddi iddialar vardı.

Bu iddialar yazıya dökülmüş, müfettişler tarafından soruşturulmuş, parasal kısmı kendisinden tazmin edilmiş, yargıya suç duyurusunda bulunulmuştu.

Böyle birisi belediye başkanlığına tekrar nasıl aday gösterilirdi?

Göstermediler de zaten.

AKP’nin garip bir uygulaması var.

Aralarındaki “çürük dişler” i katiyen dışarıda bırakmıyorlar.

“Sen madem bu haltları işledin, git ne halin varsa gör” demiyorlar…

Koruyup kolluyorlar.

Ya danışman yapıyorlar, ya kendilerine kafe ve lokanta gibi ticari işletmeler veriyorlar.

Cemil Yaman, sanırım danışman olmak istemiş ve İzmit Belediyesi’nde görevlendirilmiş.

***

Belediye başkanlığı olmadı, seni milletvekili yapalım…

Sonraki gelişmeleri biliyorsunuz…

Cemil Yaman “danışmanlık” hizmetini başarıyla (!) sürdürürken, aybaşından aybaşına İzmit Belediyesi’nden maaşını alırken, şansı birdenbire dönüverdi.

Milletvekili genel seçimleri yenilenecekti, AKP’ye acilen “Kürt kökenli” bir aday gerekliydi, bu neden Cemil Yaman olmasındı.

Oldu da…

Cemil Yaman’ın “Kürt kökenli” özelliği, “ahlaki” özelliğinin önüne geçiverdi.

AKP’nin üst düzey karar vericileri, Cemil Yaman’ın dosyasında yazılanları unuttular, “ahlaki değerleri” bir tarafa bıraktılar…

Onlar için önemli olan, kimin, nasıl birisinin milletvekili seçileceği değil, önemli olan Kocaeli’den “yeniden 7 milletvekili” çıkarmaktı.

“Kürt kökenli” bir ismi listeye koyacaklardı, bu isim de Cemil Yaman’dı.

Cemil Yaman’dan, özellikle Kocaeli’de yaşayan Kürt kökenli vatandaşların oylarını silip süpürmesi istendi.

Böylece, kaybettikleri 7’inci milletvekilliğini geri almaya garanti gözüyle bakıyorlardı.

***

Cemil Yaman’ın dosyasında neler var?

Sevgili okurlarım, biliyorsunuz “belgesiz” kalemimi oynatmam.

Belgeleri önüme koyarım, incelerim, ikna olurum ve yazarım.

Şimdi Cemil Yaman’la ilgili elimde pek çok belge var.

Hani, “32 kısım tekmili birden” diye bir deyim var ya, aynen öyle!

İçinde yok, yok!

*Moloz taşıma yolsuzluğu…

*Temizlik ihalesine şaibe karıştırılması…

*Fazla mesai yapıyorlar gibi gösterilip tahakkuk ettirilen uçuk paralar…

*Arsa satış ve takas işlemlerindeki yasal olmayan uygulamalar…

*Denetim komisyonu raporlarının değiştirilmesi…

Hepsi de belgeli!

Bunların hepsini yazmaya kalksam, günler alır.

Eee, şunun şurasında seçimlere 5 gün kaldı.

Bugün ve yarın bir-iki belgeyi sizlerle paylaşsam herhalde yeter.

***

Devlet, Cemil Yaman’a yazı yazdı, “888 bin 289 lirayı hemen geri öde!”

Diyeceksiniz ki, “Bu 888 bin 289 lira da neyin nesi?”

Eksik yazmışıyım, 60 kuruşu da var.

Devlet, kuruşunu dahi bırakmaz, kul hakkı yiyenlerden kuruşuna kadar parayı geri alır.

Cemil Yaman, “kul hakkı” mı yemiş?

Vallahi yemiş ki, devlet, bu parayı geri istemiş ve almış.

Durup dururken neden geri istesin, neden alsın ki!

Elimde bir “resmi belge” var.

Kocaeli Valiliği’nin Dilovası Kaymakamlığı’na yazdığı bir yazı…

9 Ocak 2013 tarihli…

Vali Yardımcısı Abdullah Etil imzalı…

Yazıda aynen şu ifadeler yer alıyor:

“İlçeniz Dilovası Belediye Başkanlığı’nın teftişi sonucunda Mülkiye Başmüfettişi Hasan Şıldak tarafından düzenlenen 16.09.2011 tarih 177/32 sayılı tazmin raporunda belirtilen 888.289,60 TL. kamu zararı için İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nün 29.12.2011 tarih ve 32290 sayılı yazısı ile ekinde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın 28.12.2011 tarih ve 6260 sayılı yazısı ve eki ile gönderilmiştir.

Söz konusu yazı doğrultusunda tazmin raporunda belirtilen 888.289,60 TL. kamu zararının Dilovası Belediye Başkanı Cemil Yaman’dan tahsil edilerek makbuz fotokopisinin İçişleri Bakanlığı’na sunulmak üzere valiliğimize gönderilmesini rica ederim.”

***

Cemil Yaman’ı İçişleri Bakanlığı’na kimler şikâyet etti?

Birileri Cemil Yaman’ı İçişleri Bakanlığı’na şikâyet ediyor, bakanlıktan müfettişler geliyor, inceliyor, rapor düzenliyor ve sonunda Başkan Yaman’a kamu zararı nedeniyle 888 bin 289 lira 60 kuruş “zimmet” çıkarılıyor.

İyi de Cemil Yaman’ı İçişleri Bakanlığı’na şikâyet edenler kimler?

Şikâyet edenler hangi partiden?

Şikâyet konuları ne?

Bunları da sizlerle yarın paylaşacağım.

***

AKP’de çifte standart

Bu olay, AKP’de aday belirlemede “çifte standart” uygulandığını ortaya koyuyor.

Öyle ya…

Kul hakkı yiyen eski İl Başkanı Mahmut Civelek, salt kul hakkı yediği için milletvekili aday listesine alınmadı…

Kul hakkı yiyen diğer isim, Dilovası eski Belediye Başkanı Cemil Yaman ise bugün milletvekili adayı!

Bu da, AKP’de kul hakkı yemenin çok fazla önem taşımadığını ortaya koyuyor.

Bakalım bu çifte standart AKP’yi nereye kadar götürecek?”

 

Milletvekili seçildi, ilk işi benimle ilgili suç duyurusunda bulunmak oldu

Gelişmeleri biliyorsunuz…

Muhterem halkımız, Cemil Yaman’ı “bütün vukuatlarına rağmen” milletvekili seçti ve Ankara’ya gönderdi.

Cemil Bey, milletvekili seçilip “dokunulmazlık” zırhına büründü ya, artık “başkalarına dokunabilir”di.

Ne de olsa “koskoca milletvekili” olmuştu.

Hem de iktidar partisinin milletvekili…

Bundan böyle; karada, havada, denizde kendisi için ölüm yoktu.

Avukatına talimat verdi, “Tanzer Ünal’ı savcılığa şikâyet edin, cezasını çeksin!”

Çok geçmeden savcılıktan ifadem için müzekkere geldi.

Suçlamalara baktım, yok yok!

*Cemil Yaman hakkında asılsız iddialarda bulunmuşum…

*İddiaya esas hususlar gerçek dışıymış…

*Bu iddialarla Cemil Yaman’ın itibarını, onurunu, şerefini ve haysiyetini zedelemişim, kendisini toplum içinde küçük düşürmüşüm…

Klasik suçlamalar…

 

Savcılık soruşturmayı tamamladı ve kararını verdi…

Savcılığa, yazdıklarımla ilgili belgeleri sundum.

Tek tek…

Ne yazdıysam, hepsinin belgesini…

2 Arlık 2015 tarihinde savcılık kararını verdi.

Uzun bir karar, sadece sonuç bölümünü vereyim:

“Bu itibarla müşteki vekilinin başvurusu üzerine girişilen tahkikat sonucunda, toplanan bilgi ve belgelerden, şikâyete konu yazının haber verme ve eleştirme hakkı kapsamında kaldığı, herhangi bir şekilde müştekiye hakaret edilmediği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, isnat olunan suçtan şüpheli hakkında kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA…”

 

Savcılığın kararına itiraz ettiler

Savcılığın kararı, benim yazdıklarımın doğruluğunun tescil edilmesiydi.

Sanırım, “saygıdeğer milletvekili” ve avukatı böyle bir karar beklemiyorlardı.

Öyle ya…

Cemil Yaman artık milletvekili seçilmişti.

Milletvekili demek, “itibar” demekti…

“Onur, şeref, haysiyet” demekti…

Benim yazdığım yazı, bir milletvekilinde bulunması gereken bu özelliklerle uyuşmuyordu.

Hemen Kocaeli Sulh Ceza Hâkimliği’ne itiraz edilmeli, savcılığın kararının iptali istenmeliydi.

Öyle de yaptılar…

Kocaeli 1.Sulh Ceza Hâkimliği, 4 Şubat 2016 tarihinde, yapılan itirazı karara bağladı.

Dört sayfalık bir karar.

Basın hürriyetinin ne olduğunu çok iyi anlatan ders niteliğinde…

Sonuç bölümü şöyle:

“Gerekçesi açıklandığı üzere; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/22526 sayılı soruşturma dosyasında sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret suçundan şüpheli Mustafa Tanzer Ünal hakkında 2.12.2015 tarih ve 2015/13375 sayılı KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA dair karara ilişkin yapılan itirazın, kamu davası açılması için gerekli koşullar oluşmadığından CMK’nun 173/3.maddesi gereğince REDDİNE…”

 

Sonuçta ne oldu?

Sevgili okurlarım, sonuçta şu oldu:

Yazım, yargı önünde aklanmış…

Cemil Yaman’la ilgili iddialarımın doğruluğu tescillenmiş oldu.

 

Gelelim, İslam’ın şartlarına yeni maddeler eklenmesi konusuna…

Yazımı sonlandırırken aklıma geldi…

Cemil Yaman, haddi olmayarak, haddini aşarak “İslam’ın 5 şartına 2 şart daha eklediğini” ilan etti ya…

Neydi o yeni şartlar?

*Haddini bilmek.

*Haddini bilmeyene, haddini bildirmek.

Bu yazıyı; haddini bilmeyerek “İslam’ın 5 şartını değiştirmeye” ve yine haddini bilmeyerek “eski vukuatlarını” örtbas etmeye çalışan AKP Milletvekili Cemil Yaman’a “haddini bildirme” olarak kabul edin!

Bu yazı toplam 2797 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim