• BIST 106.991
  • Altın 151,930
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 9 °C

İşte sol ayağımın mucidi…

Hakan Yağcıoğlu

Az çok bizim de bir ‘sol ayak’ şöhretimiz var…

Beni yakından tanıyan sevenlerin ya da sol ayağımın tadına bakan kaleci arkadaşlarım (mesela İshak Zengin), görür görmez “İşte müthiş sol ayak” diye tanıtır…

Öyle bir şan-şöhret yapmışım…

Size bu noktadan hareketle Nezih Gündem hocamı anlatmak isterdim…

İnanın bu yazı, bize emanet verilen bu köşelerden çıkacak bir ‘ego’ yazısı değil, futbola başlayan bir çocuğun neler hissedeceğiyle ilgili size belki bir fayda sağlar diye yazıyorum…

İnşallah ana babalara, çocuklara kılavuz olur…

***

hak-001.jpg

Seka…

1974 yılı…

Türkiye’de o zaman ‘minik futbol takımı’ diye bir kavram yok…

Beşiktaş, Zonuldak, Ereğli ve Kocaelispor’da var…

Ben de Kocaelispor’da ilk kez futbola başlıyorum…

Artık mahalle arasında oynamak yok…

Yasak…

Salı günü…

Saat 10.00’da…

Eski Stat’ta (Şimdiki Mehmet Ali kağıtçı Stadı)’nda hazır bulunuyorum…

Geceden gözüme uyku girmemiş…

Rezil olmak var…

Koskoca Kocaelispor…

Kolay mı?..

Sahaya geldim…

Heyecandan elim ayağım titriyor…

İlk kez bir takımda futbol oynayacağım…

***

Hocamız Nezih Gündem…

Benim başladığım gün Sebahattin ağabey (Harman) denizde boğulmuş…

Onun yası tutuluyor…

Böylesi bir ortamda yeni başlıyorum…

Başlayan tek kişiyim…

Önce sahada koşuyoruz…

Nefes nefese kalıyordum…

‘Eyvah ya gücüm tükenirse’…

Babama rezil olmak var…

Zaten utangacım…

Sonra sahayı boydan boya koşmaya başlıyoruz…

‘Hah şimdi biteceğim’ diyorum…

Babama yine rezil olmak var…

Oğluyla utanan bir babanın evladı olmak nasıl bir sorumluluktur ki hala yazarken bile etkileniyorum…

Hani kız çocuğu olsanız belki farklı bir duygu…

Ama burası Türkiye ve erkek evlat olma sorumluluğu var bu ülkede…

***

Sonra top çalışmasına geçiyoruz…

Ben zaten koşu idmanından nefes nefese kalmışım..

Hayatımda ilk kez ciddi bir koşu idmanı yapıyorum…

Kolay değil…

Sonra şut çalışmasında ikinci hafakanlar basıyor…

Nezih Gündem hocam, topu kale çizgisini koyuyor…

Herkes tek tek vuracak ve ceza sahasını havadan geçirecek…

Yani top yere hiç değmeyecek…

Ben sırık gibiyim ama cılızım…

(40 kilo falan)…

Heyecandan da olsa gerek…

Bir iki kez vuruyorum, herkes beni izliyor ve top ceza alanı içine düşüyor…

Düşünün takımın en uzunlarından birisiniz…

Ama vurduğunuz top ceza alanını aşamıyor…

Utangaçsanız yandınız…

Hani biraz tabir-i caizse yırtıksanız, sorun yok…

O gün öyle yaptım böyle yaptık ve o topu ceza alanı üzerinden aşırmayı başardım…

Ama işin akşam evdeki eleştiri yönü var…

Çocuğunu çok eleştiren babaların handikabına ben de uğradım…

Babam sofrada “Bir topu ceza alanı üstünden geçiremiyor bu futbolcu olmaz” dedi…

“Gücü yok”…

Ee memur çocuğusunuz…

Yediğiniz köfte haftada veya ayda 4-5 köfte…

Eti zaten unutmuşsunuz…

Nasıl besleneceğiz ki…

Sonra mı?...

Kısa keseyim…

80’li yıllarda futbolda doruk yaptım…

74-80 arasında orta sahadan goller attım…

Kornerden goller attım…

Şu anda bile normal gol atamam…

Orta sahayı gördüm mü çakarım…

Sol ayağım müthiştir…

Beni izleyenlere sorun yeter…

***

Sonuç olarak…

Çocuğunuzu elinden tutup da ilk kez bir futbol takımı, ya da herhangi bir spor branşına başlatacaksanız…

Bu yazdıklarımın hiç olmazsa bir kısmını hatırlayın isterim…

Bir çocuk anne babasının elinde spora başlarken neler hisseder…

Ya da çocuğunuzu yeteri kadar tanıyor musunuz?..

Kendi çocukluğunuzu da hatırlayarak ona destek olun…

Bugün ben gerçekten Süper Lig’de oynayabilen bir futbolcu eskisi olabilirdim..

Bunu hocalarım söylüyor zaten…

Nitekim gazeteciliğe başlarken Güvenç Kurtar hocam, beni Darıca’ya transfer etmek istedi…

Kabul etmedim…

Gazeteci oldum…

***

Keşke hem iyi bir gazeteci, hem de iyi bir golcü olabilseydim…

Ama keşkeler takılı kalmak tabii ki mantıklı değil…

Çocuğunuz ne olmak istiyorsa onu olsun…

Ama unutmayın ki, mutlaka ve mutlaka küçük yaşta jimnastik yapsın ya da yüzsün…

Umarım bu size biraz olsun kılavuzluk yapar…

Bu yazı toplam 822 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim