• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 7 °C

İsveç’in derdi ıstakozlar, ya bizim derdimiz…

M.Tanzer Ünal

Perşembe akşam evdeyim…
Türkiye-İsveç milli maçı var.
Ülke olarak pek “mili maç” havasında değiliz, her taraf kan gölü, ama çaresi yok bu maç oynanacak.
Antalya’da gereken güvenlik önlemleri alınmış.
Kuş uçurtulmuyor…
Buna rağmen herkes tedirgin.
Ya olay olursa?
Statta her seyircinin elinde bayrağımız.
Muhteşem bir görüntü!
Milli duygularımız had safhada.
Bu maçı almalıyız.
İhtiyacımız var, bir galibiyete, bir başarıya, bir sevince…
Hep olumsuzluklar hep olumsuzluklar, millet bunaldı.
Patlamalar…
Bitmek bilmeyen terör olayları…
Her gün gelen şehit haberleri…
Gün geçtikçe büyüyen ekonomik sıkıntı…
Artan işsizlik…
İnsana daral getiriyor.
İnsanın psikolojisini bozuyor.
Bu nedenle galip gelmeliyiz…
Özel maç da olsa bir sevinç yaşamalıyız.
Biliyorum, buruk sevinç olacak, ama sevinç işte, küçücük de olsa bir kıpırtı.
Neyse ki, maçı 2-1 kazandık.


Maçı izlerken, “İsveç’in acaba derdi var mıdır” diye merak ettim

Akıl defterime, “İsveç’in güncel dertleri nelerdir, halkın gündeminde hangi konular var, bakılacak” diye not aldım.

Öyle ya, her ülkenin dünyası ayrı!
İsveç’te insanlar bir araya gelince ne konuşuyorlar?
Gazeteler ne yazıyor?
Televizyonlarda neler anlatıyor?
Siyasetçiler nelerle uğraşıyor?
İsveç’in, bizim anladığımız anlamda sorunu olmadığını biliyorum.
Ama yine de, “sorunsuz ülkelerin sorunları neler olabilir” diye de merak ediyorum.
Mutlaka vardır…
İnsanlar kendilerine sorun yaratmasalar, duramazlar.
Ne konuşacaklar?
Neyin kavgasını yapacaklar?
Neye gülecekler?
Neye üzülecekler?
Öyle ya, yaşam sorunsuz olur mu?


İşte İsveç’in iki önemli sorunu!

SORUN BİR…
İsveç’te son günlerde “yara bandı” sorunu yaşanıyormuş.
Bildiğiniz, yara bandı…
Hani küçük bir çizik veya minik bir kanamadan sonra hemen yapıştırdığımız yara bandı var ya, bu yara bandı ile ilgili sorun.
Diyeceksiniz ki, “Yara bandı sorunu da olur mu?”
Oluyormuş…
Şöyle anlatayım.
Yara bandı, biliyorsunuz “ten” rengindedir.
Veya ten rengine yakın bir renkte…
Yapıştırılınca, pek fark edilmez, sırıtmaz.
İsveçliler genelde beyaz tenli, mavi gölü ve sarışın olduklarından, yara bandı bir süre önceye kadar hiç sorun olmamış.
Bir süre önce, “yara bandının ten renginde olması” ülkede yaşayan “kara derililer”i rahatsız etmeye başlamış.
Hem de müthiş şekilde.
İsyan bayrağını açacak kadar.
Bildiriler yayınlamışlar, yönetimi “ırkçılıkla” suçlayan bildiriler…
“İsveç’te yara bantlarını hep ten renginde üretiyorsunuz, bizim tenimiz kara, yara bantları bizim tenimizde sırıtıyor, bu nedenle siz ırkçılık yapıyorsunuz…”
Ortalık karışmış.
Sağlık bakanlığı ve eczacılar birliği devreye girmiş, televizyonlarda oturumlar düzenlenmiş, gazetelerde köşe yazarları konuyu yazmış çizmiş, sonunda ülkede yaşayan kara derililerin “yara bandı sorunu” çözülmüş.
Yara bandının, bundan sonra “her vatandaşın tenine uygun olacak şekilde” üretilmesine karar verilmiş.
Böylece, İsveç Hükümeti’nin, “yara bandı rengi üzerinden ırkçılık yapmasının” önüne geçilmiş.
Daha bitmedi…
Bildiğimiz, hani 10 tanesi 1 liradan satılan yara bandı, az kalsın İsveç ile komşusu Danimarka arasında da “siyasi krize” neden oluyormuş.
Danimarka Dışişleri Bakanı; hiç işi gücü yokmuş gibi, İsveç’te yara bandı tartışmaları yaşanırken, sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşmış.
Yara bandı tartışmalarını kastederek, “İşte bu nedenle İsveç’te yaşamadığım için çok mutluyum” diye yazmış.
Bu mesaj üzerine İsveçliler küplere binmiş.
Danimarka Dışişleri Bakanı’nı, böyle ciddi bir konuda “İsveç’in iç işlerine karışmakla” suçlamışlar.
İş büyüyünce İsveç Dışişleri Bakanı devreye girmiş, “Danimarkalı bakan arkadaşım görevinde daha yeni, bu davranışını acemiliğine vermek gerekir” diye açıklama yapmış.
Evet, İsveç’in önemli bir sorunu, yara bandı sorunu, şimdilik çözülmüş görünüyor.


İsveç’in bir de “istakoz sorunu” var
“Nasıl yani?” diyeceksiniz.
Şöyle…
İsveç, bütün deniz ürünleri gibi istakozlarıyla da ünlü bir ülke.
Bir süre önce İsveç sahillerinde acayip şeyler olmaya başlamış.
Balıkçılar bakmışlar, ağlarında İsveç istakozlarının yanı sıra Amerikan istakozları da var.
O ana kadar hiç karşılaşmadıkları bir durum.
Öyle tek tük de değil, baya fazla!
Sayıları da her geçen gün artıyor.
Hemen resmi makamlara haber vermişler…
“Denizlerimizde Amerikan istakozları görünmeye başladı… Bizim istakozların kalitesi tehlikede… Gerekli önlemin alınması gerekir.”
İlgili bakanlık heyet oluşturmuş, uzmanlar incelemelerini tamamlamış ve raporunu düzenlemiş…
“Durum ciddi, eğer denizlerimiz Amerikan istakozlarından arındırılmazsa bizim istakozların kalitesi bozulacak…”
Bu olay günlerce televizyonlarda tartışılmış, dergi ve gazetelerde makaleler yayınlanmış.
“İyi ya Amerikan istakozları taaa uzaklardan bizim denizlere geldiyse geldi, tutar yeriz” dememişler…
Sonunda “istakoz sorunu” bakanlar kurulunun gündemine alınmış ve tartışılmış.
Bakmışlar ki, bu tür sorunların çözümü Avrupa Birliği’nin yetki alanına giriyor, Avrupa Birliği’ne resmen yazı yazmışlar…
“Denizlerimizi Amerika’dan göç eden istakozlar işgal etti, bizi bu işgalden kurtarın!”
Şimdi Amerikan istakozlarının İsveç sahillerini işgal etmesi resmen Avrupa Birliği’nin gündeminde.


İsveç’in bu önemli sorunlarını size neden anlattım?

Sevgili okurlarım, gördüğünüz gibi, derdi tasası olmayan İsveç gibi ülkeler, kendilerine “yara bandı” ve “istakoz” gibi bizim gülüp geçeceğimiz sorunlar yaratıyorlar.
Bizler ise bu coğrafyada her gün çok ciddi sorunlarla karşı karşıyayız.
Canımızın derdindeyiz…
Malımızın derdindeyiz…
İşimizin, aşımızın derdindeyiz…
Devletimizin ve bayrağımızın derdindeyiz…        
Dünya işte böyle!
İyi pazarlar diliyorum…
      

 

 

Bu yazı toplam 1528 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim