• BIST 90.118
  • Altın 146,473
  • Dolar 3,6280
  • Euro 3,9373
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 14 °C
  • Sakarya : 14 °C

İZEYAP Rüyası ve KENT KÜLTÜRÜ

Mustafa Küpçü

1968 yılından bu yana, bir iki istisna dışında, bu kentte görev yapan Valileri yakından tanıma olanağım oldu. Bu kente “gerçek bir Devlet Adamı” olarak hizmet eden, güce eğilip bükülmeyen, “kalıcı eser bırakan” iki Vali tanıdım. Biri Hüseyin Öğütçen, diğeri Kemal Nehrozoğlu.

Öğütçen, Kaymakalık döneminden itibaren, görev yaptığı her yerde O’nu “ölümsüz” kılacak eserler bırakmış. Gönen, sıradan ve yoksul bir kasaba iken, “Gönen Kaplıcalarını” gelişmiş bir turizm merkezi haline getirmiş. Antalya’da “Saklıkent” mucizesini o keşfedip ihya etmiş. İzmir’de “Balçova Termal Tesisleri” onun eseri. Ve, bir yıl bir ay kadar kısa süren Kocaeli Valiliği sırasında, o zamanki adıyla “Keltepe” yi görüp; “Burası mükemmel bir Kış Turizm Merkezi olur. Adı da KARTEPE olmalı” diyen, bürokrasiyi hızlandırarak ve o zaman ülkenin en büyük firmasını işin içine sokarak “KARTEPE TESİSLERİNİ” başlatan kişidir.

Nehrozoğlu’nun bu kente 2 büyük armağanı vardır. Biri; Kocaeli Dokümantasyon Merkezi, diğeri İZEYAP-İzmit Evleri ve Tarihi Koruma Projesi.

Nehrozoğlu’nun Valilik süresi de uzun sürmemiştir. O, er geç bir gün bu görevden uzaklaşacağını bilerek, her iki projeyi de bu kentin insanlarına bırakmıştır. Ne yazık ki, kendisinden sonra gelen Valiler ve bu kentte “Belediye Başkanlığı” yapanlar ve halen yapmakta olanlar  her iki projeye de “duyarsız” kalmışlardır! Bu kentin, Anadolu kentleri gibi bu kentle adı-sanı özdeşleşecek, kente sahip çıkma bilinç ve kültüründe işadamları da pek yoktur!

Nehrozoğlu zamanında “Kapanca Sokakta” birkaç tarihi İzmit Evi aslına uygun restore edilmiş, o gidince uzun süre daha ileri bir adım atılmamıştır! Nihayet, adını anmak istemediğim biri “Pembe Köşk” restorasyonunu yapmış, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de “Sırrı Paşa Konağı” restorasyonunu gerçekleştirmiştir.

Bir “İzmit aşığı” ve “Gerçek bir İzmitli” olarak Yavuz ULUGÜN, tarihi bir İzmit Evi’ni satın alarak yeniden ihya etmiştir.

Oysa kentler, tarihi geçmişlerine saygı duyarak, eski yapılarını ve kent dokularını koruyarak “Kentsel Kimliklerini” ve “Kent Kültürlerini” ortaya koyuyorlar.

Viyana’da “GRİNZİNG” diye bir semt var; 16-17. Yüzyıldan kalma “Şarap Evleri” birer müze haline gelmiş, o semt bütünüyle aslına uygun restore edilmiş ve eski yapılarıyla turistik lokantalar açılmış. Bir ziyaretçi olarak, o tarihi mekanda bulunmaktan büyük keyif alıyor, tarihi geçmişi düşlüyorsunuz.

Paris’te, Madrid, Roma ve Floransa’da tarihi kent merkezleri olduğu gibi korunmuş ve tek çivi çakılamaz!

Kentte yaşamak bir “KÜLTÜR” işidir!

Yaşadığınız kentin tarihine ve doğasına sahip çıkacak, yaşadığınız çağın kültürel değerleriyle harmanlayarak, yaşadığınız kente özgü bir “KENT KÜLTÜRÜ” yaratacaksınız.

Şimdi hep birlikte düşünelim; İzmit’in “Kentsel Kültürü” nasıl tanımlanabilir?

Şekilsel olarak İzmit, “Tarihi Kentler Birliği” üyesidir! Peki, bu üyeliğin gereğini yapan “Tarih Kenti İzmit” kimliği var mı?

Kenti yönetenler bu kimliği oluşturmak için “ciddi ve planlı” bir şeyler yapıyorlar mı?

Siyasetin “çıkar ilişkileri” çarkı, kirlilik üretiyor, kent tarihini korumayı bir kenara bırakın “Kent Estetiğini” bile yok ediyor! ( Yeni Cuma Camii gibi bir tarih hazinesi önündeki metal yığını gibi!)

Hiçbir kurum ya da kişinin maddi-manevi desteğini göremeyen İZEYAP ise, bir avuç iyi yürekli insanın elinde yaşatılmaya çalışılıyor!

Kocaeli Valiliği, İzmit Kaymakamlığı, İzmit Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu kentte varlık sahibi olan anlı şanlı işadamları ve onların temsilcileri olan Sanayi Odası, Ticaret Odası; NEREDESİNİZ?

Kent Tarihi sizi göreve çağırıyor!..

Bu yazı toplam 740 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
idris müüftüoğlu
08 Şubat 2016 Pazartesi 12:02
12:02
Sn. Küpçü İzmitimizin “Tarih Kenti İzmit” olabilmesi için öncelikle İzmitlilerin İzmitli oldukları bilincinde olmaları gerek değil mi? Birkaç duyarlı hemşehri ve bir iki bilinçli yönetici ile bu kadar oluyor demek ki... Öncelikle bir kent kültürüne sahip olmamız gerek ama çoğunluğu son kırk elli yılda Türkiye'nin dört bir yanından göç ederek gelen ve farklı kültürlere sahip İzmitlilerin ortak bir kent kültürüne sahip olmalarına çabalamak en az tarihi binaları restore etmek kadar değerlidir bence..
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim