• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 5 °C

İzmit’i özlemek

Fikret Gökmen

Eylül ayı ile birlikte, gelecek yaz dönemine kadar yoğun bir tempoda çalışma hayatının içine gireceğiz. Bütün bu çalışma dönemi boyunca yine güzel günler geçirmeyi hayal ettiğimiz o yaz tatillerini düşüneceğiz.
Ben son 6-7 yıldır tatilimi Datça’da geçiriyorum. Datça’nın içinde Port Kafe denilen yerde püfür püfür esen rüzgar nedeniyle 37 derece sıcaklığı hissetmeden oturmak çok şeye bedel. Sonrasında da cam gibi berrak suyunda kulaç atmak cana can katıyor.
Datça İzmit’e 800 kilometre ile oldukça uzak bir yer. Ancak oraya gidince o kadar yola gitmiş olmama üzülmüyor tam tersine iyi ki gelmişim diyorsunuz.
Diyeceğim o ki sakin ve huzurlu bir tatil yapmak isteyenler için şimdilik en uygun yer olduğunu söyleyebilirim.
Ne var ki biraz uzun süreli kaldığınızda için için İzmit özlemi başlıyor. Hani kuşu altın kafese koymuşlar ah vatanım der gibi…
Aslında ben İzmit doğumlu değilim. Trakyalıyım. Daha da ötesi Trakya İlleri Kültür Ve Dayanışma Derneği’nin de başkanıyım.
Ama nereye gidersem gideyim, gittiğim yerde biraz uzun zaman kalırsam İzmit’i özlüyorum. Çünkü ben 60 yıllık yaşamımın 39 yılını İzmit’te geçirmişim.
O nedenle kendimi İzmit’e ait hissediyorum. Uzak illerde 41 plakalı bir araç gördüğümde bir başka oluyorum.
O zaman anlıyorum ki bir yeri sevdiren ve özleten en önemli faktörler
-O kentte karşılaştığın tanıdık yüzler ve gülerek selamlaştığın ve dertleştiğin insanların varlığı
-Aidiyet ilkesi, yani kendini oraya ait olduğunu hissetmek
Datça veya yurdun bir başka şehrin köşesi veya benim için Trakya, bir süre sonra o güzelim doğa yeterli olmamaya başlıyor. Çünkü insan sosyal ilişkiler arıyor. Dertleşeceği, ortak konularda tartışacağı ortamlar istiyor. Oralarda kalınan kısa süreler nedeniyle bu tür sosyal ilişkiler kurulamadığından, insan kendini yabancı ve oraya ait olmayan biri gibi hissetmeye başlıyor.
İşte bu aşamadan sonra İzmit özlemi başlıyor. Belki de stresin, yorgunluğun ve sıkıntının yaşandığı kent olmasına karşın İzmit’e özlem duyuluyor.
İşte o zaman anlıyorum ki İzmit benim olmazsa olmazım. İnanıyorum ki İzmit’te yaşayanların büyük bir çoğunluğu da böyle düşünüyordur.
Bu durumda İzmit bizim, biz de İzmit’e ait olduğumuza göre, bu kenti daha iyi yaşanabilir bir kent haline getirmek hepimizin ortak amacı olmalıdır.
O nedenle havamız, suyumuz ve toprağımız yaşamımızı zora sokacak hale geliyorsa veya getiriliyorsa ortak tepki vermeliyiz. Yoksa duyduğumuz özlemlerimizde hayal kırıklığına uğramamız kaçınılmazdır.

Bu yazı toplam 1549 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim