• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli : -2 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : -2 °C

İzmitli Koramiral Can Erenoğlu’nun vedası…

M.Tanzer Ünal

O’nu ilk kez 2005 yılında tuğamiral rütbesindeyken tanıdım.
Donanma Komutanlığı’ndaki bir kutlama töreninde yanıma geldi, elini uzatarak, “Tanzer Bey merhaba, ben Can Erenoğlu… Aslen İzmitliyim. Siz beni tanımazsınız, ama ben sizi tanıyorum” dedi.
Sahil Güvenlik Komutanlığı’na yeni atanmıştı.
Sanki uzak bir diyarda karşılaşmış iki İzmitli gibi, eski İzmit üzerine uzunca sohbetimiz olmuştu.
Sonra bir iki telefon görüşmesi, selam almalar, selam göndermeler…
Yıllar geçti…
Bir gün baktım ki, Can Erenoğlu da Balyoz Davası sanıkları arasında.
Cezası 18 yıl!
30 Ağustos’tan geçerli olmak üzere emekliye sevk edildi.
Şimdiye kadar Hadimköy Askeri Cezaevi’nde yatıyordu, önümüzdeki hafta Silivri’ye nakledilecek.
Can Erenoğlu, 46 yıllık formasına bir mektupla veda etti.
Mektubuna “Yargı eliyle esir alındım” diye başlıyor ve şöyle devam ediyor.
“Dini istismar eden, aydınlıktan korkan, basiretsiz ve iğrenç kimselerin iftiraları ve ihaneti sonucunda önce Hasdal sonra Hadımköy’de olmak üzere ülkeme en faydalı olacağım, en birikimli ve değerli iki yılımı özgürlüğümden mahrum bırakılmış durumda doğduğum şehirde geçirdim. Bu yıl Yüksek Askeri Şura tarafından alınan kararla en temel hukuk ilkelerinden biri olan ‘masumiyet karinesi’ hiçe sayılarak yargılama süreci sona ermeden 30 Ağustos 2013 tarihi itibariyle emekli edildim. Sonuçta 15 yaşında giydiğim ve ettiğim askerlik yeminine bağlı kalarak taşıdığım bu üniformayı 46 yıl sonra çıkarmak zorunda bırakıldım.
Hiçbir anından pişman olmadığım ve tekrar dünyaya gelsem yine seçeceğim deniz subaylığı maceramı yanımdaki iftiraya uğramış seçkin Bahriyeliler ve silah arkadaşlarım ile birlikte Hadımköy’de noktalıyor ve üniformamı yüreği vatan, millet ve Atatürk sevgisi dolu genç bahriyeliler ile gönüllere emanet ediyorum.”
“Benim için üzücü olan, bu davanın siyasi bir dava olduğu ve komplo ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Atatürkçü, aydın, yurtsever ve saygın personelinin tasfiyesinin hedeflendiği ve delillerin düzmece ve iftira ürünü olduğunun bilinmesine rağmen, sahip çıkması gerekenlerin olmayan yargı ve hukuka güvendiklerini söyleyerek bizleri yalnız bırakması, toplu tutuklamalara ve keyfi yargılamalara, özetle dünyada örneği görülmemiş kin ve nefrete dayalı ‘bir hesaplaşma’ için darbeden nefret eden masum insanlardan intikam alınmasına sessiz ve kayıtsız kalmasıdır.

MASKE TAKAN HAİNLER
Daha vahim olan ise Deniz Kuvvetleri’ni iftiralarla cuntacı, terörist, fuhuş, casusluk ve şantaj yapan, amirallerine suikast planlayan suç şebekesi gibi gösteren ve bizleri tasfiye edenlerin içinde silah arkadaşı maskesi takan ve komplocularla işbirliği yapan hainlerin bulunmasıdır. Bir başka bir üzüntü kaynağım da, bildiklerini açıkça ortaya koyamayanlar ile her türlü güçlüğe göğüs gererek sadakatle görev yaptığımızı ve suçsuz olduğumuzu bilenlerin de üniformamızı çıkarmamıza onay vermeleri olmuştur.”

HUZURLUYUM
“Türkiye Cumhuriyeti’nin önemli sıkıntılara girdiği ve karanlıklara çekilmek istendiği esaret günlerimi de içeren bu süreç bir hukuk katliamı ve insanlık suçu olarak tarihteki yerini alacaktır. Bu süreçte bazı arkadaşlarım aile yakınlarını kaybetti, bazıları kahpelerin iftiralarını onurlarına yediremeyip intihar ettiler.
Esaret günlerimde ruhum ve düşüncelerim hapsedilemedi. Mustafa Kemal’in Cumhuriyet Donanması’nın bir amirali olarak bedenim tutsak olsa da düşüncelerim ve ruhum sonsuza dek hür kalacaktır. Bu sürecin başından itibaren ‘doğru tarafta’ olduğum için huzurluyum. Aziz milletim emin olsun. Vicdanım ve yüreğim tertemiz, alnım ak, başım diktir. Hain bir komplo sonucu iftira ve yalanlarla özgürlüğümden mahrum bırakılmam, devletin birliği ve ülke bütünlüğü için hayatı pahasına görev yapan Türk Deniz Kuvvetleri’nin onurlu bir amirali olarak masum olduğum gerçeğini asla değiştirmeyecektir.”
“Zaman devran üzerindedir. Kader aynasına bugün yansıyan yarın değişir. Bizler zalimlerin bile başlarını öne eğdirecek kadar mert bir ruh büyüklüğüne sahibiz. Bu ruhumuzla bize zulmedenleri de utandıracağız. 30 Ağustos 2013 tarihinden itibaren Bahriye’den resmi olarak ilişiğimi kesiyor ve bu onurlu bayrağı bizlerden devralacak gençlere sesleniyorum: Denizler dostunuz, rüzgârlar kardeşiniz, dalgalar arkadaşınız olsun. Kalpleriniz yaşam, insan ve deniz sevgisiyle dolsun ve pruvanız neta olsun. Dualarım her daim sizlerle olacaktır.

TAKDİR TÜRK MİLLETİNİN
Meslekteki son sözüm, Çanakkale Boğazı Nara mevkiinde 04 Nisan 1953 tarihinde İsveç bandıralı Naboland isimli şileple müsademe sonucu batan TCG Dumlupınar denizaltı gemimizdeki yiğit ve cesur Selami astsubayımın birkaç saat sonra şehit olacağını bile bile son nefesinde söylediği gibi ‘Vatan sağ
olsun’ olacaktır. Takdir, Yüce Türk milletinindir.”

Resim
Can ERENOĞLU


Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx


Kartepe Belediyesi, bu kaldırımları ineklere mi yaptı?
********
Yaşadığımız bu kentte, bazen öyle garipliklere tanıklık ediyoruz ki, üzülüyoruz.
Son zamanlarda yolunuz hiç Suadiye tarafına düştü mü?
Hani Suadiye’ye giderken, jandarma karakolunun da bulunduğu dörtyol ağzından sol tarafa Balaban’a ayrılan yol var ya…
Bağdat Yolu…
O yola girin, Balaban’a doğru ilerleyin!
Son zamanlarda bu yolda hummalı bir çalışma var.
Yolun tek tarafına “yaya kaldırımı” yapıyorlar.
Bitmek üzere…
Yol, 15 metre genişliğinde ve aslında Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda.
Ama olsun Kartepe Belediyesi buraya kaldırım yapıyor.
Önemli olan, “hizmet yapıyor” görünmek!
Önemli olan, bazı “yandaş firmalara” iş çıkarmak!
Peki, bu yolun “yaya kaldırıma” ihtiyacı var mı?
O yolu bir görseniz, bu soruya gülersiniz.
Yolun etrafı bağlık bahçelik…
Toplasanız toplasanız 5-6 ev ya var, ya yok!
Bu yolu genellikle Balaban Köyü’ne kestirmeden gitmek isteyenler, bir de hayvanlarını otlatmaya götürenler kullanır.
Sabahtan akşama kadar o yoldan 10-15 yaya geçmez.
Olsun…
Kartepe Belediyesi, yayanın geçmediği yola “yaya kaldırımı” yaptı ya…
Yaya yoksa, inekler kullanır.
Bugünlerde aynen böyle oluyor.
Kartepe Belediyesi’nin yaptırdığı yaya kaldırımını, yaya olmadığı için inekler kullanıyor.
Bir şeyi daha merak ediyorum.
Büyükşehir Belediyesi, sorumluluk alanına giren yollardaki bu “keyfiliği” ve “israfı” görmüyor mu acaba?

Bu yazı toplam 1258 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim