• BIST 89.563
  • Altın 146,527
  • Dolar 3,6424
  • Euro 3,9097
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 15 °C

İzmitli Özden Örnek’ten FETÖ değerlendirmesi

İzmitli Özden Örnek’ten FETÖ değerlendirmesi
Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Emekli Oramiral İzmitli Özden Örnek, 15 Temmuz darbe girişimini ve sonrasındaki gelişmeleri, Balyoz ve Ergenekon operasyonlarını değerlendirdi.

Örnek’in en can alıcı ifadesi ise 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yargılanmasının gerektiği oldu

30 Ağustos 2003 tarihinde atandığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevinden 2005 yılında emekli olan İzmitli Özden Örnek, 22 Şubat 2010 tarihinde Balyoz soruşturması çerçevesinde gözaltına alındı. 21 Eylül 2012 tarihinde sona eren Balyoz davasında 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra davanın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda hakkındaki iddiaların tamamının uydurma ve delillerin sahte olduğu anlaşıldığından hakkında beraat kararı verildi.

 

İzmitli eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek, Sözcü Gazetesi’ne röportaj verdi.  Günlükleri Ergenekon kumpasına bahane yapılan Örnek, 15 Temmuz için “Bu bir imam darbesidir” tespiti yaptı. Örnek Paşa, “ABD, 1980’li yıllardan beri Gülen’i kullanıyor. Üst akıl dedikleri CIA” dedi ve ekledi: Her tarafta gelişip yerleştiler. Sağı da solu da bunu bildiği halde görmezden geldi. Gül ve Davutoğlu yargılanırsa şaşırmam...

 

Antalya Manavgat’ta, mütevazı bir yazlık evin kapısından girdik. Taze demlenmiş çay, Sevil Örnek’in yaptığı kurabiyeler ve Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek karşıladı bizi. “Darbe Günlükleri” haberleriyle FETÖ’cü yayın organlarının manşetlerine taşınan, sonra Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) attığı imza nedeniyle Balyoz’da yargılanan Oramiral Özden Örnek…

 

“İKTİDAR HIRSI VARDI”

15 Temmuz gecesinde neredeydiniz?

Evde film seyrediyordum. Oğlum aradı İstanbul'dan “Baba, acayip şeyler oluyor” dedi. Tam o sırada bir iki isim geçti televizyonda, onları görünce dedim ki “Bu darbe ve imamın darbesi.”

 

Bilinen, beklenen bir şey miydi FETÖ darbesi?

Fethullah’ın 1980’li yıllardan beri bir iktidar hırsı var. O zamanlar söylemiş zaten; “Adliye, Harbiye ve Mülkiye.” Bir nevi misyonerlik görevi üstlenmişler, Türkiye’yi İslami bir devlet haline getirmek istiyorlar.

 

Bugüne nasıl gelindi?

2012 Şubat’ındaki MİT krizine kadar, AKP ile ittifak içinde gelindi. 2010 yılındaki 12 Eylül referandumu FETÖ’cü yargı mensuplarının işini kolaylaştırmak için yapılmıştı. Bunun tapesi de var, Sadullah Ergin, Başbakan Erdoğan’ı arıyor, “Bu liste geldi Yargıtay için, bunun büyük çoğunluğu Fethullahçı” diyor. Erdoğan’ın yanıtı şu “Kıblelerimiz aynı”. Bu konuşmayı kaydeden ve sızdıran da FETÖ.

 

7 ŞUBAT VURGUSU…

Ama yollar ayrıldı…

7 Şubat 2012’de Hakan Fidan olayıyla ayrıldı. FETÖ, 7 Şubat hamlesi ile MİT’in yönetim kadrosunu ele geçirmek istedi. Başbakan bunu gördü. O tarihte Başbakan boş bulunsa ya da ameliyat sırasında narkozlu olsa, Fidan’ı tutuklayacaklardı ve biz bugünkünden çok daha kötü bir noktada olacaktık. İşte 7 Şubat, kopuşun başlangıcıdır.

 

TSK niye kendini korumadı, koruyamadı?

Komutanların bir kısmı korktu, FETÖ’ye mani olmaya çalışan her komutanın başına bir şeyler geldi. Yüksek Askeri Şura’da AKP’nin ilk katıldığı toplantıda biz birçok subay ve astsubayı ihraç ettik. Tümüne şerh koydular. İzah etmeye çalıştık, “Bakın, bunlar cemaat mensupları, bunlar başkasından emir alıyorlar!” dedik. İnanmadılar. Attıklarımızın hepsine de AKP belediyelerinde iş verdiler.

 

“2004 YILINDA UYARMIŞTIM”

Gülen müstakil bir adam mı, arkasında “üst akıl” var mı?

Gülen’in bu işe adanmış ve çok eğitimli bir ekibi olduğunu düşünüyorum. Üst akıl meselesine gelince; CIA kastediliyor bundan. Ben kuvvet komutanıyken, 2004 yılı ocak ayında bir dosya geldi. Washington’da bir düşünce kuruluşunun tertiplediği seminerin kitapçığı. Konu, “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika.” Bunların arasında Türkiye de var. Seminerin sonuç bildirgesi şu: “Bu ülkelerin tümünde bir rejim değişikliğine ihtiyaç var ve buna başlayalım.” İyi de nasıl olacak bu rejim değişikliği? Seminerde o da konuşulmuş; “Yerel güçleri kullanacağız” demişler. Türkiye’de kullanılacak “yerel güç”ün ne olduğu da açıkça ifade edilmiş “Fethullah Gülen Hareketi.” Bakın, yıl 2004. Her şey bu kadar açık. Ben bu kitapçığı görevdeki her makama bildirdim.

 

ABD Gülen hareketini kullandı mı, yoksa bizzat tohumunu ekti, kurdu mu?

Buna yanıt veremem, ama 1980’lerden beri ABD Yeşil Kuşak Projesi’nin peşinde. Yüzde 100 eminim ki, o seminerde Gülen’in ismi açıkça ifade edildiğine göre, 1980’li yıllarda da ABD yine Gülen’i kullanıyordu.

 

Ne kadar farkındaydı yönetimler bunun?

Bunu söylediğiniz zaman, herkes 28 Şubat’ı hatırlatır. 28 Şubat bir hataydı, ama Fethullah Gülen hareketini destekleyecek bir hata değildi. Gülen asıl 1990’dan 2000’e kadar her tarafta gelişti, yerleşti. Bunu tüm siyasetçiler, sağı da solu da bildiği halde görmezden geldi.

 

“İLK KUMPAS YÜKSEL’E…”

Türkiye bunu daha fazla demokrasiyle çözebilir miydi?

O kadar önemli bir soru ki bu! TSK’nın içinde diyelim ki 10 bin Fethullahçı var. Bunu öğrendikten sonra temizlemek zor! Yapacağınız iş ne? O rakamı 10 bine getirtmemek. Bir aslan çıktı; Nuh Mete Yüksel, Gülen hareketinin terörle yargılanması gerektiğini söyleyen o iddianameyi yazdı. Ne oldu peki? Yüksel, bir kasetle davayı bırakmak zorunda kaldı, hiçbir siyasetçi de arkasında durmadı. İlk kaset kumpasıdır işte bu. Sonra Baykal, MHP… Hep aynı yöntem. Zaman geçtikçe FETÖ iyice yerleşti. 2006 yılında da AKP hükümetinin yaptığı bir yasa değişikliği ile Gülen, o soruşturmadan beraat etti!

 

Bunu niye yaptılar sizce?

AKP 2001 yılında kuruldu, 2002’de erken seçime gidildi. AKP bu seçime hazırlıksız yakalandı, elinde para yok, kadro yok, bir devlet bürokrasisi yok. Baktılar Gülen’de bunların hepsi var, bu yüzden işbirliği yaptılar, biraz da mecbur kaldılar. Ta o zamandan beri tek sandalyede iki kişi oturuyordu aslında. Ve bu iş ortaklık bozulana kadar devam etti.

 

Davutoğlu ya da Gül yargılanırsa şaşırır mısınız?

Hiç şaşırmam! Ve bence yargılanmaları lazımdır. Bunu böyle yazabilirsiniz.

“O kumpasta iddia sahibi olanların hepsi tutuklu”

Oramiral Özden Örnek, 2011 yılında Balyoz kumpasında cezaevine konuldu. Yaklaşık 3 yıl tutsak kaldı. Darbe iddiasıyla 20 yıl ceza aldı. Haziran 2014’te Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararıyla tahliye oldu ve beraat etti. Örnek, Ergenekon kumpasına bahane yapılan günlükleri için şöyle dedi:

 

“Geçen zaman içerisinde bu olayın Fethullah Gülen müritleri tarafından tezgahlandığına ilişkin daha çok bilgiye ulaştım. Bugün bunu daha emin olarak söyleyebiliyorum; zira bu olayda iddia sahibi olanların hemen hepsi bugün tutuklu. Ben 2001 senesinde okul hatıralarımı yazmaya başlamıştım. Yazılı metinlerin diğer kısımlarında o kadar çok çelişki vardı ki! Özellikle de Alper Görmüş’ün (aranıyor kendisi) “Darbe Günlükleri” dediği kısımlar ile oynandığı çok açıktı. Söylediklerimin ayrıntılarını merak edenlere 2014 yılında yazdığım kitabımı okumalarını öneririm. Zamanında aleyhimde fırtına koparanların hiçbiri kitabım hakkında en ufak bir yorumda bulunmadı veya bulunamadı.”

 

“FETÖ’yle kim uğraştıysa başına bir bela geldi, Özkök korundu!”

AKP iktidarının ilk yıllarında Erdoğan’ın “Fethullah Gülen örgütüyle mücadele edilecektir” denilen bir MGK belgesinde imzası yok mu?

Var. Ben o MGK toplantısında vardım. 2004 yılı haziran sonuydu. Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök o toplantıda şöyle dedi: “Eğer tedbir almazsanız, bunun sonu felaket olur!” Bunların hepsi o kayıtlarda var. O tarihte Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı da Sezer. İmzalardan biri de bana ait. Ve biliyor musunuz benim Balyoz davasına eklenmemin tek nedeni de bu!

 

Hatırlıyorum. Taraf Gazetesi kullanıldı bu iş için…

Evet. O yayından sonra bütün bakanlar TV’lere çıkıp, bu MGK kararını kaale almadıklarını ve hiçbir işlem yapmadıklarını övünerek anlattılar.

 

Siz sadece o MGK belgesi yüzünden mi Silivri’ye gönderildiniz?

Evet. Özkök’ün de imzası vardı, ama o korundu. Kendisi çok mantıklı biridir, çoğu yaptığı işlerde takdir ederim onu. Ama bir nedenden siyasiler onu çok tuttu. FETÖ’yle kim uğraştıysa başına bir bela geldi. Ona bir şey olmadı.

 

“Dinimize bile sahip çıkamadık”

Bugün yaşananlara baktığınızda size kumpas kuranlar için “beter olsunlar” diye mi düşünüyorsunuz yoksa…

“Çok yazık oldu bu ülkeye, çok çok yazık oldu” diye düşünüyorum. Türkiye huzur dolu bir ülkeydi, huzursuz bir ülke haline geldi. Bu iş bittiği zaman bunlardan bunun hesabını sormaya karar vermiştim. Kumpas mağdurları olarak biz suç ihbarında bulunduk bu FETÖ’cülerle ilgili, bunların yargılanması lazım diye. Bu dava açılsın biz de müdahil olacağız. Bekliyoruz bunu hâlâ.

 

Türkiye’de neden bu çeşit radikal hareketler bu kadar destekçi bulabiliyor? Yoksulluk mudur bunun temeli, Türkiye’nin kendisini yönetme aczi midir?

O kadar çok şeyi biz, bize bedava verilmiş zannettik ki. Cumhuriyeti, her zaman var zannettik. Cumhuriyet, Cumhuriyet’i korursan var. Laiklik, laikliğe sahip çıkarsan var. Biz dinimize bile sahip çıkmadık! Türkiye’deki Müslümanlık, dünyada başka eşi benzeri olmayan bir Müslümanlıktı. Baksanıza, ne hale geldi… İnsanlar artık TSK’ya, siyasete, yargıya, medyaya hiçbir şeye inanmıyor.

 

Ümitli misiniz?

Ben her şeye rağmen ümitliyim. Bunların hepsi gelip geçici şeyler, zamanla düzelecek.

Ve biliyor musunuz biz bize yeteriz. Huzur içinde bir Türkiye her türlü sorununu çözer. Bu huzurun en büyük aracı da vatansever siyasetçiler ve güçlü bir TSK’dır.

 

Özden Örnek kimdir?

esler.jpg

İlk ve ortaöğrenimini İzmit’te tamamladı. 1957 yılında Deniz Lisesi’ne girdi. 1962 yılında Deniz Harp Okulu’ndan Asteğmen olarak mezun oldu. İki yıl subay olarak öğrenimine devamla dört yıllık Deniz Harp Okulu tahsilini tamamladı ve 1964 yılında Donanma’ya katıldı. Donanma Komutanlığı bünyesindeki gemilerde bölüm amirliği ve branş subaylığı yaptı, 1967 yılında ABD’de işletme dalında lisansüstü öğrenim görmeye başladı.

ABD’deki öğrenimin 1969 yılında tamamladı. 1975 yılında Deniz Harp Akademisi’ni bitirdi. 1978 yılında Harp Filosu Komutanlığı Harekat Şube Müdürlüğü görevini yürüttü. 1978 yılından itibaren iki yıl boyunca Donanma Komutanlığı Harekat ve Eğitim Şube Müdürlüğü görevinde bulundu. 1980 yılında Adatepe Muhribi Komutanlığı görevine atandı. 1982 yılında ABD Deniz Komuta Koleji’nden mezun oldu. 1982 yılında Albay rütbesine terfi etti ve Deniz Kuvvetleri Harekat Şube Müdürlüğü görevine atandı. Bu rütbede Washington Deniz Ataşesi, I. Hücumbot Filotillası Komodoru ve II. Muhrip Filotillası Komodoru olarak görev yaptı.

30 Ağustos 1988 tarihinde Tuğamiral rütbesine terfi etti. Bu rütbede Deniz Kuvvetleri Harekat Başkanlığı ve Deniz Kuvvetleri Lojistik Başkanlığı görevlerinde bulundu. 1992 yılında Tümamiral rütbesine terfi etti. Bu rütbede 1994-1995 yılları arasında Hücumbot Filosu Komutanlığı, 1995-1996 yılları arasında da Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevlerini yürüttü. 30 Ağustos 1996 tarihinde Koramiral rütbesine terfi etti. Bu rütbede 1996-1997 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı, 1997-1999 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı görevlerini yürüttü.

1999 yılında Kuzey Deniz Saha Komutanlığı görevine atandı. 30 Ağustos 2001 tarihinde Oramiral rütbesine terfi etti ve Donanma Komutanlığı görevine atandı. 30 Ağustos 2003 tarihinde atandığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevinden 2005 yılında emekli oldu.

22 Şubat 2010 tarihinde Balyoz soruşturması çerçevesinde gözaltına alındı. 21 Eylül 2012 tarihinde sona eren Balyoz davasında 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Daha sonra davanın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda hakkındaki iddiaların tamamının uydurma ve delillerin sahte olduğu anlaşıldığından hakkında beraat kararı verildi. Bu iddiaları uyduranlar hakkında suç duyurusunda bulundu. Film yönetmeni Tolga Örnek’in babasıdır.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
alperen
06 Eylül 2016 Salı 23:32
23:32
batı çalışma gurubu sayesinde elde edilen komutanlık sizinde imamınız güven erkaya idi
Diğer Haberler
  • Aman dikkat, Kandıra parsel parsel satılıyor29 Mart 2017 Çarşamba 17:15
  • AKP’nin bu tabelası yasal mı, değil mi?29 Mart 2017 Çarşamba 17:15
  • HDP'nin "Hayır" toplantısına İZİN YOK!29 Mart 2017 Çarşamba 15:38
  • Meral Akşener'e bir engel daha!29 Mart 2017 Çarşamba 14:36
  • Kılıçdaroğlu: Diline hakim olamayan ülkeyi yönetemez29 Mart 2017 Çarşamba 13:48
  • Şemsettin Ceyhan, kararsızlarla buluştu29 Mart 2017 Çarşamba 13:08
  • Nevzat Doğan, Avrupa'ya çok sert yüklendi!29 Mart 2017 Çarşamba 09:32
  • Ortak ‘hayır’ çağrısı!29 Mart 2017 Çarşamba 01:00
  • AKP’li Höbek de sahada29 Mart 2017 Çarşamba 00:30
  • Saadet Partisi: İnançlarımız ayaklar altına alınıyor28 Mart 2017 Salı 23:30
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim