• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 15 °C
  • Sakarya : 5 °C

İZMİTLİLER TATİL YAPAMIYORMUŞ!..

Mustafa Küpçü

Yerel gazetelerimizden birinde “İzmitliler Tatil Yapamıyor” başlıklı bir haber dikkatimi çekti.

Tatil, özellikle çalışan her insan için bir “insan hakkı” olmanın yanı sıra, “ruhsal ve bedensel yenilenme” için bir ihtiyaç ve tedavi yoludur.

“İzmit’te yaşayan insanlarımız neden “tatil” yapamıyor?” sorusunun birden çok nedeni vardır. Öncelikle de “maddi koşullar” olmalı. Tatil yapmak için paranız olacak. Geçim kaygısı içindeki insanlar nasıl tatil yapsın?

Öte yandan, İzmit’in yakın çevresinde, 1 milyon 500 bini aşan nüfus yoğunluğuna karşılık verecek tatil beldeleri de yok! Karadeniz sahillerimizdeki tatil yöreleri tıklım tıklım.

Körfez ise, özel limanlarla doldu. Üstelik, gönül rahatlığı ile denize girilebilecek alanlar “yok” denecek kadar az. Uzun yıllar bu körfez, hoyrat sanayinin fosseptik çukuru gibi kullanıldı!

Benim çocukluk ve gençlik yıllarımda, Körfez tertemiz ve balık çeşitleriyle doluydu. Babalarımız hafta sonları balığa çıkar, sepetler dolusu balıkla gelirler, bütün mahalle komşularına balık dağıtılırdı. Babamı yitirdiğim 1967 yılına kadar, hemen her hafta sonu İstakoz yerdik. Tarihte, Başiskele mevkiinde yer alan “Astakoz Uygarlığı” adını, bu körfezde bol olan İstakozlardan almış.

Birinci Dünya Savaşı’na kadar İzmit’in başlıca iki ihraç ürününden biri İstakoz, diğeri İpek. İzmit’in tertemiz akan akarsuları çevresindeki dut ağaçları, ipek böcekçiliği için büyük bir nimet olmuş. “Kozluk Mahallesi” adı, bu mahallede ipek böcekçiliği ile uğraşanların evlerindeki “kozalıklardan” geliyor.

İzmit, 1960 sonrası “vahşi bir sanayileşmenin saldırısına uğradı!”

Kentimizi yönetenler; “Kalkınacağız, zenginleşeceğiz, çocuklarımız iş bulacak” diye, sanayi kuruluşlarına her türlü kolaylığı sağladılar! Birinci sınıf tarım alanları hızla yok edildi! Yarımca’nın kirazından, çevre köylerin karpuzu, kavunu, inciri, üzümü, şeftalisi yok oldu. Körfez kirlendi, balıklar tükendi.

Oysa, her ülkeye ve kente nasip olmayacak bir iç deniz olarak Marmara ve Körfezimiz vardı.

Bu ülkeyi ve kenti yönetenlerin “geleceği görme yetileri, çevre bilinci ve vicdanları” olabilseydi, Marmara Bölgesi dünyanın en değerli turizm merkezi olur, İzmit’te bu dünya cennetinin en değerli kapılarından biri olurdu.

İzmit’te yaşayanlar da maddi kaygılar duymadan keyifle tatillerini yaparlardı.

“İzmit’e Ağıt” adlı şiir denememde; “Yaşatabilseydik Körfezi’ni/ Kim bilirdi Bodrum’u, Marmaris’i” sözleri yer alır. Düşünün ki, bugün Bodrum ve Marmaris gibi yörelerde, bir temiz deniz kıyısı bulabilmek, kısa da olsa bir tatil yapabilmek için yollarda canımızı riske ediyor ve hayli ağır maddi bedeller ödüyoruz.

Ne yazık ki, “insanın hoyratlığı” Ege ve Akdeniz kıyılarındaki bu dünya cennetlerini de tehdit ediyor! Yoğun yapılaşma, denizi çöplüğe çevirme, en güzel kıyıların talanı, orman kundaklamaları sonrası yandaş şirketlere peşkeş çekilen alanlar, her geçen gün bu alanları da kirletiyor, tüketiyor!

Biraz çevre bilinci, biraz temizlik kültürü, biraz bireysel ihtiraslardan arınmak gerek.

Ne yazık ki, bu bilinç ve kültür için, öncelikle “TEMİZ SİYASET” gerek!

İşte, en büyük yoksulluğumuz da bu!..

Bu yazı toplam 1233 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim