• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 29 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 29 °C

Kabak, şimdilik Tüysüzler’ in başına patladı!

M.Tanzer Ünal


      
Cuma sabahı “Tüysüzler, tüymüş” haberi gelince şaşırmadım.
Bir süredir çok yakından izlediğim bir meslek grubuydu kuyumculuk.
Kimlerin gerçekten kuyumculuk yaptığını, kimlerin “kuyumcu” kisvesi altında tefecilikle uğraştığını çok iyi biliyordum.
Çevremdekilere, “Demek kabak şimdilik Tüysüzler’in başına patladı” demekle yetindim.
                    ********
Neden böyle söyledim?
Başkaları da mı var bu tezgâhta?
Sevgili okurlarım; dürüst, mesleğini seven, sadece altın alıp satan kuyumcu bir dostunuz varsa, lütfen kuyumculuk dünyasında neler olup bittiğini bir sorun!
Duyduklarınıza inanamayacaksınız.
Bazı kuyumcuların hangi yöntemle nasıl köşeyi döndüklerini şaşkınlıkla dinleyeceksiniz.
                    ********
Ben inceledim…
Sizlere “tefeci-kuyumcular” ın sistemlerini anlatayım.
Anlatmaya başlamadan önce şunu belirteyim.
Sakın bütün kuyumcuları aynı kefeye koymayın.
Kuyumcuların yüzde 90’ı bu tip kirli işlerin, haksız kazançların dışındadır.
Olup bitenlere çok üzülüyorlar.
Müşterilerinin “kuşkulu bakışları” ndan rahatsızlar…
Tefeci-kuyumcular nasıl çalışıyorlar?
Bunlar, altın satarak para kazanmıyorlar.      
Hatta bazı standart altınları alış fiyatının da altında satıyorlar.
Esas gelirleri, başka taraftan…
*Kredi kartı tefeciliğinden…
*Nakit para tefeciliğinden…
*Altın tefeciliğinden…
Kredi kartı tefeciliği şöyle işliyor:
Nakit paraya ihtiyacınız var, ününü duyduğunuz “tefeci-kuyumcu” ya gidiyorsunuz.
Sıkıntınızı söylüyorsunuz, hemen gereği yapılıyor.
Kredi kartınızda önce altın satın alma işlemi yapılıyor, sonra aldığınız altını epey düşük bir fiyata yine o kuyumcuya satmış oluyorsunuz ve kuyumcu size çıkarıp nakit ödeme yapıyor.
Böylece siz nakit ihtiyacınızı karşılamış oluyorsunuz, “tefeci-kuyumcu” da bu işten yüklü bir para kazanıyor.
Kredi kartı borcunu da 8-10 taksitte ödüyorsunuz.
Biliyorsunuz, hükümet bir süre önce kuyumcularda kredi kartıyla taksitli satışı yasakladı. 
Yani “kredi kartıyla tefecilik” in önüne geçmeye çalıştı.
Tefecilikte ikinci yöntem, “nakit para tefeciliği”…
Paranız var…
Emekliliğinizden gelen para, mülk satışından gelen para veya tasarruflarınız…
Paranızı bankaya değil, “tefeci-kuyumcular” a götürüyorsunuz.
Çünkü onlar, bankadan daha fazla “nema” veriyorlar.   
Banka üç veriyorsa, onlar beş…
Peki, “tefeci-kuyumcu” sizin paranızı ne yapıyor?
İhtiyacı olan, sıkışan işadamlarına satıyor.
Bu para satışından yüksek gelir elde ediyor, bunun bir kısmını “parasını kullandığı kişi”ye veriyor, büyük kısmı da kendisinin.
Çark böyle dönüyor…
Bu sistemin “güvencesi” ne?
Parasını teslim eden kişiye, “tefeci-kuyumcu” ne veriyor?
Çek veya senet?
Hiçbiri…
Sadece bir kart!
Üstünde kuyumcunun ismi yazılı ve bir not, şu kadar lira alınmıştır…
Parayı verenin ismi filan yok.
Anlayacağınız, “hamiline kart”…
Hukuki geçerliliği yok.
Para verdiğini ispat edemezsin.
Bir de “altın tefeciliği” var.
Altının var, evde duracağına “tefeci-kuyumcu” ya vereyim, her ay üç-beş gram altın kazandırsın diye düşünüyorsun.
Götürüp altınlarını teslim ediyorsun.
Yine sana bir kart veriyorlar, üstünde sadece teslim aldıkları altının gramı yazılı.
Hepsi bu kadar…
Her ay gidiyorsun, altının kaç gram arttıysa onu yazdırıyorsun.
“Tefeci-kuyumcu” da senin altınını alıyor satıyor para kazanıyor.
                    
 *****************************************************************************

Binlerce kişi panikte
            *********
Size bazı kuyumcuların “tefecilik” yöntemlerini anlattım.
Bu anlattıklarım aynen vaki…
Kocaeli’de hangi kuyumcuların “tefeci-kuyumcu” olduğunu, sorun tüm kuyumcular bilir.
Bu işi yapanlardan biri, kaza oldu, ortaya çıktı.
Alan memnun, veren memnun olduğu için bu tip ilişkiler şikâyet olmayınca kolay kolay açığa çıkmazdı.
Pislikler ortaya dökülmezdi…
Artık şimdi her şey açık!
Ortada binlerce mağdur var.
İlk gün savcılığın ve emniyetin önünde kuyruk oldular.
Bana sorarsanız, şikâyet etmeyenler, şikâyet edenlerden daha fazla.
Utançlarından ortaya çıkmıyorlar.
Para kaptıran öyle isimler var ki, söylesem inanmazsınız, “Dalga geçiyorsun” dersiniz.
Tanınmış işadamları…
Anlı şanlı, okumuş yazmış isimler…
Kocalarından habersiz altınlarını alıp götürüp Tüysüzler’e verenler…
Veya tam tersi, saklıyorum diye eşlerinin altınlarını alıp yine Tüysüz kardeşlere teslim edenler…
Düğünün ertesi günü takıları alıp tefeciye teslim edeni mi ararsın, sormayın gitsin!


Bu yol yol değil, bu yolda yürüyen başkaları da gümler!
                ********
Olayın boyutu çok büyük!
Kocaeli’de binlerce aileye ateş düştü.
Pek çok yuva yıkılabilir, pek çok işyeri kapanabilir.
Ve bu yolun yolcusu diğer “tefeci kuyumcular” ın da panikte olduğunu biliyorum ve görüyorum.
Bir şey daha…
Bu bir suç, alan da veren de suçlu.
Bunu size yarınki yazımda anlatacağım.
Kabak, şimdilik Tüysüzler’ in başına patladı.
Her an diğerlerinin başına da patlayabilir.
   
  

Bu yazı toplam 2583 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim