• BIST 82.363
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : 5 °C

Kaç Konya var?

M.Tanzer Ünal

KONYA
Konya’nın sizdeki imajı nedir?
“Konya” denilince, sizde neler çağrışır?
Mevlana…
Gericilik, yobazlık…
Etliekmek ve kebap…
Akla ilk, bunlar gelir değil mi?
Son yıllarda, gericilik ve yobazlık, diğer imajları da bastırmış olabilir.
Efsane Tahir Hoca’sı…
Yıllar yılı Necmettin Erbakan’ın etkisi altında kalması…
Konya’yı “Mevlana” çizgisinden, “yobazlık” çizgisine taşımış olabilir.
Sahi Konya’da, “Kaç Konya” var?
Görebildiğim kadarıyla…
Tanıyabildiğim kadarıyla…
Konya’da “birkaç Konya” var.
Konya’da, Mekke’yi, Medine’yi de yaşarsın…
Paris’i de…
Çok farklı kültürlerin yaşandığı kent olmuş hep…
***
Konya halkı muhafazakar mı, dindar mı?
“Muhafazakar” olmasına muhafazakar…
Ancak “dindar” olduğu tartışılır.
Ben dindar olduğuna inananlardan değilim.
Konya’nın toplumsal hayatı şöyle tarif edilebilir:
“İslami makyajla süslenmiş kapitalist bir yaşam tarzı…”
Kenti dolaşırken bunu hissediyorum.
Sonra, bu konuda veriler var.
En fazla alkol tüketilen il, Konya…
En fazla dansöz oynatılan şehir de…
Dansöz oynatmak deyince…
Yıllar önceydi…
Rahmetli İhsan Dede, Kocaeli Valiliği’nden Konya Valiliği’ne atanmıştı.
İki atama arasında Hacca gitmiş, “Hacı vali” olarak Konya’da göreve başlamıştı.
Makama oturduğu gün başından geçen ilginç olayı, sıcağı sıcağına bana aktarmıştı.
Olay şöyle.
İhsan Dede, göreve başladığı gün medya mensuplarını toplar.
Kendini tanıtır, yaptığı hizmetleri anlatır.
Bu arada dini konulara girer.
Hacdan yeni döndüğünü, “taze hacı” olduğunu söyler.
Tam o anda, bir gazeteci ayağa kalkar, elindeki fotoğrafı göstererek şöyle der:
“Sayın valim, siz Hacı olduğunuzu söylüyorsunuz da, İzmit’te katıldığınız toplantılarda sık sık dansöz oynatılıyormuş. Dansöz oynatılmayan toplantılara gitmiyormuşsunuz…”
Salonda buz gibi bir hava eser.
Vali Dede, bozulur…
Kıvrak zekasıyla, o anı atlatır.
Gazeteciler dağılınca beni aramıştı.
Olayı anlatıp, “Tanzer, o fotoğrafı Konya’ya kim göndermiş olabilir?” diye sormuştu.
Ben de kendisini sakinleştirmek için şunu söylemiştim.
“Sayın valim, kafanıza takmayın. Dansöz oynatmanın daniskasını Konyalılar yapar, tepsi üstünde dansöz oynatırlar…”
Gülüşmüştük…
***
Şuraya gelmek istiyorum.
En fazla alkol tüketilen ve en fazla dansöz oynatılan şehrin insanları, “dindar” olamaz.
En azından çoğu, dindar değildir.
Gördüğüm kadarıyla, erkekler dini kadınlara karşı “yaptırım aracı” olarak kullanmaktadır.
Erkekler, “İslami makyaj” altında, gönlünce yaşamaktadır.
Söylemleri ile eylemleri arasında fark vardır.
Konya’da muhafazakar, Konya dışında çağdaş ve liberal…
Tabii, her şeye rağmen, gösterişten uzak, İslami kuralları samimi yaşayan insanlar da var.
***
Peki Konya, tarihte sadece Müslümanlar için mi önemli bir şehirdi?
Kaynaklardan araştırdım.
Konya, tarihsel süreç içinde Hıristiyanlar için de önemli bir merkez…
İncil sayfalarında Konya’nın adı “İkonium” olarak geçiyor.
Hz.İsa’nın havarilerinden Paulus, Konya’da yaşamış.
Mübadele öncesi, hatırı sayılır Rum ve Ermeni nüfusu varmış.
1900’lü yılların başında, Konya Ermenilerinin ilkokul, ortaokul, lise ve yüksekokulları bulunmaktaymış.
Daha sonra Konya’yı terk edip, İstanbul’a yerleşmişler.
Konya’da pek az Ermeni nüfus kalmış.
Ermeni deyince, Panos Usta aklıma geldi.
Daha önce de yazmıştım ama, size Panos Usta’dan bir kez daha söz edeyim.
Panos Özararat…
Konyalı bir Ermeni vatandaşı…
1919 yılında Konya’nın Meramdere Köyü’nde dünyaya gelmiş.
Konyalı gazeteci arkadaşım İhsan Kayseri, Panos Usta’yı bakın nasıl özetliyor:
“Türk dostu, Konya sevdalısı, Konya aşığı, çılgınlar gibi Konya’yı seven, Konya sanayisinin Panos Usta’sı…”
Panos Usta, kardeşleriyle beraber dökümcülükle uğraşmış.
Güzel sanatlara ilgi duymuş, ut çalmış, birçok müzisyenin yetişmesine öncülük etmiş, şiirler yazmış, şiirler söylemiş.
Kaleme aldığı ramazan manileri yerel gazeteleri süslemiş.
Makaleleri, “Gününe Göre” başlığı altında yayınlanmış.
Panos Usta, 1985 yılı başında aniden rahatsızlanmış.
Çocukları kendisini tedavi için Ankara’ya götürmüşler.
15 Nisan 1985 tarihinde hayata gözlerini kapamış.
Fransa’da yaşayan oğlu Samson, ölüm haberini alır almaz Ankara’ya gelmiş.
Babasının cenazesini alıp, İstanbul’daki Ermeni Mezarlığı’na götürmek için hazırlıklara başlamış.
O da ne!
Hacettepe Hastanesi morgunun önünde bir kalabalık…
Konya Belediye Başkanı, şehrin ileri gelenleri, basın mensupları, sivil toplum örgütü temsilcileri…
İki gözü iki çeşme ağlayan bu insanlar, “Samson Bey, Panos Usta bizim canımız ciğerimizdi. İzin ver, Konya’da defnedelim” ricasında bulunmuşlar.
Samson, bu sevgi seli karşısında söyleyecek bir şey bulamamış.
Panos Usta’nın cenazesi Ankara’dan Konya’ya götürülmüş, binlerce kişinin katılımıyla, Musalla Mezarlığı’nda toprağa verilmiş.
Musalla Mezarlığı, bir Müslüman mezarlığıdır.
Dahası var…
Panos Usta’nın eşi Silva, 11 Ekim 2010 tarihinde Fransa’da vefat etmiş.
Vasiyeti üzerine Konya’ya getirilip, eşinin yanında toprağa verilmiş.
Cenaze törenine yine binlerce Konyalı katılmış.
Beni çok etkileyen bir olay…
İşte Konya bu!
İşte Mevlana felsefesi ve kültürü!

Bu yazı toplam 1353 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim