• BIST 97.291
  • Altın 144,193
  • Dolar 3,5593
  • Euro 3,9955
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 19 °C

Kadere bak!..

Mustafa Küpçü

İşçi Sağlığı ve İşgüvenliği Genel Müdürü Kasım Özer, iş kazalarından işçileri sorumlu tutmuş! Demiş ki; “Bizim insanımızda kadercilik var!”

Bu sözleri herhangi bir kişi söylese önemsemezsiniz. Ama görevi “İşçi Sağlığını korumak ve iş güvenliğini denetlemek” olan bir kurumun başındaki adam söylerse, önemsemelisiniz.

Türkiye, “İş Kazaları sayısı, bu kaza gibi “cinayetlerde” yitirilen insan sayısı itibariyle Avrupa’da birinci, dünyada 3. Sırada bir ülkedir. Dünyada iş kazaları ile 1. Ülke El Salvador, 2. Ülke Cezayir ve 3. Ülke Türkiye!

Demek ki, bu ülkede görevi “İşçi Sağlığını korumak ve iş kazalarını önlemek” olan kurum görevini yapmıyor! Onurlu bir insan olsa, işçileri “günah keçisi” yapmak yerine milletin karşısında özür dileyip istifa etmek olmalı!

Bu ülkede en çok insanımızı “Maden Kazalarında” yitiriyoruz. Dünyanın pek çok ülkesinde de maden kazaları oluyor ama “can kaybı” yaşanmıyor ya da çok az oluyor. Örneğin Şili’de maden kazası oldu, işçiler “Yaşam Odalarına” sığındılar ve canları kurtuldu.

Bizde maden kazalarında yüzlerce insanımız ölürken, zamanın Başbakanı Erdoğan; “Bu işin fıtratında bu var” dedi ve eleştirenlere çok sert yanıt verdi; “Kadere inanmayanlarla tartışmam” dedi!

İlginçtir ki, İstanbul Müftülüğü de bir Cuma Hutbesi’nde; “İş güvenliğinde aşırılık Allah’a güveni sarsar” dedi!..

İşte, bu noktada genel müdür Kasım Özer ile Müftülük ve Erdoğan ters düşüyorlar!

Türkiye’de son 12 yılda 14 bin 125 işçi iş kazalarında öldü!

Terör olaylarında bu kadar insanımızı yitirmedik…

Öte yandan, yapılan araştırmalara göre, Türkiye’nin iş kazalarındaki maddi kaybı, her yıl ortalama 34 milyar lira!..

Bazı ülkelerde İş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ölüm istatistikleri şöyle; (100 bin kişi üzerinden)

Fransa: Yüzbinde 3, Almanya; 3.6, Yunanistan: 2.3, İngiltere: 0.8, İtalya: 6.8, İspanya: 8.9, Norveç-İsveç-Danimarka: yüzbinde 2, TÜRKİYE yüzbinde 25!

Yüce Allah Müslüman olmayanların kaderini belirlerken haşa “torpil” mi yaptı? İş kazalarında “kader” nedeniyle bu kadar insanımızı kurban etmek bizim kaderimiz mi yoksa, bizi yönetenlerin beceriksizlikleri mi?

Hayatın gerçekleri gösteriyor ki; gerekli önlemleri alırsan iş kazalarını önlemek, en aza indirmek mümkün!

Bizde ise, görevini yapmayan siyasal iktidar sahipleri, faturayı Allah’a çıkarıyorlar!

Neden? Çünkü, bu milleti Allah’la kandırmak çok kolay!

Kur’an’ı ezberlemek yerine ayetlerin mealini anlamaya çalışanlar ve bu konuda “uzman” olan din adamlarını dinleyenler bilirler ki;

  1. Kur’an akıl sahiplerine seslenir!
  2. Dünya bir imtihan sahasıdır ve insan “aklını” kullanarak insan gibi yaşayacak ve HESAP VERECEK.

O halde, kendi akılsızlığımız ve insan hayatına değer vermemenin faturasını Allah’a çıkarmak; “Ne yapalım Takdir-i ilahi bu, kader bu!” demek yalandır!

İslam İlahiyatı’nın en saygın isimlerinden Hüseyin Atay, 1960 yılında yayınlanan “Kur’an’da İman Esasları” adlı doktora tezinde; “Kur’an’da, bugün benimsenen şekliyle bir kader olmadığı gibi, “kadere iman” diye bir tabir de yoktur”

“Kader” sözcüğü Kur’an’da 11 yerde geçiyor ve tümünde de “ÖLÇÜ” anlamında kullanılıyor.

Örneğin; İSRA SURESİ 13. Ayet diyor ki; “Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.”

Yani kader;

“Allah’ın verdiği en büyük hazine olan AKLI kullanarak, bilinçli ve ölçülü yaşamaktır.”

Gerisi, yalandır!

Bu yazı toplam 1151 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
cenk
26 Aralık 2015 Cumartesi 13:02
13:02
Kaderin tarifi bölümü önceki mesajıömızda çıkmamış !
67- Bilindiği gibi, Yüce Allah'dan başka yaratıcı yoktur. Bu kainatta meydana gelen her şey, muhakkak Yüce Allah'ın bilmesi, dilemesi ve yaratmasıyla olur. Onun için herhangi bir şeyin belirli bir şekilde meydana gelmesini, Cenab-ı Hakk'ın ezelde dilemiş olmasına "Kader" denir. Yüce Allah'ın böyle dilemiş olduğu herhangi bir şeyi, zamanı gelince meydana getirmesine de "Kaza" denir.


Örnek: Herhangi bir insanın falan günde meydana gelmesini Yüce Allah'ın ezelde dilemiş olması bir kaderdir. O insanın takdir edilmiş günde yaratılması da bir kazadır. Bununla beraber kaza sözü, takdir ve hüküm manasına da gelir.


68- Kaza ve kadere iman da, müslümanlarca bir esastır. Bunlara inanmak, Yüce Allah'a iman esaslarından sayılır. Allah'ın varlığını ve birliğini bilen, O'nun kainata tek hakim olduğuna inanan bir insan için kazaya ve kadere iman etmemek mümkün olmaz. Hangi mümkün şey vardır ki, Yüce Allah takdir ettiği takdirde meydana gelmesin? Hangi şey de vardır ki, Yüce Allah dilemediği halde o meydana gelebilsin?


Onun için biz Allah'ın kaza ve kaderine inanırız, kaza ve kadere razı oluruz. Bu bizim bir iman borcumuzdur. Fakat kendi irademizin ve kendi kazancımızın neticesi olmak üzere, Yüce Allah'ın yarattığı bazı işler vardır ki, bunlar Allah'ın rızasına aykırı olması bakımından, bizim bunlara razı olmamamız gereklidir. Bunlara rıza göstermek caiz olmaz ve bunlara Makzî (Kulun dilemesi üzerine Allah tarafından gerçekleşmesine hüküm verilmiş işler) denir.


Örnek: Bir insan bir günah işlemek ister, irade ve gücünü o günah tarafına yöneltir. Yüce Allah da dilerse, bu günahı o insanın arzusuna göre yaratır. İşte bu günah, Yüce Allah'ın rızasına aykırı olduğu için, ona razı olamayız. Bunun içindir ki, kazaya rıza göstermek, Makzî'ye rızayı gerektirmez.
cenk
25 Aralık 2015 Cuma 19:28
19:28
Sayın Mustafa Küpçü Bey,
Dini bir konu olan "Kader" konusundaki daha çok Reformist-Moderist ve Mezhebsizlerin yapmış olduğu bir tarifi buraya yazmış ve ardından da "gerisi yalandir" şeklinde de bir hüküm vermişsiniz ! Oysa, bu kader konusunda muteber ulemanın böye bir tarifi yoktur ve kader imanın şartlarındandır. Büyük İsâm İmihâlinde de bu tarif aynen şöyle yapımıştır :

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim