• BIST 98.314
  • Altın 144,038
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 17 °C

Kadın avı!

Nihal Özgirgin

Hepimizi sarsan “Özgecan” cinayeti ile "kadına şiddet" meselesi yine gündemimize oturdu.

Ancak ben bu gündem başlığını "kadın avı" olarak niteleyerek ele almak istiyorum.

Zira kadına yönelik şiddet tarihin çok eski dönemlerinden beri var.

Ve bir anlamda kadınların "avlanmaları" biçiminde de var.

Kastettiğim hususa en iyi örneklerden biri, daha önce de değindiğim üzere, ortaçağ Avrupa’sında, çoğunluğu "bilimle" uğraşan kadınların büyücülükle suçlanarak cadı ilan edilmeleri ve yakılmak suretiyle öldürülmeleri.

Son zamanlarda bizde işlenen kadın cinayetlerinde de kadınların yakılmak suretiyle "imha edilmesi", ortaçağdaki "cadı avcıları" gibi toplumumuzda da "kadın avcıları"nın peyda olduğunu düşündürüyor!

Peki, kadına yönelik şiddetin arkasında yatan nedenler neler?

Elbette birçok sebebi var...

Mesela toplumun yarısını oluşturan kadın nüfusunun eğitim seviyesi yükselip, sosyal hayatın merkezi olan üretimin her kademesinde yer almaya başlamaları bir sorun bu toplumda!

Hatta dünyada...

Zira bunun neticesinde erkeklerle kadınlar arasında bir iktidar mücadelesi söz konusu oluyor.

Bu iktidar mücadelesi toplumun her tabakasında kendini gösteriyor.

Bu mücadele sürecinde bazı erkekler kendi otoritelerini sarsan durumlarda adeta "kadın avına" çıkarak onları katlediyor!

Yine her şeyin başının "eğitim olduğu" sık söylenen bir gerçek.

Ve bilindiği üzere toplumu meydana getiren bireyler ilk eğitimlerini aileden alıyor.

Ailedeki ilk eğitim de anneden geçtiğine göre "anneler erkek çocuklarının eğitiminde ne gibi hata yapıyorlar da bu çocuklar adam olduklarında (!) kadına zarar veriyorlar?" sorusunun cevabı aynı zamanda şiddetin önemli nedenlerinden birine işaret ediyor.

Şöyle ki:     

Kanaatimce annelerin erkek çocuklarına karşı korumacı yaklaşımları, yani “aman kendini kimselere ezdirme” şeklinde özetlenebilecek eğitim modeli, hayatın içinde karşılaştıkları sorunlara dair erkeklerin sonu şiddete varan bir tavır almalarına neden olmaktadır.

İkili ilişkilerde ise kadının hayat karşısında daha başarılı olması hali erkekle arasında sorun yaratmakta ve nihayetinde kadın erkeği terk ettiğinde, erkeğin anneden aldığı “kendini ezdirmeme” eğitim modeli kadına şiddet olarak ortaya çıkabilmektedir.

Bunun yanında eğitimin temel taşlarının ödül ve ceza olduğunu düşünürsek, şiddete dair cezai yaptırımların caydırıcı olmaması da (yani ağırlığının, kesinliğinin bulunmaması ve hızlı gerçekleşmemesi) şiddet terörünün ortadan kaldırılamamasına neden olmaktadır.

Her şeyin başının eğitim olduğunu, eğitimin temelinin de anneden geçtiğini söylüyorsak kadına şiddeti engelleyen unsurun da kadın olacağını belirtmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Yani kadın "kadının avlanmasının" sebebi mi engeli mi olacak?

İşte bu sorunun cevabıdır önemli olan...

Saygılar sunarım...

Bu yazı toplam 1537 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim