• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 18 °C

Kadın olmak!

Nihal Özgirgin

Dünyada kadın olarak var olmak ne yazık ki nimetlerinden ziyade sıkıntılarıyla öne çıkan bir durum haline geldi.

Zira başta savaş olmak üzere her türlü felakette en büyük sıkıntı ve acıyı geçmişten bugüne kadın çekmektedir.

Özellikle Doğu toplumlarına baktığımızda her insanın en temel hak ve özgürlüklerinden olan "yaşama ve eğitim" hakkının bile kadın açısından çeşitli mücadelelerle elde edilmeye çalışıldığı görülmektedir.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Pakistanlı bir genç kızın okula giderken yaşadığı sıkıntıya dair yayınlanan bir reklam filmi bugünün Doğu toplumlarında kadına bakışın anlaşılması açısından da önemlidir.

Bir toplumda kadının eğitimli ve sosyal açıdan güçlü olması demek o toplumun geleceğinin de güçlü olması anlamına gelir. Çünkü nesli yetiştiren kadındır ve kadının gücü toplumu da şekillendirir.

Diğer taraftan zaman zaman toplumda gücü elinde bulunduranlar toplumu rahat yönetebilmenin bir yolunu kadını zayıf bırakmakta görüyorlar.

Nitekim kadına dair insanlık dışı bakış açısını kökten değiştirmek isteyen dinimiz İslam bile bugün bakıldığında maalesef toplumlardaki kültürel etki sebebiyle amacına ulaşamıyor.

Çünkü dünyaya baktığımızda kadını sosyal hayattan en çok soyutlamak isteyen milletlerin genellikle İslam dinine mensup olduğunu görüyorsunuz.

Yaşanan "baharlar" bir tarafa, bu milletlerin yönetim sistemi açısından genellikle  "tek adamlığa" yönelik bir sistemi tercih etmeleri de manidar...

Son günlerde ülkemizde de benzer tartışmalar yok mu?

Peki biz bunun yankılarını nasıl yaşıyoruz?

Mesela toplumda kadına yönelik şiddetin ciddi seviyelere çıktığını ve kadının gülmesinden, hamileliğine kadar çeşitli konularda "kanaat önderlerinin" ilginç yorumlar yaptığını görüyoruz.

Ancak toplumu rahat yönlendirmek adına kadını "kendilerinin belirledikleri" kalıba sokmaya çalışanların bunu din adına yapılması ise işin en vahim yanı.

İslam tarihinde kadının savaş bile yönetmesi söz konusu olmuşken bugün "kadının yeri evidir" söylemleri, gücü elinde bulunduranların bu gücü sağlamlaştırma amacından başka neye hizmet eder?

Bu minvalde kadına dair sıkıntılı bakışımızın en son örneğini ise ilimizden yetişen kıymetli siyasetçi Meral Akşener hakkında hükümete muhalif tavrından dolayı ortaya atılan kaset iftirası ile görüyoruz.

Bu örnek siyasette kadın olmanın zorluğunu göstermesinin yanında yapılan iftiraya karşı toplumun her kesiminden gelen tepkinin artık kadına karşı kullanılan bu hoyrat dilin ve tavrın insanların tahammüllerini son raddeye getirdiğini göstermesi açısından da önemlidir.

Değerli okuyucular, Türk kadını tarihten bugüne toplumun dirayetli ve zor zamanlarda güçlü durmasında önemli rol oynamıştır. Bugün Türk kadınını "kimliğinden uzak" bir kalıba sokmaya çalışmak güneşi balçıkla sıvamaya benzer.

Ancak:

"Güneş balçıkla sıvanmaz, Türk kadını bildiğinden şaşmaz!"

Saygılarımla…

Bu yazı toplam 1718 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim