• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 6 °C

Kadir Bölen: Nefes demek yaşam demektir

Kadir Bölen: Nefes demek yaşam demektir
Nefes ve yaşam koçu olarak geniş bir kitleye hitap eden World Wellnes Club’ın sahibi Kadir Bölen, mesleğinin inceliklerini ve tüm detaylarını gazetemizle paylaştı. Nefes kontrolü hakkında bilgiler veren Bölen, “Nefes demek, yaşam demektir" dedi.

Yıllardır duyduğumuz yaşam koçluğu, wellnes ve yeni yeni duyulmaya başlanan nefes tekniği hakkında World Wellnes Club’ın sahibi olan Kadir Bölen ile konuştuk. Kimilerine çok yeni gelen ancak senelerdir var olan ve küçük de olsa kendi kitlesini oluşturan bu kavramların ne olduğu, yaşamımıza neler getirdiği, hastalıkların pek çoğunun ilaçlara bağımlı hale gelmeden tedavi edilebildiğini öğrendik. Türkiye’de yeni yeni yayılmaya başlayan nefes tekniğinin kapsamından söz ettik…

 

Kendinizden bahseder misiniz… Kimdir Kadir Bölen?

1971 yılında, Bayburt’ta doğdum. 1988 yılında o zaman Yıldız Teknik Üniversitesi’ne bağlı olan, ancak daha sonra ayrılarak Kocaeli Üniversitesi adını alan ilimizdeki üniversitede Endüstri Mühendisliği Bölümü'nü kazandım ve buradan mezun oldum. Yaklaşık 15 yıldır ‘wellnes’ sektöründe çalışıyorum. Ondan önce bir dönem ticaretle uğraştım, 5 yıl kadar da dershane tecrübem oldu. 1989 yılından bu yana Uzakdoğu dövüş sporlarıyla ilgileniyorum. Son bir senedir de nefes koçu ve yaşam koçu olarak eğitimler veriyorum.

 

 

Yaşam koçluğu, nefes tekniği, wellnes… Bu kavramlardan biraz bahsedebilir misiniz?

Öncelikle wellnes’ın ne olduğunu açıklayayım. Wellnes çok geniş bir kavram olmakla birlikte, en temelde kişinin var olan yaşam kalitesi ve sağlığını iyileştirmesi ve bununla birlikte hayatının her alanında kendini iyi hissetmesidir. Çünkü beslenme, nefes gibi faktörler bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Wellnes, bireyin kendi potansiyelini geliştirmeyi ve her zaman en iyi duruma getirmeyi amaçlar.

 

“HER İNSAN DOĞDUĞUNDA DOĞRU NEFES ALIR”

Nefes tekniği; daha öncesinde de karşılaştığımız ancak bilincinde olmadığımız özellikle  son dönemde üzerinde farkındalık oluşturulan bir kavram. Daha açık konuşmak gerekirse, her insan doğduğunda doğru şekilde nefes alır. Doğru nefes, burundan alınıp burundan verilen ve diyafram etkin kullanılarak alınan nefestir. Her insan doğduktan sonra beyin korteksinin olgunlaşıp egonun geliştiği yaklaşık üç yaşlarına kadar bu şekilde diyaframı ve tüm vücudu etkin kullanarak yani doğru şekilde nefes alır. Zamanla hayat içerisinde karşılaşılan zorluklar, olumsuzluklar, problemler veya ergenlik dönemindeki ruhsal ve bedensel değişimler egoyu ön plana çıkarır ve doğru nefes bozularak insan ağızdan nefes almaya veya diyaframını etkin kullanmadığından derin ve geniş karın nefesi yerine sığ ve kısıtlı göğüs nefesi almaya başlar. Zaman içinde edindiğimiz bu yanlış nefes alışkanlığı ise temel ihtiyacımız olan oksijenin vücuda tam olarak alınamaması ve Nobel Ödüllü bilimsel çalışmalarla kalbi koruduğu tespit edilen nitrik oksidin işlevini yerine getirememesi gibi bir takım olumsuzluklara neden olur. Bu durum sanıldığı kadar basit olmayan, aksine tüm hayatımızı, yaşam kalitemizi ve sağlığımızı etkileyen bir sorundur.

 

“BAZI HASTALIKLAR DOĞRU NEFESLE TEDAVİ EDİLEBİLİR”

Günümüzde pek çok rahatsızlık doğru nefes alınmaması nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Nefes demek yaşam demektir. En temel ihtiyacımız olan bu eylemdeki yanlış bir uygulama da bizim yaşam kalitemizi olumsuz etkiler, önemli sağlık problemlerini karşımıza çıkartır. Doğru nefes ile ciddi tedavi gerektirmeyen pek çok hastalık yok olabilir. Diyabetten astıma kadar bu iyileşme sağlanabilir. Bu noktada şu da yanlış anlaşılmasın. Biz bu teknik ile bu söylemlerle doktorluğa soyunmuş değiliz. Bizim işimiz çok farklı. Yalnızca gerçek bir hastalık olmayan ve yaşam tarzının, beslenmenin, nefes alış şeklinin sonucunda ortaya çıkan hastalıkların, bu alanlarda yapılacak iyileştirmelerle düzelebileceğini söylüyoruz. Bu bir illüzyon değil, bilimin gerçeğidir.

 

“BİZ BALIK TUTMAYI ÖĞRETİYORUZ”

Son olarak yaşam koçluğu ise günümüzde pek çok kişi tarafından kendi yorumuyla yapılan bir oluşum haline gelmiştir. Piyasada görülen bu ‘yaşam koçluğu’ hizmetinde, kişilere genellikle rehberlik ve birlikte alınan kararların uygulanmasının takibi şeklinde uygulamalar yapılmakta, bir takım kararları almasında yardımcı olunmakta ve bir şeyi neden yapması gerektiği ve nasıl yapılacağı değil yalnızca yapması gerektiği yönünde uygulamalara gidilmekte. Bir yerden sonra danışan pasif izleyici konumuna düşüyor. Ancak biz World Wellnes Club olarak danışanlarımıza bilinenin çok dışında bir hizmet sunmaya çalışıyoruz.

 

Bizim anlayışımızın temelinde her bireyin ihtiyacı olan her türlü donanımla yaratıldığı sadece kendi potansiyellerini harekete geçirmek için küçük bir rehberliğe ihtiyacı olabileceği düşüncesi var. Yani kişilerin terapi bağımlısı olmasını istemiyoruz. Biz doğru beslenme, doğru nefes ve doğru yaşam şekli konusunda bireylere rehberlik ediyoruz. Onların bir şeyi yapmalarını değil sorunun ne olduğunu görmelerini ve bunu nasıl düzelteceklerini fark etmelerini sağlıyoruz. Yaptığımız çalışmalarla da kendi sorunlarıyla kendilerinin nasıl başa çıkabileceklerini onlara öğretiyoruz. Bizim amacımız bizden hizmet alan bireyin bize bağımlı hale gelmesi değil, aksine bizden faydalanarak öğrendiklerini kendi başına da uygulayabilmesi, sonrasında bize ihtiyaç duymamasıdır. Kısacası biz kimseye balık vermiyoruz, bunu vaat etmiyoruz; balık tutmayı öğretiyoruz. Bu konuda bizim temel felsefemizi yansıtan çok güzel bir söz var; “İyi öğretmen zamanla kendisini gereksiz kılabilendir…” Biz World Wellnes Club olarak buna inanıyoruz.

 

 

Uzun yıllardır wellnes sektöründe olduğunuzdan söz ettiniz. Peki ‘nefes’le tanışmanız nasıl oldu?

World Wellnes Club’ın İstanbul Ataşehir’de bulunan şirket merkezimizde wellnes sektöründe iş yapıyorduk. Orada ekibimde olan arkadaşlardan birkaç tanesi nefes eğitimine gitmek istediklerini söylediler ve beni de çağırdılar. Ben de yakın bir arkadaşımı alarak bu eğitime katıldım, hatta garip bir durum oldu, beni çağıran hanımlar sonradan bir nedenle eğitime gelemediler. İki arkadaş dört gün süren bu eğitime katıldık ve sertifikalarımızı aldık. Bize verilen eğitim güzeldi, ancak daha sonra bu tarz ekollerde daha da dikkatimi çekecek şekilde, anlatılanlar sanki dinimizden çok uzak olan inancımızla bağdaşmayan bir şeymiş gibi bize sunuluyordu. Açıkçası bu durum beni rahatsız etti. Çünkü nefes demek Allah’ın bize bahşettiği mucize demektir ve bunun bu denli önemli olması da yine O’nun hikmetidir. Yani biz bu tip yeteneklerin her insana Allah tarafından verildiği inancımızı da işin içine koyarak yorumluyoruz bu tarz çalışmaları.

 

“YANLIŞ NEFES ALDIĞIM İÇİN ÖFKELİ BİRİYDİM”

Ben burada aldığım eğitimden çok etkilendim ve nefesin önemini burada anlatılanlarla fark ettim. Hayatımızı, hayatımı nasıl etkilediğini gördüm. Yaşam kalitesinin beslenme ile değiştiğinin farkındaydım, ancak bu anlamda tamamlayıcı olan ve bence en önemlisi olan şeyi keşfetmiş oldum. Yıllarca içinde bulunduğum sektörde insanlarla sürekli iç içe olmaktan ve verdiğim eğitimlerden zaten bir şekilde bunun içinde olduğumu ve bu işi yaptığımı fark ettim. Bu nedenle ‘nefes tekniği’ konusunda kendimi o günden bu yana geliştirdim ve bunun önemini insanlara anlatmaya kendimi adadım. Doğru nefesin bendeki etkisi de beni etkileyen bir şey oldu. Beslenmeme çok dikkat etmeme karşın sert mizacı olan biriydim. Çabuk öfkelenen ve sert konuşan bir yapım vardı. Bunun benim benliğim olduğunu sanıyordum ancak öfkenin ve sert ifademin aslında yanlış nefes almamdan kaynaklı bir durum olduğunu gördüm. Doğru nefes almaya başladıktan sonra öfkeli bir insan olmaktan çıktım. Hatta yakınlarım bile bendeki bu değişimi fark etti. Bana ne olduğunu sordular.

 

 

Size insanlar kendileri çözemedikleri çeşitli sıkıntılarla geliyorlar. Onlara nasıl program oluşturup ne şekilde devam ediyorsunuz?

Bizim hizmet konusunda en önem verdiğimiz nokta gelen bireyi tanımak ve onun sorununu tespit edebilmektir. Bu aşamada gelen kişinin hastalıklarından tutun da kişilik özelliklerine, beslenmesinde neleri tüketip neleri tüketmediğine kadar her şeyi öğrenmeye çalışırız. Çünkü bu aşamada önemli olan kişiyi doğru tanımak ve problemi doğru analiz edebilmektir. Birey hakkında gerekli bilgileri elde ettikten sonra ona uygun bir nefes eğitimi veririz ve uygulaması gereken nefes egzersizlerinin programını yaparız. Sonrasında yaşam kalitesi açısından en önemli noktalardan biri olan beslenme konusunda yapılması gereken şeylerle ilgili tespitlerimizi paylaşır ve karşılıklı mutabakatla bunu programlarız. Örneğin asitli içecekleri hayatından çıkarması, karbonhidratlı besinlerin tüketimini belirli ölçüde yapmasını öneririz. Bunun yanında kendisine psikolojik anlamda da destek sunarız. Örneğin, öfke pek çok insana yanlış nefes aldığı için yerleşen bir duygudur. Bunu ortadan kaldırmasını, minnet, adalet, vicdan gibi duyguların ön plana çıkmasını öneririz. Kısacası çalışma yöntemimiz; öncelikle kişiyi tanıma, sorunların tespiti, program oluşturma ve uygulama aşamasında da bireylere rehberlik etmek şeklindedir.

 

 

Peki, doğru nefes kişiden kişiye farklılık gösteren bir eylem mi?

Doğru nefes tek şekildedir. Nefes burundan alınır ve göğüs kafesinde değil diyaframda hissedilir. Böylece iç organlara, tüm vücuda oksijen daha hızlı ve daha fazla olarak gönderilebilir. Ancak her alanda olduğu gibi insanın ‘tek’ oluşu burada da ön plandadır. Biz doğru nefes tekniğini kişiye uygun şekilde uygularız. Mesela kalp ya da tansiyon problemi olan birine kalp atışlarını hızlandıran bir egzersiz programı uygulamasını tavsiye etmeyiz.

 

 

Hayatında çözemediği sorunları çözmek ve yaşam kalitesini yükseltmek isteyen ortalama bir birey, sizin yönlendirmelerinize uyarak ne kadar sürede hayat standardını yükseltmiş ve bunu sürekli hale getirmiş olur?

Verdiğimiz birebir nefes eğitimleri ve seanslarla nefes tekniği kısa sürede oturtulur. Bu süre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte ortalama iki haftada sonuç alıyoruz. Ancak bunun alışkanlık haline gelmesi ve sürekli kılınması üç aylık bir süreci kapsıyor. Bu süreçte bireyle haftada bir görüşme yapıyoruz, iki haftada bir seçilen çeşitli konularda atölye eğitimlerimiz oluyor ve bu şekilde başarılı sonuçları elde edebiliyoruz.

 

 

Doğru nefes alamamak hayatımızda neleri etkiler?

Doğru nefes burundan diyaframa alınır ve yine burundan dışarıya verilir. Diyafram, organlarımızı aşağı doğru iter ve bu sayede ciğerlerimiz oksijenle dolar. Bu doğru nefes alma şeklidir. Nefes burundan alınmadığında veya burundan alınsa dahi diyafram kullanılarak alt bölgelere değil de göğse alındığında vücuda giren ve dokulara ulaşan oksijen hemen hemen %70 oranında azalır ki bu durumdan öncelikle alınan oksijenin %25 ini kullanan beyin etkilenir.algı, konsantrasyon bozuklukları ile birlikte sıkıntı ve depresif haller ortaya çıkar ve yine bu oran vücudun düzenli bir şekilde sorunsuz çalışması için düşük bir orandır. Nefes alırken hangi burun deliğinizden nefes aldığınız dahi hayatınızı etkiler.

 

“YANLIŞ NEFES HASTALIK SEBEBİDİR”

Doğru nefes alamadığınızda vücuda ihtiyacı olan oksijen alınamadığından kişi çabuk yorulur, enerjisi çabuk biter, rahat bir uyku uyuyamaz bu nedenle dinlenemez, unutkanlık yaşar, öfke, sinir problemleri meydana gelir, tüm vücudumuzu oluşturan kas yapımız, oksijeni yeterli seviyede almadığı için verimli çalışamaz. Vücutta blokajlar yani ödemler oluşur. Bu oluşumlar da vücut işleyişini bozar. Bozulan vücut mekanizması çeşitli hastalıkları meydana getirir. Diyabet, şeker, fazla kilo ve kalp problemleri bu rahatsızlıklardan bazılarıdır.

 

 

World Wellnes Club olarak verdiğiniz hizmetlerde hangi kitleye hitap ediyorsunuz?

Öncelikle benim hitap ettiğim yaş grubu 18 yaşından büyük olan herkesi kapsamaktadır. Ancak nefes eğitimi, yanlış nefes alan herkese hitap etmektedir. Bu noktada 18 yaşını doldurmamış kişiler de aile nezaretinde, aileleriyle birlikte bu eğitime katılabilir. Doğru nefes alma hayatımızda odaklanmayı, enerjiyi artırdığı için özellikle sınavlara hazırlanan öğrenciler için büyük önem arz etmekte. Bu nedenle öğrencilerden bu eğitimi alanlar var. Büyük şirketlere, fabrikalara da verimi arttırdığı için bu tarz eğitimler verebiliyoruz. Hastalıklarının birçoğu yanlış yaşam düzeni nedeniyle oluştuğundan tedavisini ilaçlarla sonuca ulaştıramayan kişiler özellikle bizim hitap ettiğimiz kitle diyebilirim. Çünkü şu an hastanelere giden hastaların yüzde 25’i gerçek hasta iken yüzde 75’i yanlış beslenme, yanlış nefes alma, psikolojik nedenler, yanlış yaşam düzeni gibi etkenler nedeniyle hasta olup çaresini ilaçlarda arayan kişiler.

 

 

Hizmet verdiğiniz alanda geleceğe yönelik projeleriniz var mı?

Ben kendimde oluşan farkındalığı yaymak için bir yola çıktım. Tüm insanlığa etki edemem belki ama denize atabildiğim her denizyıldızı benim için başarıdır. Bu alanda etkiyi arttırmak için büyük projelerim de mevcut. Uzun yıllardır bu sektördeyim ve alternatif olarak görülen pek çok alanda hizmetler verdim. Benim amacım Dünya sağlık örgütünün tespiti ile yüzde 75’inin yaşam tarzı ve ruhsal, bedensel beslenme bozuklukları ile alakalı olduğu, hastaneye giden insanların pek çoğunun gerçekten hasta olmadıklarını, yaşam şekilleri nedeniyle iyileştirilebilir hastalıklara sahip olduklarını insanlara gösterebilmek ve ilaç bağımlılığını, kişilere bağımlılığı azaltarak özgürce kendi kendilerine yeterek yaşayabilmelerini sağlamaktır. Bu anlamda şimdiye kadar aldığım onlarca, domain var. Zamanı gelince birçoğu aktif hale gelecek. Bunların arasında beslenme zincirini olumsuz etkileyen hormonlu gıdalardan uzak durmak için yapılacak olan toprak projesinden nefes ve alternatif bilimlerin bilim dalı olarak üniversitelerde eğitim verilmesine, bu konuda ayrı bir branş oluşturularak insanlarda bilincin oluşturulması ve bu bilinçte olabildiğince daha a ilaca ihtiyaç duyarak yaşamsı için yapılacak bilimsel çalışmalara, hizmetlere kadar çeşitleniyor.

 

 

Yakın zamanda düzenleyeceğiniz bir etkinliğiniz var mı?

World Wellnes Club olarak nefes eğitimlerinin yanı sıra nefes eğitmenliği eğitimleri de veriyoruz. Bu eğitimler sonucunda aşama aşama alınan üç sertifikanın ardından kişiler nefes eğitmeni olarak hizmet verebiliyorlar. Şimdiye kadar Marmara, Güneydoğu ve Ege Bölgeleri’nde eğitimler verdim. En yakın tarihte de ilk defa düzenlediğimiz bir kamp organizasyonumuz var. ‘Yaşam Koçluğu Kampı’ adını taşıyan bu etkinliği Abant’ta gerçekleştireceğiz. 21-23 Ağustos tarihleri arasında yapılacak olan kampta beslenme, wellnes, NLP, EFT, teknikleri, bilinçaltı terapi çalışmaları, nefes eğitimleri verilecek. Bunun yanı sıra; plates ve nefes-enerji egzersizleri yaptırılacak. Konaklama, eğitimler ve yiyecek içecek olmak üzere her şey dahil olarak planlanan bu etkinliğe katılım ücreti kişi başı 2 bin 500 lira olarak belirlendi. Ancak daha önce bizden eğitim alan kişiler daha uygun fiyatlara katılım sağlama hakkına sahipler.

Şunu da özellikle belirtmek istiyorum. Bu tarz çalışmalar sadece konuyla ilgili genel bilgi mahiyetinde kalır. Yani eğitimler alınır sertifikalar çerçevelenir sonra eski hayatlara geri dönülür. Yepyeni bir hayata başlamak zihin devrimi yapmak sınırlı eğitimlerle olacak işler değil. Bu nedenle World Wellnes Club olarak klasik tabirle “konunun takipçisi” olup katılımcılarla kamp sonrasında da çeşitli etkinliklerde bir araya gelip öğrenilen şeylerin deneyime dönüşmesi sürecinde de motivasyonlarını canlı tutmayı hedefliyoruz. Ben bu anlamda konuya ilgi duyan, gerçekten kendisi için bir şeyler yapmayı isteyen değişimi gelişimi hedefleyen herkesi bu kampa katılmaya davet ediyorum... Röportaj: Hilal GÜDÜCÜ

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim