• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 6 °C

Kakma aşı!..

Mustafa Küpçü

İnsanoğlunun daha uzun yaşaması bilimsel çalışmalarla ve özellikle Tıp’ta yaşanan gelişmelerle sağlandı.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde 21 yaşındaydı. Ama o yüzyılda (15. Yüzyıl) ortala insan ömrü de 30-40 yıl idi.

Günümüzde ise, ortalama yaşam süresi 65-70 yıl.

Yüz yaşını geçen insan sayısı da giderek artıyor.

Ortaçağ’ın kitlesel ölüm denedi veba salgını idi.

VEREM, bir zamanlar hayli yaygındı. Türkiye’de “Verem Savaş Dispanserleri” ve “Sanatoryumlar” boşuna kurulmadı.

Aşık Veysel, çocukluğunda “Çiçek Aşısı” olabilseydi belki kör olmayacaktı.

Bilim adamları, “aşı” üreterek, insanın sağlıklı ve uzun yaşamasına olanak sağladılar.

Denebilir ki; “Allah’ın takdiri neyse o olur. Allah insana ne kadar ömür biçmişse, yaşam süresi odur.”

Kuşkusuz, inancımıza göre belirli bir ömrümüz var. Nerede ne zaman nasıl ve hangi nedenlerle öleceğimizi bilemeyiz.

İnancımıza göre buna “KADER” diyoruz.

Ancak, Kur’an’da da açıkça ifade ediliyor ki; insan, her şey için, Allah’ın insana verdiği en büyük hazine olan  “aklını kullanarak” ve elinden gelen her şeyi yapacak ve bundan ötesi “kader” yani Allah’ın takdiri olacaktır.

Yani, “nasıl olsa kader var” diyerek, hiçbir çaba göstermeden başına gelebilecekleri beklemek ne akla, ne inanca uygun değil.

Bilim adamları bugüne kadar, Çocuk Felci, Difteri, Tetanos, Boğmaca, Kızamık, Kabakulak, Kızamıkçık, Hepatit, Verem ve Çiçek aşılarını buldular.

Bilimsel ve teknolojik açıdan gelişmiş ülkelerde bu hastalıklardan ölen insan sayısı ile “geri kalmış” ülkelerde bu hastalıklar nedeniyle ölen insan sayısını karşılaştırırsak, aşının önemini çok daha iyi anlarız!

Bütün bu gerçeklere rağmen, ülkemizde belirli bir grup insan aşıya olumsuz bakmaktadır.

En büyük gerekçeleri ise; “Aşı ile Müslüman nesli yok etmek istiyorlar!” önyargısıdır!

Aslında, bu görüşe sahip olmaları için onlara küçük yaşta başka bir aşı yapılmıştır! Bu aşının adı “KAKMA AŞI” dır!

Küçük yaşta, “dininizi öğretiyoruz” diye toplanan çocuklara bir yandan “Arapça” öğretilirken, bir yandan da “Laik Devlet, Demokrasi ve Atatürk düşmanlığı” kakılmaktadır!

O çocukların anne-babalarına da; “Aşının Müslümanları yok etmek için kafirlerin oyunu” olduğu kakılmaktadır!

Bu “beyin zinasına uğramış” çocukların daha sonra “önemli mevkilere gelmeleri” de bu “kakma aşı” etkisini gidermeye yetmiyor!

Oysa, tarihte olduğu gibi günümüzde de açıkça görülüyor ki; Müslüman Müslümanı yok ediyor! Aynı dine inanan ama farklı mezhebe mensup kitleler arasında öylesine bir düşmanlık var ki, Müslüman Müslümanın kellesini “Allahu Ekber” diyerek koparıyor! Düşmana ne hacet?

Çünkü, “Kur’an dili Arapçadır” diyerek Kur’an’ı Arapça ezberleyen pek çok insan, o kutsal kitabın gerçek emirlerini –kimi hocaefendi kılıklı yalancılardan ezberliyor!

Aslolan yaşamaktır. Ama; “İnsanca Yaşamak.”

Sen, insan gibi sağlık ve onur içinde yaşamanın mücadelesini vereceksin. Gerisi Yaradan’ın takdiridir.

Allah’ın verdiği en büyük hazinenin yani “AKLIN” farkında olamayan insan, çok yönlü sömürünün kurbanı olmaktan kurtulamayacaktır.

İşte Afganistan, işte Irak, işte Suriye, işte Mısır, Libya ve daha pek çok Müslüman ülkenin vatandaşlarının yaşadığı çile ve vahşet ortadadır…

Allah akıl fikir versin…

Bu yazı toplam 596 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim