• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 3 °C

Kalın giysiler çocukları hastalıktan korumaz

Kalın giysiler çocukları hastalıktan korumaz
Soğuk algınlığı; boğazda rahatsızlık hissi, öksürük, burun tıkanıklığı, burun akıntısı belirtilerinin ön planda olduğu ve kas ağrısı ile ateş bulgularının olmadığı ya da az olduğu viral bir hastalıktır.

Küçük çocuklarda yılda ortalama 6-8, erişkinlerde ise 2-3 kez görülür. Soğuk algınlığına neden olan virüsler, kişilerin birbirine doğrudan teması ya da havada asılı kalan damlacıkların solunması yoluyla yayılır.

 

Soğuk aylarda her yaştan insanın zamanının büyük bir kısmını okul, işyeri, toplu taşıma araçları, kafeterya gibi kapalı mekânlarda geçirmek zorunda olması, virüslerin yayılmasını kolaylaştırır.

 

Memorial Dicle Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Mücahit Fidan, çocuklarda soğuk algınlığının nedenleri ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

 

Çocukları kalabalık ortamlardan uzak tutun

Soğuk algınlığı, havaların soğuduğu dönemde artış gösterir ancak bunun nedeni soğukta üşümekten değil insanların vakitlerinin çoğunu kalabalık ortamlarda geçirip virüsleri birbirlerine bulaştırmalarından kaynaklanmaktadır. Çocuklar virüs almadıkları sürece soğuk algınlığı veya diğer adıyla nezleye yakalanmaz. Dolayısıyla çocuklara aşırı kalın giysiler giydirilse bile vücutlarına virüs aldıkları sürece soğuk algınlığına yakalanacaktır. Yani kalın kıyafetler çocuklardaki soğuk algınlığı için bir kalkan oluşturmaz.

 

Hasta olanlar dışarı çıkarken maske kullanmalı

Öksüren, hapşıran ve yüksek ateş şikayeti olanların mümkün olduğunca kapalı mekanlarda bulunmamaları, toplu taşıma araçlarına binmemeleri, öksürürken veya hapşırırken gerekli önlemleri almaları ve hastalıkları süresince evde dinlenmeleri, hastalığın yayılmamasında etkili olacaktır. İnsanların bir arada bulundukları kapalı ortamlar sıklıkla havalandırılmalıdır. Nezle ve gripken sokağa çıkmak zorunda kalanlar ise tıbbi maskeyle dolaşmalı ya da ağız ve burnu kapatarak virüslerin yayılmasını önlemeye çalışmalıdır.

 

Ortak kullanım alanlarına dikkat

İşyerlerindeki kapı kolları, asansör düğmeleri, merdiven korkulukları, bankamatik düğmeleri, alış veriş sepetleri ve arabaları insanlar arası virüs bulaşmasında çok önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla bu yerlere dokunan çocukların ellerini ağız, burun ve gözlerine sürmemeleri,  hasta olan çocukların sabunla el temizliğine dikkat edip hapşırma ve burun temizliği esnasında kullanılan kağıt mendillerin çöp kutularına atmaları, kağıt mendil bulunulmadığı takdirde çocuklara sol el dirseğine hapşırmaları öğretilmelidir.

 

3-5 günü geçen hastalık tehlikeli olabilir

Soğuk algınlığı şikayetlerinin ortalama 3-5 gün içinde iyiye doğru gitmesi beklenir. Eğer ortalama 3-5 gün içerisinde şikayetler iyiye doğru değil de kötüye doğru gidiyorsa hemen bir uzman doktora başvurulmalıdır. Virüslerin zayıflattığı ortamlarda fırsatçı enfeksiyon denilen ajanlar; orta kulak iltihabı, farenjit, rinofarenjit, sinüzit, boyun lenf nodu iltihabı, bademcik, bronşit, pnömoni, astım alevlenmesi, nefrit ve romatizmal hastalıklar gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabilir.

 

Soğuk algınlığında antibiyotik yerine sağlıklı beslenme ve uyku

Soğuk algınlığı viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Dolayısıyla antibiyotikler soğuk algınlığı tedavisinde etkili değildir. Enfeksiyonun şiddeti etkene, çocuğun yaşına alerji ve beslenme durumuna göre değişir. Buna bağlı olarak aynı etken, aile bireylerinde farklı klinik tablolar meydana getirebilir. Beslenmesi bozuk olan çocuklarda komplikasyonlar çok daha sık görülmekte bu da bağışıklık sistemi ile beslenme arasındaki yakın ilişkiden kaynaklanmaktadır. Düzenli ve sağlıklı beslenmenin yanında hareketli yaşam, istirahat, uyku ve moralle  bağışıklık sistemine gereken destek verilip enfeksiyonla mücadele eden bağışıklık sistemi hücrelerinin güçlü olması sağlanacaktır. Halk arasında kullanılan vitaminler, mineraller ve bitkisel ürünler soğuk algınlığının önlenmesi ve tedavisinde sıkça kullanmalarına rağmen yararlı olduklarına dair veriler kısıtlı olduğundan tedavide önerilmemektedir.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim