• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Kalp krizi “geliyorum” der mi?

Kalp krizi “geliyorum” der mi?
Göğüste sıkışma, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme, yorgunluk kalp krizinin ilk belirtileridir.

Ancak kalp krizlerinin dörtte biri ise belirti göstermeden meydana gelir. Memorial Diyarbakır Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Gökmen Bellur, kalp krizi belirtilerinin önemi hakkında bilgi verdi.

 

Kalp krizi hiçbir belirti olmadan birdenbire ortaya çıkabilir

Kalp krizinde ağrı, göğüste ağrı, yanma, sıkışma şeklinde başlayıp sol  kola serçe parmağına doğru inen, boyna doğru yayılan bir ağrıdır. Alında soğuk terler birikir. Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış olabilir. Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun sürer. Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı da olabilir. Bazı insanlarda belirtiler çok gizli olabilir. Özelikle ileri yaşlı hastalar, diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı duymayabilirler ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri ile kalp krizi geçirebilirler. Bazı hastalarda da mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir.

 

Kalp krizi esnasında saniyeler dahi önemlidir!

Hasta hemen aspirin alıp çiğnemelidir. Aspirin kanı sulandırır ve kan dolaşımı kolaylaştırır. Bu belirtilerle karşı karşıya kalındığında derhal bir yere oturup dinlenilmeli ve hemen bir sağlık kuruluşuna ulaşılmalıdır. Kesinlikle yürümeye veya merdiven çıkmaya devam edilmemeli, çünkü aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbin oksijen talebini daha da artıracaktır.

 

Kalp hastalıkları açısından riskli durumlar şunlardır:

Sigara içmek
Kötü kolesterol (LDL)  yüksek olması
İyi kolesterol (HDL) düşük olması
Diyabet hastalığı
Obezite ve sedanter yaşam
Erkeklerin 45, bayanların 55 yaşının üstünde olması
Tansiyon yüksekliği
Kötü beslenme (doymuş yağ asitlerinden zengin beslenme alışkanlığı)
Aile öyküsü (1. Derece akrabalarda erkeklerde 55, kadınlarda 65 yaş altında kalp krizi geçirmiş olması veya kalp damarlarında tıkanıklık olması )Eğer babanız ya da ağabeyiniz 55, anneniz ya da ablanız 65 yaşından önce kalp krizi geçirdiyse veya kalp damarlarında tıkanıklık varsa kalp hastalığına yakalanma olasılığınızın yüksek olduğunu düşünmelisiniz.

 

Kalp krizinden korunmanın üç temel noktası vardır:

1. Sigara bırakılmalı

2. Daha fazla hareket edip sedanter yaşam tarzından kurtulmalı

3. Beslenme alışkanlığına dikkat edilmeli

 

Kan kolesterolünüzü düşürün; Doymuş ve trans yağları tüketmeyin, total kolesterolü 200 mg/dL’nin altına çekin. Risk düzeyinize göre, LDL kolesterolü uygun seviyelere indirin.  HDL (iyi) kolesterol – erkeklerde 40 mg/dL kadınlarda 50 mg/dL veya üzeri, trigliseridler ise 150 mg/dL’den düşük olmalıdır.  Kan basıncı ile <120/80 mmHg olmalıdır. Diyabetiniz varsa mutlaka kontrol ettirin. Çünkü diyabetlilerde, sıklıkla mevcut olan yüksek kolesterol,  yüksek tansiyon, sigara, şişmanlık ve hareketsizlik gibi risk faktörlerinedeniyle kalp damar hastalığı riski 2-4 kat artmıştır. Stresi azaltın. Stres, sigara içmenize veya fazla yemenize neden olabilir. Alkolü sınırlayın. Alkolün fazlası tansiyonu ve trigliserid düzeylerini yükseltir, kalpte ritim bozukluğuna neden olabilir.

 

İkinci bir kalp krizini önlemek için yapılması gerekenler: Sigara ve puro, pipo gibi tüm tütün kullanma alışkanlıklar terkedilmeli.  Kalp krizi geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi  ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat artırır. Daha hareketli olmalısınız. Düzenli bir egzersiz programı ile stres ve depresyon azalır, kilonuzun, kolesterolünüzün ve tansiyonunuzun düşürülmesi kolaylaşır. Beslenmenize özen gösterin. Bu sayede hem daha çabuk iyileşir hem de kilonuzu kontrol altında tutar, kan kolesterol düzeyinizin ve tansiyonunuzun yükselmesini önlersiniz. “Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana birşey olmaz” yanılgısına asla düşmeyin,  saydığımız yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığı açısından en az ilaçlar kadar önemlidir.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Dikkat! Vücudunuz Ramazan’a hazır mı?26 Mayıs 2017 Cuma 10:09
  • Karaciğer sağlığınız için bunlara dikkat edin24 Mayıs 2017 Çarşamba 14:14
  • Unutkanlığı önlemek için 9 İPUCU23 Mayıs 2017 Salı 13:54
  • Bahar yorgunluğu depresyona yol açıyor16 Mayıs 2017 Salı 13:13
  • Kartepeli kadınlara astım anlatıldı13 Mayıs 2017 Cumartesi 22:00
  • ‘Sık dişini biraz’ sözü hasta ediyor!13 Mayıs 2017 Cumartesi 15:41
  • Her 10 çocuktan 1'i astım sorunu yaşıyor12 Mayıs 2017 Cuma 13:44
  • Depresyonda mısınız yoksa tükendiniz mi?11 Mayıs 2017 Perşembe 13:01
  • Şeffaf plak ile mutlu gülüşler mümkün11 Mayıs 2017 Perşembe 11:52
  • Kocaeli böbrek naklinde ilk 3'te10 Mayıs 2017 Çarşamba 14:02
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim