• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

KANA BULANDIK

Ayşe SARIZEYBEK

Cuma günü yaşanılan darbemsi olay, bastırılmış öfkeyi, isyanı, nefreti açığa çıkardı. Herkes yorum yaptı, fikrini yazdı, söyledi. Ülkemiz, bir yandan birlik beraberlik sergilerken, bir yandan da kutuplaşma belirtileri gösterdi. Benim içimi burkan, boğazı kesilen, linç edilmeye çalışılan erlerin görüntüleriydi.

Ben siyasetçi değilim. Tarafım yok. Toplum olarak yaşadıklarımızı, insani boyutuyla değerlendirmek istiyorum.

İktidarlar, tarih boyunca darbelere, saldırılara maruz kalmıştır. Bu tehlike, siyasi iktidarlar olmanın, olası risklerinden biridir. Güçler savaşı, insanlığın tarihinde hep vardır. İnsanlar var oldukça da devam edecektir. Darbe girişimi olarak yaşadığımız olayda, demokrasi kana bulanmıştır. Böyle zamanlarda zor olsa da, sağduyulu ve sakin kalmak, provokasyonlara gelmemek, vatandaş olarak görevimizdir.

Sağduyumuzun güçlenmesine yararı olur düşüncesiyle, bu hafta kurban bilincini sizlere anlatmak istiyorum.

Dünyaya gözünü açan insan varlığı, kendini bilmeye başladıkça değerli olduğunu, kendisine kıymet verildiğini hissetmeye çabalar. Kendini bir yere ait hissetmek onun için önemlidir. Aidiyet duygusu güçlendikçe, kendini daha değerli ve önemli hisseder. İnsanın doğasında var olan bu duygu doğru şekilde olgunlaşmazsa, kişi bunun yoksunluğunu hisseder. İşte bu yoksunluk, bize olmadık isler yaptırır. Her türlü fanatikler, terör örgütüne üye olanlar, canlı bombalar, tetikçiler, beyni yıkanan gençler, aidiyet duygusunun yoksunluğunu çeken zavallılardır. Zavallılar diyorum, neden böyle olduklarını için, içlerindeki acziyet duygusunu görebiliyorum.

Aidiyet yoksunluğundaki insanlar, mutlaka bir gruba dahil olmak isterler. Başka türlü kendilerini güçlü ve değerli hissedemezler. Grubun varlığı olmazsa önemsiz olduklarını, kimsenin gözünde değerleri olmadığını zannederler. Bunu gidermek için üye oldukları gruplar öylesine önem taşır ki, hayatta her şeyden daha önemli hale gelir. Kendi gruplarını ölesiye savunurlar. Futbol fanatikleri bu durum için verilecek en masum örnektir. Kendi takımına söz söylediği için, gözünü kırpmadan adam öldürenle, bir canlı bomba arasındaki tek fark, aidiyet yoksunluğunun, değersizlik duygusunun daha kronik aşamaya gelmiş olmasıdır.

Aidiyet yoksunluğu değersizlik duygusunu, değersizlik duygusu da kurban bilincini oluşturur.

Bilinç, insanin olayları ve durumları algılama yetisidir. Kurban bilincinde olanlar,

Yaşadıkları aksiliklerde, hep başkalarını suçlama eğilimi gösterir. Daima suçlayacak birileri vardır. Kendisi hep mağdurdur.

Hayat ona adil davranmamıştır, hep haksızlığa uğramıştır.

Hayatında bir şeyleri değiştirecek gücü hiç olmamıştır.

Öfkesi vardır, özellikle aile yakınlarına ve is çevresine. “Beni hiç bir zaman anlamıyorlar, duymuyorlar.” diyerek içten içe öfkelenir, her zaman belli etmez.

Kendini izole, yalnız, yanlış anlaşılmış, terk edilmiş, sevdiği insanlardan ya da tüm dünyadan kazık yemiş, kandırılmış hisseder.

Hayatında yaşadığı olayların aslında kendinden kaynaklandığı düşüncesini ve yaşananlarla ilgili sorumluluk almayı reddeder.

Yukarıda yazdıklarımın en az bir tanesine evet diyorsanız, kısmen kurban bilinci var demektir.

Kurban bilincinde olanlar, her zaman kendilerini feda edecekleri bir durumun içinde mutlaka kalırlar.

Aslında feda ettikleri şeyin kendi hayatları olduğunun farkına varıp, hiçbir şeyin kendi hayatlarından daha önemli olmadığına karar verdiklerinde bundan özgürleşebilirler.

Biz, kurban değiliz. Kimse de bizim kurbanımız değil. Ne kadar masum olursa olsun, insanın insan canına kıymaya hakkı yoktur. Yaptığımız her eylem bize er ya da geç geri döner. Herkes ektiğini gün gelir biçer. Bu evrensel yasayı her zaman kendimize hatırlatarak, saygı, sevgi ve anlayış tohumları ekmeyi diliyorum.

Kıymet verdiğimiz kadar, kıymet göreceğiz.

Sevgiyle, barışla, huzurla kalın.

 

 

Bu yazı toplam 947 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim