• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 16 °C

“Kandıra, güzel insanı kaybetti …”

M.Tanzer Ünal

18 Mayıs 2011 Çarşamba, Numan Güneş’in defin hazırlıkları sürüyor.
Yavuz Günş’in cep telefonu çaldı.
Arayan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel.
“Yavuz… Kardeşim… Başınız sağ olsun!
Kandıra güzel insanını kaybetti. O büyük bir çınardı. Kandıra, çınarını kaybetti.
Ben ve Kandıra O’nu çok özleyeceğiz.
Allah sizlere uzun ömür versin! Gözlerinden öperim…”
Yavuz Güneş’in gözleri doldu. Kendini tutamadı ağladı.
XXX
Günümüz siyasetçilerinin Süleyman Demirel’den öğrenecek çok şeyi var.
En başta “Vefa”…
Süleyman Bey, o ilerlemiş yaşına rağmen, herkesi hayrete düşüren “vefa”sını halen gösteriyor.
Üstelik siyasette hiçbir beklentisi olmamasına rağmen…
Yıllar sonra…
Eski belediye başkanının ölüm haberini alıyor…
Oğlu Yavuz’u arayıp başsağlığı diliyor.
Sadece siyasetçiler için değil, her insan için çok önemli “erdem” bunlar.
Yıllar önceydi.
AP’de bir dönem il başkanlığı yapan Hulusi Tataroglu ciddi hastaydı.
Başbakanlık koltuğunda oturan Demirel, bunu haber alınca kendisini GATA’da tedaviye aldırmıştı.
O’nun bu davranışı büyük yankı uyandırmıştı.
XXX
Süleyman Demirel, rahmetli Numan Güneş için çok güzel “sıfatlar” bulmuş.
“Kandıra’nın güzel insanı…”
“Kandıra’nın çınarı…”
Numan Bey, bu ifadeleri hak eden bir beyefendiydi.
Genç yaşta başladığı ticareti titizlikle sürdürdü.
Tarım makineleri ve tarım ürünleri alıp satardı
Çiftçinin “Numan Baba”sıydı.
Çiftçi, ürününü O’na gönül rahatlığıyla teslim eder, fiyatlar yükselince hesap görürdü.
Çiftçi eğitimine çok önem verirdi
Tohum nedir?
Gübre nasıl kullanılır?
Belirli aralıklarla çiftçiler için eğitim programları düzenlerdi.
XXX
Numan Güneş, dünya görüşü olan, vizyon sahibi bir kişiydi.
Galatasaray Lisesi mezunuydu.
İyi bir gazete ve kitap okuyucusuydu.
Kentimizdeki, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri iyi izlerdi.
Prensip sahibiydi.
Plansız, programsız iş yapmazdı,
Önümde Numan Güneş’in “Hayatım ve Görüşlerim” isimli kitabı duruyor.
Üç yıl önce bizim tesislerimizde basılmıştı.
Kitabının sonundan sizlere bazı pasajlar aktaracağım.
Numan Bey, bakın kendisini nasıl anlatıyor.

“1941 yılından beri geceli gündüzlü çalıştım. 1975 yılında Kocaeli’de gelir vergisi birinciliğini kazandım. Hayatımda bütün kazançlarımın yarısını vergi, dörtte birini hayra ve hasenata, kalanı da personel ve ev masraflarına harcadım.”
“Kandıra’da başlayan ve devam eden hayatımı anlatan kitabımın sonuna geldim. Tıpkı ömrümün sonlarına geldiğim gibi.”
“Günlük tutmamıştım. Hafızamdakileri sizlere aktarmaya çalıştım. Numan Güneş ne yaptı? İnsanları hataları ve sevapları bir arada değerlendirmeye çalıştı. Yani onları oldukları gibi kabul etti. Bu kitabı yazmamdaki en büyük sebep, gerek kendi adıma, gerekse Günpaş olarak çalıştığım 65 yıllık iş hayatı ve yaşama dair tecrübelerimi sizlere aktarmaktı.”
“Ortalama 80 kişi yanımda çalıştı. Bu zaman zarfında okuyan fakir öğrencilere burs vermeye çalıştım. Yurt içi ve yurt dışı öğrenimlerinde de katkı yapmayı ayrıca görev bildim. Her köye ve ilçe merkezinde hayır ve hasenata katkıda bulunmaya kendimi sorumlu tuttum. 2005 yılında da işlerimi oğlum Yavuz Güneş’e devrettim.”
“Önemli olan, Allah’ın bizlere verdiği ömür diliminde iyi şeyler yapabilmektir. İnsanın değeri her şeyin üstündedir. Zaten hayatta olmamızın sebeplerinden birisi de değir insanlara yardım etmek değil midir?”
“Güzel bir söz vardır. ‘İnsanların nasıl yaşadığını öğrenmek istiyorsan, cenazesine git’ demişler. Ne mutlu, insanlara yararlı şeyler yapabilene, kalıcı olabilene ve iz bırakanlara…”
“Malum, hayatımızın müddeti sınırlı ve bu dünyadan mutlak bir gün ayrılacağız. Bugüne kadar çevremde rahat, huzurlu ve sevgi dolu insanlar olduğu için kendimi talihli hissediyorum.
İşte hayatım.
Kitabımı bitiriyorum.
Tıpkı ömrümün bittiği gibi…”
XXX
Evet…
Demirel’in deyimiyle size “Kandıra’nın güzel insanı” Numan Güneş’i anlatmaya çalıştım.
89 yaşında bu dünyaya veda etti.
Nur içinde yatsın.
Başta sevgili Yavuz Güneş olmak üzere tüm yakınlarına, arkadaşlarına ve Kandıralılar’a baş sağlığı diliyorum.

Raif Kandemir’den
Temel’in korkusu
Temel, Dursun’a dert yanıyormuş, “Benim Fadime yine hamile”
Dursun, “Bunda ne var? Sevinsene” demiş..
Temel, “Ne sevinmesi be adam! Fadime ilk hamileliğinde, İKİ ŞEHRİN HİKAYESİ’ni okuyordu, ikizimiz oldu. ikinci hamileliğinde ÜÇ SİLAHŞÖRLERİ okudu, üçüzümüz oldu.”
Dursun merakla sormuş, “Eee şimdi ne okuyor?”
-Kırk Haramiler’i


Kadın nasıl olmalı
-Titreşimi olmalı
Sinirlendiğinde kendisini titreşime ve sessize almalı.
-GPRS özelliği olmalı
Kararsız ve bilgisiz olduğunuzda, bilgilerini size açmalı.
-Ayarlanabilir hafızası olmalı
Mutlu hatıraları ömür boyu saklamalı, kötü anıları ve size kızgınlığını otomatik olarak silip atmalı.
-Ekonomik olmalı
Ay sonunda size getirttiği faturalarla sizi çıldırtmamalı

Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın. İnsanlar görsünler ki, padişah olan Kanuni bile bu dünyadan eli boş gitmiştir.

Bu yazı toplam 1208 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim