• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • Kocaeli : 4 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 4 °C

“Kapitalizme abdest aldıran iktidar…”

M.Tanzer Ünal

Malum…
Mübarek günlerdeyiz…
İçinde bulunduğumuz günlerin “anlam ve önemine binaen”, çoğu kişinin ağzından “din ve iman” eksik olmuyor.
Özellikle siyasiler…
Dini istismar eden siyasiler, bu konuda çok başarılı.
Durmadan usanmadan her fırsatta dini içerikli konuşmalar yapıyorlar.
Bunların sesleri çıkıyor…
Ve sesleri her taraftan duyuluyor.
Gazeteler yazıyor…
Radyo ve televizyonlar, her haber bülteninde yer veriyor…
Bir de “sesleri çıktığı” halde, “sesleri duyulmayanlar” var.
Bunlar, “güç sahibi” siyasiler değil…
Bunlar, gerçekleri anlatabilmek için gayret gösteren düşünürler.
Bunların başında İslam düşünürü İhsan Eliaçık gelir.
Eliaçık, “Sosyal İslam”ı savunur.
Bazı kişiler, Eliaçık’ın görüşlerini “İslam Rönesansı” olarak yorumlar.
“Ezber bozan İslam düşünürü” dür İhsan Eliaçık…
Görüşlerini ben de beğenirim.
İhsan Bey’in, siyasetteki son gözlemlerini sizlerle paylaşmak istedim.
******
AKP’nin durumunu şöyle açıklıyor:
*“Bazen toplumların akışında, hakikati küçük gruplar söyler. Büyük gruplar yanılır. Büyük gruplar genellikle kervana koşar. Şu anda AKP’de görünen şey nedir? Rant coşkusudur. Eğer rant coşkusu görmesinler, ben 3 kilometre yol yapabileceklerini bile sanmıyorum.”
*Türkiye’de yıllardan beri dışlanmış, hazinelere yaklaştırılmamış, nimetlerden uzaklaştırılmış, tabiri caizse aç ve hor bırakılmış dini çevrelerin doyma süreci henüz tamamlanmadı. Şu anda doyuyorlar, sürekli doyuyorlar. En son kalan kırıntılar da gidiyor şimdi. Hadi gidin, siz de gidin bakalım ne olacaksa? Peki, ne olacak sonuçta? Ben politik şeylere girmek istemiyorum, ama rakamlar verebilirim. 13 milyon insan yoksul, 5 milyon insan da asgari ücretin altında ücret alıyor. Ya Resul Allah diyerek her yere inşaat dikmeyi kalkınma zannediyorlar. Dünyadaki egemen güçlerin Ortadoğu’daki taşeronluğuna soyunmayı, dış politika zannediyorlar. Kurtlarla saldırıp, kuzularla meleşmeye, “stratejik derinlik” diyorlar. Bu, stratejik sığlıktır. Bunun stratejik derinlikle filan alakası yok.”
*”Devletin davranışlarını değiştirmiyorlar, kendi davranışlarını devlet yapıyorlar. Hâlbuki bu halk, devletin davranışlarını değiştirmesini bekliyor. Kapitalizme abdest aldırıyorlar. Alternatif sermaye üretmiyorlar. Mevcut sömürücü sermaye sınıfına dâhil oluyorlar. Onlar gibi yaşamaya, onlar gibi gülmeye, onlar gibi eğlenmeye, onların oturduğu yerlerde oturmaya başlıyorlar. Gençlik yıllarında almış oldukları kitapları sahaflara satıp, yeni zengin mahallelere taşınıyorlar.”
*”Ne var iktidar partisinde? Ben size söyleyeyim, rant var, yağma var, çapul var. Şu anda biz yağmanın ve çapulun günlerini yaşıyoruz. Ama bir gün dağılma ve kaçış günleri de gelecek. Şu anda dini kesimler içerisinden mevcut iktidara adam gibi muhalefet yapacak bir siyasete ihtiyaç var. Türkiye’nin dindar kesimlerinin Türkiye’ye olan boynunun borcudur bu. Kıyıda kenarda kim varsa, herkes oraya koşuyor. Nereye gidiyorsunuz? Biriniz de çıkıp Allah rızası için muhalefet yapın!”
*******
İhsan Eliaçık, Numan Kurtulmuş olayını bakın nasıl yorumluyor:
“Çok yanlış bir karar. Lider dediğin davasını, kitlesini, gençliğini kendisi yaratır. İnsanları bir davanın, bir umudun peşine düşürür. Ve bunun peşinde yıllarca gider. Yıllarca kendine oy verilmez. Yıllarca yanlış anlaşılır, taşlanır, kovulur. Fakat o anlatır, anlatır ve sonunda denir ki, bu adam haklıymış. Bu gerçek liderdir. Bir toplum içerisinden böyle liderler çıkmazsa, zaten o toplum kokuşmuş demektir. Lider, asla yanaşma olmaz. Siz oraya gittiğiniz zaman, size “yanaşma” muamelesi yaparlar. Evet, şimdi gidiyorsunuz, ne bekliyorsunuz? Orada ranttan, makamdan, mevkiden başka bir şey yok ki! İktidar var, şan var, size verilecek ihaleler, makamlar var. Başka ne var? Besbelli ki, buna gidiyorsunuz. Kendisine 328 bin kişi oy vermiş, onları bıraktı. Yarın Tayyip Erdoğan’ı bırakmayacağı ne malum. Bırakıyor ha bırakıyor. Bırakıp bırakıp gidiyor. Böyle olmaz. Bu gösteriyor ki, bir liderlik kapasitesi ve potansiyeli demek ki yokmuş.”
*****
İhsan Eliaçık’ın, CHP ile ilgili yorumu ise şöyle:
*“Muhalefetteki parti, iktidardaki partiye özeniyor. Bakıyor, bu nasıl oy aldı? Şuralara daha fazla vurgu yaparak aldı. “O halde ben de oralara fazla vurgu yapayım, ben de oy alayım” dediğiniz zaman, siz aslında muhalefet yapmış olmuyorsunuz. Oysa iktidarın yapamadığı şeyler var. Dünya görüşü olarak yapması mümkün olmayan şeyler var. Şimdi birilerinin çıkıp, o boşluğu doldurması, oraya vurgu yapması gerekiyor. Muhalefet dediğin odur.”
*”Doğrusunu sorarsanız ben şu anda Türkiye’de muhalefet falan göremiyorum. Yani iktidar partisine özenmenin bir âlemi yok. “Zenginliği paylaşacağız” demenin bir âlemi yok. Oysa sosyal demokrat partinin, “Biz her mahalleden bir milyoner çıkarmayı değil, her mahallede aç ve yoksul bırakmamayı hedefliyoruz” demesi gerekir.”
*******
Farklı değil mi?
Sanırım İhsan Eliaçık’ın söylediklerini sizler de farklı buldunuz.
Olaylara bir de İhsan Eliaçık açısından bakmakta fayda var…
Ne dersiniz?
İyi pazarlar!


Bu yazı toplam 1401 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim