• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 2 °C

Karamürsel ve deniz

Tarık Bağdat

“Vefa” ne İstanbul’daki semtin adıdır, ne de “Vefa” boza markasıdır. Herkesin dilinden düşürmediği “Vefa” hani son zamanlarda yok olan erdemlerden biridir. Biz yaşıtların ve bizden eskilerin deyimiyle “vefa” dostluğun, minnettarlığın anlatımı, ikili ilişkilerin vazgeçilmezidir.
“Vefa” özlem dolu, sıcacık bir kucaklama demektir. Vefa dost olmak, dost kalmak demektir. Vefa zor zamanları beraber aşmak demektir. Vefa hiç bir şeye benzememek demektir. “Vefa” en kıymetli dost, güvenin en yakın arkadaşı, belki de olmazsa olmazı, gerçeğin sağlaması, her kaybedilenin arkasından baktığında bulduğun tek eksik, fark etmeden atladığın, yaşamadan anlamadığın, herkese veremediğin, zorlasan da hissedemediğin demektir bana göre.
Sözlüklere göre ise “Sözünü tutma, borcuna sadık olma” demek. Yani bir şeyin karşılığı olarak verilen / ödenen anlamına geliyor. Verilen bir sözdür ve bu sözü yerine getirmek “vefa”dır.
Diyeceksiniz ki Tarık Bey deminden beri ne demek istiyorsunuz? Ne aceleniz var, birazdan anlatacağım, merak etmeyin.
“Vefa” sözünün kökünden türeyen diğer kelimelere baktığımızda “fiyat” karşımıza çıkıyor önce. “Bir şeyin karşılığında ödenen” demek ki anlam aynı hemen hemen hatta tamamen. Diğeri “ifâ”. Bu da aynı kökenden. “Verilmiş bir sözü, dillendirilmiş bir vaadi yerine getirmek.” Vefa’nın vücut bulmuş hâli. Bir eylem, belki de bir ispat anlamına geliyor, kim bilir?
Öyle zamanlar vardır ki hayatınız, hayatımızın sekteye uğradığı, hatta işlerin ters gittiği olmuştur. İşte o zamanlar da sanki her şey üst üste geliyormuş gibi hissederiz. Kriz dönemi diyebileceğimiz bu dönemde, aldanmışlığın ve kandırılmışlığın üzüntüsünü yaşarız ya da terk edilmişliğin, unutulmuşluğun acısını yüreğimizin en derinlerinde hissederiz. Bazen de yanlış anlaşılmanın, düşmanlıkların hedefi de olmuş olabiliriz, kim bilir? Hayatın bir anlamı kalmamış, bazen de öyle olur ki, beklentileriniz karşılanmamış gibi de gelebilir.
Her neyse işin özü şu Her ne olursa olsun insan bu döneminde dost dediklerinden vefa bekler. Vefa her zaman dosta destek olmaktır. Vefa kendisine zamanında yapılanla karşılık vermektir. Kötü duruma düştüğünüzde de, iyiyken yanınızda olanların sizi arayıp sormasıdır.
İşte beklediğiniz cevap şu Karamürsel ile deniz arasındaki bağda “vefa“ üzerine kuruludur. İki dostun arasında gelgitler vardır. Nasıl olmasın ki?
Gün gelir Karamürsel ile deniz arasındaki ilişki sizin istediğiniz yönde ilerlemez. Hatalar yapılır. İnsanoğlunun olduğu yerde hata olmazsa olur mu? Elbet hatalar olur.
Deniz anaçtır vericidir. Deniz görsel güzellik sunar, mehtabı sunar, balığı sunar. Dalgasız zamanlarında yüzmene, yelken yapmana, sörf yapmana imkan sunar. Hatta ve hatta üzerinde gemilerle gezmene, seyahat etmene izin verir. Bazen de denizin beklentileri boşa çıkar. Her gününü onunla paylaşanların yine yanında olmasını bekler.
Vefalı dostlar yanınızda olur. Vefasız ise ne arar ne sorar. Tıpkı bizlerin yaptığı gibi Karamürsel denizini uzun yıllar boş bırakmadık mı? Genç nesil vapur iskelesinin altından atlamanın ne demek olduğunu, Karamürsel plajının neresi olduğunu uzun zaman unutmadı mı?
Balıkları yok etmedik mi? Denize her tür işkenceyi yapmadık mı? Denizi unutmadık mı? Denizi kirlettiğimiz halde “Şuna bak leş gibi” diye iğrenerek bakmadık mı? Buna vefasızlık denmez mi?
Ama gün geldi, arıtmaları devreye sokmadık mı? Deniz seni yine eski gücüne kavuşturmadık mı?
Deniz sen merak etme insanoğlu vefalıdır. Vefalı dostlar hayatta en yalnız olduğun anlarda en güzel gülüşleri, en samimi bakışlarıyla ışık tutarlar.
Şimdilerde yaptığımız gibi Karamürsel plajını, Kumyalı plajını halk olarak dolduruyoruz. Deniz! Senin yumuşaklığına kendimizi bırakıyoruz.
Sana olan sevgimizi de deniz şenlikleri ile kutluyoruz. Tıpkı hafta sonu Karamürsel Belediyesi ve Karamürsel Sualtı Sporları Kulübü Derneği KARSAD’ın ortaklaşa yaptığı gibi.
Sana vefalıyız deniz sen merak etme. Sana Avrupa Açık Deniz Şampiyonası son ayağını bu hafta sonu sunmak için var gücümüzle çalışmamız bir örnek değil mi? Karamürsel sana vefalı merak etme deniz, sen merak etme.
Bu gayretlerin için teşekkürler İsmail Yıldırım.

Bu yazı toplam 1723 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim