• BIST 107.439
  • Altın 142,531
  • Dolar 3,5528
  • Euro 4,1372
  • Kocaeli : 34 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 34 °C

Karamürsel’i anlatmak kolay değil

Bilgutay Bağdat

Herkese merhaba!

İlk yazımdan sonra çok sayıda gurur verici dönüşler aldım. Bundan dolayı tüm Kocaeli okuyucularına çok teşekkür ediyorum. 

Kocaeli Gazetesi’nde yazmam konusunda ilk teklifi gazete adına sorumlu yazı işleri müdürü Mesut Akbulut Bey yapmıştı. Ve demişti ki “Yazılarının Karamürsel kokmasını istiyoruz ve biz okuduğumuz zaman Karamürsel’i hissedebilmeliyiz” Beni hemen bir telaş aldı, tıkanıp kaldım. Nasıl yazılırdı ki Karamürsel nasıl anlatılır dı ki?

Tepeköy’den, Gökçetepe’den, Oluklu Aşıklar Tepesi’nden veya Dereköy’den Karamürsel’i hatta karşı kıyıları gece kuş bakışı izlediğinizde acaba ne kadar zevk alacağınızı mı anlatmalıydım?

Gelenleriniz bilir, gelmeyenlere ise tavsiye ediyorum… Harika sempatik şipşirin bir yer Karamürsel… Huzurlu ve kafa dinlenilecek bir yer, olduğundan mı bahsedeyim ki?

Muhteşem yeşilinden mi? Muhteşem manzarasından mı? Doğa manzaralı müthiş ortam, Karamürsel... Karamürsel dışına çıktığımda özellikle çocukların yanına İstanbul’a gittiğimde o şehrin kalabalığı bana fazla geliyor ve yeniden Karamürsel’e dönmek istiyorum...

Bazen dönüş yolunu Pendik- Yalova feribotu ile yaparım, canım ister Eskihisar- Topçular arabalı vapuru ile bazen de Körfez’i dolaşarak Karamürsel’e gelirim. Dönerken yol bitmek bilmez, yüreğim sıkılır. Ne zaman ki Karamürsel sınırlarına girerim yüreğim kuş gibi hafifler, içimdeki sıkıntılar biter, yeşilin her tonun kokusu denizin yosun kokusu rüzgârla harmanlanır yol boyunca beni sarar sarmalar bütün negatif enerjiyi üzerimden atar. Bunu mu anlatsam acaba?

Karamürsel’e İzmit yönünden geliyorsanız, Altınkemer düğün salonun hemen yanından girerseniz, o güzelim plajı görürsünüz yazın capcanlı, kışın ise yalnızlığın boynu bükük bekleyişinin hüznünü içinizde hissederek sahil boyunca gidersiniz. Hele bir de gece girdi iseniz ışıkların büyüsü sahil boyu sizi sarmalar, içmeden sarhoş olursunuz.

Ya da! Yalova yönünden girdi iseniz şehre hele bir de sabah saatleriyse sahilin esintilerini içinizde hissedersiniz. Arabanızı park edip sahil boyu şöyle yürüyeyim dersiniz sizi geceden kalmış bir Karamürsel karşılar. Yarı uyanık, yarı uyuyan bir Karamürsel’dir bu. Gözler daha açılmamış adeta afyonu patlamamış bir Karamürsel. Sahilde sabah sporunu yapanlar, koşmaya çalışanlar, sohbet ederek yürüyüş yapanlar görürsünüz. Hafif gülümsemeli ama muhakkak “günaydın” diyerek yanınızdan geçenlere çokça rastlarsınız. Birden sarsılır, bu ne güzel enerji dersiniz. Bunun üzerine sahil boyunda bulunan bir çay bahçesine neşe içinde canınız çeker kahvaltı yapmaya oturursunuz. Karşınızda çarşaf gibi bir deniz ve üzerindeki martılara dalar gidersiniz.

Bir daha gelmek istersiniz. Hatta içinizden bir daha ki gelişimde Balık Adası’nda rakı balık yapayım demek geçer. Birden irkilirsiniz, balık tamam da rakı? Balık size hafifçe küser boynu bükük kuru kuru ye beni der. İşte orada bir hüzün kaplar içinizi. Yine de ben rakı balık yapacağım derseniz Karamürsel’in girişinde bulunan geçmişin izlerini ahşap dokusunda taşıyan “Coşkun” a uğrar rakı balık yapıp dostlarla sohbet ederek şehre girmeden çekip gidersiniz. Acaba bunu mu anlatsam?

Yalova yönünde ilk ışıklardan sahile inip sağa doğru 150 metre ileri gittiğinizde sahil tarafında Karamürsel Sualtı Sporları Derneği (KARSAD)’ı görürsünüz. Önce şunun iskelesinde bir çay içeyim diye adım atarsınız, bir çay içersiniz üç gün sonra mavinin derinliklerine dalmaya başlamışsınızdır bile. Siz bile nasıl olduğunu anlayamazsınız. Ya da biraz daha ileri gider deniz üzerinde bir sağa bir sola yelken açan optimistler, piratlar görürsünüz. İzini sürersiniz, Marina kenarındaki Botanik, Yelken Cafe veya iskeleye bağlı gemi Mercan Cafe’ye oturur Karamürsel Yelken Kulübü’nün sporcularını izlemeye başlarsınız. Onların özgürlüğü kıskandırır sizi “ ahh! Bende yelkenli de olsam “ diye düşünürsünüz. Bir süre sonra kıskanma yerini tatlı bir seyre terk eder. Acaba bunu mu anlatsam?             

Duyduğunuz ama gitmediğiniz ya da yaşamadığınız için bilmediğiniz bir şehri tek başınıza gezerken, yanınızda sadece yüreğiniz vardır… Bol bol fotoğraf çekip, gezmek hatta bol bol sohbet etmek ister yüreğiniz. Uzun lafın kısası çok güzel vakit geçirirsiniz Karamürsel’de.

Acaba bunu mu yazsam diye düşünürken bir yazının sonuna gelivermişim. Ben bile anlayamadım. Buram buram Karamürsel kokutamadım galiba. Nasıl ve nerden Karamürsel’i anlatmaya başlayacağımı bilemedim. Yüreğimde, içimde yaşayan kopmayan Karamürsel’i anlatmak çok kolay değil ki!

Yazılarımda Karamürsel’i muhakkak güzel anlatmaya çalışacağım. Ama gerektiğinde eleştireceğim. Eleştireceğim ki her şey güzel hatta en güzeli olsun. En güzel uygulamaları ile en güzel yönetilen kuruluşları ile örnek yer olsun Karamürsel. İçine kapalı değil dışa dönmüş herkesi misafir etmeye gönüllü bilinçli bir Karamürsel oluşsun.

Bu güzelliği el ele gönül gönüle siyaset işin içine girmeden insanca tatlı muhabbet ile yaşamalıyız, yaşatmalıyız. Hadi bu hafta sonu kendiniz için bir şey yapın Karamürsel sahilinde alacağınız o leziz Boşnak böreğini yemeğe gelin. Haftaya tekrar görüşmek dileği ile hoşça kalın sevgili okuyucular.

Bu yazı toplam 1635 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Muzaffer küçükturan
27 Ocak 2016 Çarşamba 10:58
10:58
Hayırlı olsun her zaman takip edeceğim.saygılarımla
B.Aydos
22 Ocak 2016 Cuma 23:00
23:00
Hayırlı olsun gelecek yazılarını heyecanla bekliyoruz karamurselden
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim