• BIST 89.900
  • Altın 144,693
  • Dolar 3,6140
  • Euro 3,9061
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 10 °C
  • Sakarya : 13 °C

Karamürsel’in melekleri

Bilgutay Bağdat

Karamürsel bildiğiniz üzere sürekli değişen ve büyüyen bir ilçe. Özellikle İzmit körfezinin giriş noktasında yapımı süren Osmangazi Köprüsü bittikten sonra Karamürsel’e büyük bir akın olacak. Bu hem avantaj hem de çok büyük dezavantaj. Biz biliyoruz ki bu dezavantajı yaşayacağız, hatta yaşamaya başladık bile. Nerde ise hiç toprak kalmadı. Mahalleler (köyler) de yaşayanlar bir araba veya bir ev için bırak hepsini bir tatil için babadan, atadan kalan topraklarının çoğunluğunu sattılar bile.

Karamürsel köklü bir yerleşim alanıdır. Kendisine has bir toplumu ve Karamürsellilik ruhu vardır. Bu ruh bize geçmişten nasıl miras bırakıldı ise bizimde sonraki nesillere miras bırakmamız gerekir. Ben yıllarca size Karamürsel’in güzelliklerini yazabilirim. Daha önceki haftalarda hatırlarsanız Ereğli mahallesini ele almış ve iki haftalık yazı dizisine sığdıramamıştım. Daha Ereğli mahallesinde bile hal böyle iken, Karamürsel’in tamamını anlatmak, sığdırmak imkânsız. Karamürsellilik ruhunu ve o ruhun güzelliğini korumak zorundayız. Bu bizim vefa borcumuz, kaliteli yaşamak için yapmamız gereken mecburi bir görev. Satırlara, sütunlara sığmayan bu ruh hiçbir siyasi menfaate alet olamaz ve bunu siyasi malzeme olarak kullanmak kimseye fayda sağlamaz. Her siyasi görüşten insanın tarafsızca ve el birliği ile ruh anlayışıdır. Yoksa bu ruhu kaybettiğimiz bir anda Gebze gibi, Dilovası gibi, Körfez gibi, Gölcük gibi hatta o güzelim Hereke gibi yok oluşun içerisinde hep beraber yok olur gideriz. Yerli halkının yok edildiği bir yer asla güzelliğini ve benliğini koruyamaz taş yığınları içinde tükenmiş, yitik bir şehre dönüverir. Tıpkı Altınova’nın o meşhur elma, şeftali bahçelerini kaybettiğimiz gibi Karamürsel’i Karamürsel yapan o ruhu kaybederiz.  

Birbirini tanıyan, koruyan komşular, selamını eksik etmeyen esnaf gider, yerini birbirine yabancı bir topluluk kalır.

Karamürsel’in çocukluğumdan beri bildiğim insanlarına adeta melek gibi yardım eden, Karamürsel’in o tarifsiz ruhunu içinde yaşayan nezih hanımefendilerinin toplandığı bir yardım kuruluş vardır. Sohbetlerine bayılacağınız bir topluluk. Karamürsel ruhunu en iyi şekilde yaşatan yaşayan ve Türkiye’nin en profesyonel yardım kuruluşlarından biri; Karamürsel Yardımseverler Derneği.

Onlar yaptıkları yardımları hiçbir şekilde dışarıya duyurmazlar, reklamı sevmezler kendi ceplerinden topladıkları paralarla çocuk okuturlar. Karamürsel’in bu koruyucu melekleri sessiz sedasız her gün Karamürsel’in her yerinde yardım yaparlar ve bunu hiç kimse bilmez, duymaz. Yine Karamürsel ruhunu sonsuza kadar yaşatabilmek için bir ilki yaptılar. Fakat bu sefer ilk defa ses getiren, seslerinin duyulmasını istedikleri bir olayı gerçekleştirdiler.

Kendisini beğenin veya beğenmeyin ama siyasi yapısını bir kenara bırakarak ve bu konuda sade/sadece Karamürsel evladı olarak görevini yerine getirmek isteyen Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım’ı da yanlarına alarak Karamürsel ruhunu taşıyan tüm Karamürselli hanımefendileri bir kahvaltı da bir araya getirdiler.

Ve bu kahvaltı kesinlikle bir siyasi yapı, siyasi zihniyet taşımayan tüm Karamürsellileri kucaklayan bir kahvaltı oldu.  Yaptıkları bu güzel hareket için başta Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım’a ve o Karamürsel ruhunu tertemiz temsil eden yaşayan Karamürsel melekleri Yardımseverler Derneğinin yönetim kuruluna, Dernek Başkanı Aynur Doğansoy’a çok teşekkür ediyorum.

Bir ilk gerçekleşti. Her düşünce ve yapıda Karamürselli hanımefendiler o toplantıda vardı. Çok güzel bir kaynaşma, dayanışma örneği veren bir kahvaltı oldu. Karamürsel’in tüm köklü aileleri o kahvaltıda vardı.  Ben doğal olarak katılmadım ama eşim Hacer Hanım kahvaltıdaydı. Eşim, yapılan bu çalışmanın Karamürsel için fayda sağlayacağını ve her Karamürsellinin elini bu taşın altına sokması gerektiğinin sürekli altını çiziyor.

Karamürsel’in geleceği ile ilgili endişeler taşıyan ben ilk defa korkularımdan uzaklaştım. Eğer Karamürsel ruhunu gelecek nesillere taşıyabilirsek yemyeşil doğası korunmuş bir Karamürsel’i görmeye devam edebileceğiz.

Karamürsel ruhunu yansıtan komşularla iyi ilişkiler, selamlaşma kültürü yardımlaşma kültürü, büyük küçük herkesin birbirini tanıma saygı duyma kültürü Karamürselli bayanların birbiri ile dayanışması sonucunda devam edecektir.

Çark işlemeye bir başladı mı, ne meşhur zeytin bağları, ne doğa yürüyüş alanları, ne o balık lokantaları, ne o güzelim gün batımını seyrettiğimiz alanlar kalır. Çarkın dişlileri arasında yok olmuş parası olan kişilere has etrafı yüksek duvarlarla çevrili ve komşuluk ilişkilerinin yok olduğu villalar, siteler, oteller ve yapay yürüyüş alanları çevremizi kaplar ve bizler nefes bile alamayız. Alamadığımız gibi birbirimizden uzak yalnız yaşayan insanlar olarak cenazelerimizi bir iki kişi ile kaldırır hale geliriz.

Teşekkürler Karamürsel’in melekleri, teşekkürler siyasi kimliğini bir kenara bırakarak bu konuda ve sadece Karamürsel ruhu için adım atan İsmail Yıldırım.

Eee! Tabi bu atılan adımın devamını istiyoruz. Sadece kahvaltılarda değil haftalık, aylık olarak ruhu içinde hissedenleri yani hepimizi toplamanızı bekliyoruz.

    

     

Bu yazı toplam 1806 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Emir Kıray
27 Mayıs 2016 Cuma 02:10
02:10
İşte Yalova bitti.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim