• BIST 107.489
  • Altın 142,921
  • Dolar 3,5608
  • Euro 4,1464
  • Kocaeli : 32 °C
  • İstanbul : 31 °C
  • Sakarya : 32 °C

Karaosmanoğlu, Pirelli’ye giderken yanına Şükrü Karabalık’ı neden almadı

M.Tanzer Ünal

Herkesin dikkatini çekti…
Nasıl çekmesin?
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, salı günü, “ekibiyle” birlikte Pirelli Lastik Fabrikası’na gitti ve giderken yanına Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’ı almadı.
“Ne var bunda?” diyeceksiniz.
İki şey var…
BİR: Pirelli, Kartepe İlçesi sınırları içinde… Büyükşehir Belediye Başkanı, bir ilçedeki bir kuruma giderken, yanında o ilçenin belediye başkanının da bulunması usul gereğidir.
İKİ: Yanında Şükrü Karabalık yok, ama danışmanı Gültekin Görüm var… Gültekin Görüm’ün, önümüzdeki seçimlerde Kartepe Belediye Başkanlığı’na AKP’den aday gösterilmesine “büyük olasılık” olarak bakılıyor.
İşte bu nedenle…
Karaosmanoğlu’nun, Pirelli’ye Şükrü Karabalık’la değil de Gültekin Görüm’le gitmesi, çok anlamlı.
Bence, bu bir “işaret”!
İbrahim Bey, Kartepe’de, Şükrü Karabalık’ın üstünü çizdi, Gültekin Görüm’ü işaret ediyor.

*********

Okullar podyuma dönüşecek. Allah, anne ve babalara kuvvet versin!
Sonradan görmeliğin…
Gösteriş merakının…
Marka bağımlılığının…
Egemen olduğu ülkemizde, okullarda “kıyafet serbestliği” getirildi.
Artık gelecek ders yılından itibaren…
Zengin çocukları “zenginliklerini”…
Gariban çocukları da “garibanlıklarını” giyerek okula gidecekler.
********
Eğitim yıllarını Anadolu’da geçirmiş biriyim.
İlk mesleğim de öğretmenlik…
İzmit Lisesi’nde 12 yıl öğretmenlik yaptım.
Tebeşir tozu soludum…
Öğrencilerle haşır neşir oldum.
İki çocuk okuttum.
Şimdi de torunlarım eğitim çağında.
Anlatmak istediğim…
Dışarıdan “gazel” okumuyorum, “eğitimin içinden” geliyorum.
Alınan karar yanlış!
Bunun savunulacak hiçbir yönü yok!
Türkiye’nin “sosyoekonomik” yapısına uygun değil.
Ülkemizde, “gelir dağılımı adaletsizliği” inanılmaz boyutlarda.
“Orta sınıf” yok oldu.
“Aşağıdakiler” ve “yukarıdakiler” var.
Yerde sürünenler…
Ve bulutlar üstünde sefa sürenler…
Böyle bir yapı, yetişkin insanlar yönünden sorun mu?
Elbette sorun, ama fazla değil.
En nihayet yemek yedikleri, giyindikleri, alışverişe gittikleri ve tatil yaptıkları yerler farklı.
Öğrencilik dönemi öyle mi ya?
İstisnaları, istisna tutarsak…
Zengin çocuğu da…
Gariban çocuğu da…
Aynı okulda…
Aynı sınıfta…
Hatta aynı sırada, birlikteler.
Yan yana oturuyorlar.
Kıyafet, öğrencileri “eşitliyor”du.
Bu uygulama, “eşitsizliği” herkesin gözüne sokacak.
Gariban ailelerde…
Öğrencilerin psikolojisi…
Anne ve babaların ise morali bozulacak.
Türkiye için kesinlikle doğru bir uygulama değil.
Şimdiye kadar…
Zengin-fakir göz önüne çıkmıyordu.
Şimdi çıkacak…
Şimdiye kadar…
“Tek tip elbise giyiyorum” diye hiçbir çocuğun gururu incinmiyordu.
Ama şimdi…
“Kıyafet serbestliği”, gariban öğrencilerin gururunu kıracak.
Okullarda, “her gün farklı giyinme” ve “marka giyinme” yarışı başlayacak.
Okullar “podyuma” dönecek…
Ailelerin gelir boyutları, okullara, sınıflara taşınacak.
Zengin ve fakir öğrenciler, birbirlerine “farklı gözle” bakmaya başlayacaklar.
Birbirlerinden uzaklaşacaklar…
Öğrenciler, derslerine değil, arkadaşlarının kıyafetlerine dikkatlerini vermeye başlayacaklar.
Bunun ezikliğini yaşayacaklar.
Onların bu psikolojisi, evlerde sorun yaratacak.
Anne ve babalar, çaresizliğe düşecek.
Strese girecek…
Bu serbestlik, varlıklı ailelerde bile sıkıntı yaratacak.
“Yarın ne giysem?” yaşı küçülecek.
Sabah saatlerinde, çocuk ile anne arasında “kıyafet beğenmeme” kavgası yaşanacak.
*******
Geçelim bunları!
Eğitim, klasik anlamda “disiplin” demektir.
Kıyafet de disiplinin bir unsurudur.
Gelişmiş ülkelerde bile “kıyafet serbestliği” yanlışından dönülmeye başlandı.
Öğrenciler arasındaki “giyim kuşam rekabetine” artık onlar da izin vermiyorlar.
Tek tip kıyafete dönüyorlar…
*******
Özetle…
Okul üniformaları, fakirliği de zenginliği de gizliyordu.
Hiç olmazsa öğrencilik yıllarında, insanlar arasında “eşitlik” sağlıyordu…
Şimdi bu ortadan kalkıyor.
Herhalde…
AKP, “Zengin zenginliğini, fakir fakirliğini bilsin” diye mi düşünüyor, ne!





Hüseyin Çelik, KSO Meclisi’ne neden geldi?
******
İlk duyduğumda, ben de garipsemiştim.
Hüseyin Çelik…
AKP Genel Başkan Yardımcısı…
Eski Milli Eğitim Bakanı…
Kocaeli Sanayi Odası’nda acaba “sanayi” ile ilgili ne konuşacak?
Tahmin ettiğim gibi…
Çelik, konuşmasında eğitime değindi, “Göç alan illerde sınav derecesi beklenmemeli” dedi.
Konuşma yaptığı çarşamba günü akşama doğru Başkan Ayhan Zeytinoğlu’nu aradım.
“Neden Hüseyin Çelik?” diye sordum.
İsim vermemişler…
Partilerden, “ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcılarından birinin”, konuşma yapmak üzere görevlendirilmesini rica etmişler.
Hüseyin Çelik gelmiş…
Ayhan Bey’in söylemesine göre…
Önümüzdeki günlerde, CHP ve MHP’den de “genel başkan yardımcısı düzeyinde” konuşmacılar gelecek.

İbrahim Karaosmanoğlu, ne kadar çevreci?
*******
Bazı kişilerin, “çevrecilik” edebiyatına bayılıyorum.
Bir yatırım yapılacak, hemen “çevreci” bayrağını açıp, yaygaraya başlıyorlar.
Bunların “çevreciliğini” 40 yıldır izliyorum.
Değişen bir şey yok.
Hep aynı kafadalar…
“Yatırım yapılsın, ama çevre de korunsun” diye düşünmüyorlar…
“Çevre kirleniyor, kesinlikle yatırım yapılmasın” görüşündeler.
Yıllardır, aynı tür “hava atmaya” bayılıyorlar.
Yapılan yatırımlardan da en fazla kendilerinin menfaat sağladıklarını, bilen biriyim.
Şimdi tutmuşlar, Yanık’ta açılacak taşocağı konusunda, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na söylemediklerini bırakmıyorlar.
Neredeyse “çevre düşmanı” ilan edecekler.
İbrahim Bey’le bir süredir aramız soğuk.
Konuşmuyoruz, gidip gelmiyoruz, karşılıklı olarak birbirimize mesafeliyiz.
Ama ben, “çevre” konusunda Karaosmanoğlu’na kesinlikle “haksızlık” yapıldığı kanısındayım.
İbrahim Bey, her konuda eleştirilebilir, çevre konusunda eleştirilemez.
5 milyon ağaç dikilmesini sağlayan kişi, “çevre düşmanı” olamaz.
Hakkını teslim etmek lazım!
Kendisi, gelmiş geçmiş “en çevreci” başkan!

Bu yazı toplam 1214 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim