• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Kocaeli : -2 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • Sakarya : -2 °C

“Kayden bekar” ve “kanunlar dairesi”nde basın özgürlüğü

M.Tanzer Ünal

Yıllar önce anlatmışlardı…
Ankara’da bir bayan gazeteci…
Hayatında hiç evlenmemiş, ama pek çok erkek arkadaşı olmuş…
Yazdığı haberler nedeniyle sık sık hakim karşısına çıkar, ifade verirmiş.
Biraz da argo ifadeyle “fırlama” bir tip…
“Adınız soyadınız?”
“………………………”
“Medeni durumunuz?”
“Kayden bekar…”
Hakim, ilk zamanlar anlayamamış.
“Kızım ne demek kayden bekar? Evli misin, bekar mı?”
“Kayden bekar, efendim…”
***
Her 24 Temmuz’da…
Yani Türk basınında sansürün kaldırışının yıldönümünde…
Anlatılan bu “Kayden bekar” olayını hatırlarım.
Bizde de “Basın özgürlüğü” var mı, var…
“Kanunlar dairesi”nde var…
“Kayden” var…
Anayasa’nın “Basın Hürriyeti” ile ilgili 28’nci maddesi, “Basın hürdür, sansür edilemez” der.
Gördüğünüz gibi, var mı var…
Kitap öyle yazıyor.
Ama ırzına geçilmiş…
Sadece kağıt üzerinde “kaydı” kalmış.
Tıpkı Ankaralı gazetecinin “Kayden bekar” olayında olduğu gibi…
***
Pazar günü “Basın Bayramı” idi.
Yani Türk Basını’ndan sansürün kaldırılışının 103’ncü yıldönümü…
Ne kadar komik…
Böyle bir bayram konmuş ya…
Bizim “törenciler”, işlerini güçlerini bırakıp, “anlı şanlı” bir şekilde bu bayramı kutladılar.
Basın özgürlüğü konusunda Türkiye’nin içinde bulunduğu “kötü durumu” düşünmeden…
Hesapta, sansürün kaldırılışının üzerinden 103 yıl geçmiş.
Ancak dönüp bugüne baktığımızda, sanki hiçbir şey değişmemiş gibi.
Şu anda, sadece gazetecilik faaliyeti nedeniyle açılmış, üç binden fazla dava devam ediyor.
Gazeteleri ve gazetecileri baskı altına alıp, susturma çalışmaları da olanca hızıyla sürüyor.
İktidara dokunan, yanıyor…
Çalıştıkları gazete veya televizyon kanallarından hemen kapı önüne konuyor.
Polisin veya savcının, “Gizli örgüt üyesi” demesi, sizin sorgusuz sualsiz cezaevine atılmanız için yeterli.
Cezaevine girdiğinizde, neyle suçlandığınızı bir türlü öğrenemiyorsunuz.
Aradan yıllar geçmesine rağmen, hakkınızda iddianame hazırlanmıyor, yargılanma süreci başlamıyor.
Henüz yayımlanmamış bir kitap için dahi hapse girebiliyorsunuz.
Gazete üst yönetimleri, yazarların siyaset yazmalarını yasakladı.
Ünlü köşe yazarları, ya “yandaş” gazeteci oldu, ya da incik bocuk yazmaya başladılar.
Gazeteler, şimdiye kadar görülmemiş derecede ekonomik baskı altında.
***
Bizden bir örnek vereyim.
Hatırlarsınız, aylar önce Kartepe Belediyesi ile ilgili bir hafta süren yayın yapmıştık.
Aradan bir ay geçti, Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’nden bir zarf…
Şu şu tarihlerde Kartepe Belediyesi ile ilgili yazı yazmışsınız, hakkınızda şikayet var, savunmanızı gönderin!
Allah Allah…
Bu gazete 37 yıldır çıkıyor, böyle bir davranış görmedi.
1975’ten beri kaç hükümet gördük…
Nice başbakanlar geldi geçti…
Hiçbir dönemde belediye haberi nedeniyle bizden “idari hesap” sorulmadı.
Bakın “idari hesap” diyorum.
“Adli hesap” her zaman soruldu, biz de her zaman kendimizi savunduk.
İlk defa oluyordu.
Bizzat kendim savunma yazıp gönderdim.
Yazdığımız her kelimenin her cümlenin arkasında olduğumuzu, hepsinin belgesi bulunduğunu belirttim.
10 gün sonra bir zarf daha…
Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulu, Kartepe yayınından dolayı gazetemize üç gün “Resmi İlan kesim cezası” vermiş.
O günlerde, Kartepe Belediyesi’nin hurdacı başkanı, gazetemiz ve şahsımla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na da suç duyurusunda bulunmuş.
Gidip, ifademizi verdik…
Savcılık, yazılarda suç unsuru bulmamış olacak ki, takipsizlik kararı verdi.
Kararı ekledim, Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne itiraz ettim.
Dedim ki: “Aynı konuda Savcılık suç unsuru görmedi, takipsizlik kararı verdi, siz de gazetemize verdiğiniz 3 günlük Resmi İlan kesim cezasını kaldırın!”
Cevap: “Bizim prosedürümüz başkadır, kaldıramayız.”
Ve ceza uygulandı.
***
Söylemek istediğim şu.
Türkiye’de basın hürmüş… Sansür yokmuş… Hepsi palavra…
Hele hele AKP iktidarında.
İşte olup bitenler ortada…
Ben 63 yaşındayım, basına bu kadar baskı uygulanan bir başka dönem hatırlamıyorum.
“Basın hürriyeti” mi?
O, “kayden” öyle!

Bu yazı toplam 1311 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim