• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 11 °C

Kaynaklarımızı betona gömdük, ya şimdi ne yapacağız?

M.Tanzer Ünal

Normalde…

Tasarruf oranı düşük, sürekli finans sıkıntısı çeken ülkeler…

Zar zor temin ettikleri kaynakları öncelikle “üretime” yatırırlar…

Sanayi tesisi yaparlar, üretirler, ürettiklerini ihraç ederler, zenginleşirlermiş.

Zenginleşince, varsa önce borçlarını öderler, sonra da vatandaşlarını “daha iyi konut” ve “daha iyi ev” almaya özendirirlermiş.

Yani…

Daha iyi konut ve daha iyi ev, “borçla” değil, “kazanılan paralarla” satın alınırmış.

Biz yıllardır tam tersini uyguluyoruz.

Tasarruf oranımız çok düşük, yüzde 12 civarında…

Ülkemizde finans birikimi olmadığından, dışarıdan borç alıyoruz…

Aldığımız bu borç, bankalar aracılığıyla vatandaşlara kredi olarak dağıtılıyor…

Sevgili vatandaşlarımız da bu paralarla “konut” ve “otomobil” satın alıyor.

Çünkü devlet, vatandaşları konut ve otomobil almaya teşvik ediyor.

Bakın, her taraf dağ taş konut!

Herkesin altında araba!

Son yıllarda, yurt dışından güçlükle temin edilen kaynaklar taşa, toprağa, betona yatırıldı.

Devasa kamu binaları, rezidanslar, AVM’ler yapıldı…

Lüks konut, lüks otomobil, rezidans ve AVM’ler; kişilerin “saygınlık”, ülkemizin “zenginlik” ölçütü oldu.

Evin var, saygınsın…

Otomobilin var, saygınsın…

Çok kredi kartın var, saygınsın…

Son model cep telefonu kullanıyorsun, saygınsın…

İşte bu sahte “saygınlık hevesi” insanlarımızı borca batırdı.

Halen ülkemizde 19 milyon 554 kişi, “kazanmadan saygın olma” peşine düştüğünden, “tüketici kredisi” kullanıyor.

Ülkemiz de; kentlerdeki lüks konut ve AVM’lerle, caddelerdeki lüks otomobillerle, herkesin elindeki pahalı telefonlarla çok zengin ülke olarak görünüyor, çok!

İnsanlarımız da, ülkemiz de “borçla fiyaka” satıyor.

 

Deniz tükendi, şimdi ne yapacağız?

“Hem kel, hem fodul” diye ifade edilen bir deyim var ya, aynen öyleyiz.

Tasarruf etmiyoruz, harcadığımız para bizim değil…

Yurt dışından temin ettiğimiz kaynakları da konuta, rezidansa, AVM’lere, gereksiz kamu binalarına ve lüks otomobillere harcadık…

Dünyada “bol para” dönemi bitti, bundan sonra uygun fiyatla istediğimiz kadar borç para bulamayacağız…

Söyler misiniz ne yapacağız bundan sonra?

Oysa doğrusunu yapsaydık…

Temin ettiğimiz kaynakları öncelikle sanayi yatırımlarına harcasaydık…

Sürekli para kazanan, zengin bir ülke haline gelecektik.

Ya şimdi?

Aldığımız borçları taşa toprağa gömdük…

Ortada “borç” var, “para” yok…

Para kazandıracak sanayi tesisi yok…

Bilgi yok, bilim yok, teknoloji yok…

Bilgi, bilim ve teknoloji üretecek eğitim sistemimiz yok…

Elimizi açıp Allah’tan yardım mı dileyeceğiz?

Ülke olarak, son yıllarda elimize geçen “bol ve ucuz kaynak” fırsatını ne yazık ki değerlendiremedik.

Bunu anlatmak istedim.

Yaşadığımız hayat, hak ettiğimiz hayat değil, bunu söylemek istedim.

 

Kadınlara hakaret et, ödülünü al

O müdür.

Burdur Milli Eğitim Müdürü Mahmut Bayram…

Hani sosyal medyada kadınları aşağılayan bir mesaj paylaşmıştı, “Bir kadın evinden süslenip çıkıp evine dönene kadar kaç erkeğin şehvetini tahrik etmişse, o kadar erkekle zina yapmış gibidir” demişti…

İşte o müdür, kadınlara hakaret etmenin, kadınları küçük düşürmenin ödülünü aldı.

2.5 yıldır “vekâleten” baktığı Burdur Milli Eğitim Müdürlüğü’ne “asaleten” atandı.

Böylece ne mi oldu?

Bulunduğu görevde yükselmek isteyen “kendini bilmezler”e yol gösterilmiş oldu.

İş değil…

Vallahi iş değil!

 

Psikolog, diyor ki…

Psikolog Alanur Özalp’a sormuşlar:

“Neden bu kadar öfkeli, saldırmaya hazır bir toplum olduk? Herkes neredeyse bir kavga çıksa diye bakıyor…”

Cevap:

“Geleceğini tam olarak göremeyen insanlar, öncelikle kendilerini düşünürler. Kendilerini başkalarına kapatırlar, kendilerini korumak için sürekli öfkelenirler. Aslında toplumun önemli bir kısmına öfke tedavisi yapılması gerekir. Ama bundan önce kişilerin geleceğinin güven altına alınması şarttır.”

 

Ömer Koç ve 15 Temmuz

Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı…

Geçenlerde katıldığı toplantıda önemli bir konuşma yaptı.

“Güçlü bir ekonominin güçlü bir demokraside var olabileceğini” söyledi.

Şöyle dedi:

“15 Temmuz’da yaşadığımız acı tecrübeleri bir daha yaşamamak için, aklını ve vicdanını başkalarına ipotek etmeyen, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün deyimiyle, ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller’ yetiştirmek hepimizin boynunun borcudur. Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmanın önemini bir kez daha vurgulamak isterim. Çağdaşlaşma, çağı yakalamak ancak akılcı ve istikrarlı bir eğitim sistemi ile mümkün olabilir.”

Ömer Koç, ne güzel özetlemiş.

İtirazı olan var mı?

 

Galatasaray inşallah bu işin öncüsü olur

Biliyorsunuz Türkiye’de futbol kulüpleri tam çiftlik!

Milyonlar, milyarlar döner, ama her nedense “dermek statüsü” ile yönetilir.

Bazılarının göstermelik şirketleri de vardır…

Yönetime seçilenler; uçuk kaçık transfer yaparlar, kulübü akıl almaz rakamlarla borçlandırırlar, çeker giderler.

Sonunda, en nihayet vergi borçlarından sorumludurlar, diğer borçlar daha sonraki yöneticilere kalır.

Vergi borçları da zaten düzenli olarak ödenmiştir.

(Hepsinde değil… Bizim Kocaelispor gibi vergi borçları dağ olmuş kulüplerin sayısı az değil)

Yeni yöneticiler, eski borçların bir kısmını öderler, ödediklerinden daha fazla borçlanırlar.

Borç, kartopu gibi büyür gider…

Kulüplerin çoğu borç batağındadır.

***

Geçenlerde Galatasaray Yönetim Kurulu, Türk futbolunun bu çıkmazını görüşmüş.

Demişler ki, “Tüzükte değişiklik yapalım… Yıllık bütçeler gerçekçi ve denk yapılsın, bütçe aşılırsa aradaki borç toplamını yönetim kurulu ödemek zorunda kalsın…”

Önümüzdeki genel kurulda, yönetim kurulunun bu kararı “genel kurul kararı” haline getirilecekmiş.

Yani bu yönde tüzük değişikliği yapılacakmış.

Çok hoşuma gitti.

Galatasaray inşallah bu kararını yaşama geçirir…

İnşallah diğer kulüpler de kısa zamanda benzer kararlar alır.

Böylece kulüplerimiz, hesapsız kitapsız harcama yapan yöneticilerden kurtulur.

Bu yazı toplam 2013 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ahmet
19 Ekim 2016 Çarşamba 10:16
10:16
Tanzer bey elinize sağlık o kadar kısa ve öz izah etmişsinizki, bu savurganlığın ülkemize ve yeni nesile çok pahalıya mal olacağı açıktır, maalesef başkalarının paralarıyla hovardalık yapılıyor.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim