• BIST 99.639
  • Altın 141,794
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • Kocaeli : 14 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 14 °C

KAZANANLAR – KAYBEDENLER

Fikret Gökmen

 

 

Türkiye’de geçtiğimiz Pazar günü seçimler yapıldı. Binlerce başkan adayı kazandı, bir o kadarı da kaybetti. Aslında kazanan da kaybeden de bizim. İnternette kazanmak ve kaybetmek üzerine bir yazı gördüm. Güne çok uygun düşeceği inancıyla paylaşmak istiyorum.

 

Kazanmak ve kaybetmek…
İkisi de aynı cümlede çok kullanılan ayrı kelimeler…
Tabiî ki herkes kazanmak ister…
Nerden çıktı diyeceksiniz?
Bazen insanın belleğini meşgul eden şeyler vardır…
Her zaman her yerde söyleyemezsiniz…
Ruh halinize göre söylemek istersiniz…
Paylaşmak istersiniz… Rahatlarsınız…
Bir bakarsınız çok kişi aynı şeyleri yaşamıştır…
Birçok kişinin kafasını meşgul etmektedir…
Yalnız sizi meşgul eden şeyleri yazdığınızda artık sizin olmaz…
Birçok kişinin olur… O zaman daha da rahatlarsınız…
Kazanmak elbette keyiflidir
Güçtür, zaferdir...
Kazandığınızda artarsınız.
Etrafınızda gülümseyen kalabalıklar,
İlgi alanınıza girmeye çalışanlar.
Hepsi yanınızdadır; elinizin altında...
Kaybetmek ise; kazanmanın arka penceresidir.
Yüksek bir tepeden hızla düşmek gibi bir şeydir.
Nefes nefese irtifa kaybedersiniz.
Telaşınız, yürek çarpıntınız düşme hızınızı kesmeye yetmez.
Şaşırırsınız...
Kimse yoktur etrafınızda...
"Muhteşemsin, mükemmelsin, sen her şeyi bilirsin, en iyi sensin" replikleri gizlenmiştir kuytularda bir yerlere...
Duyamazsınız...
Artık sıradansınızdır; ne gücünüz kalmıştır ne elektriğiniz.
Terk edilirsiniz, vefasız bir âşık gibi...
Kazanmak ve kaybetmek;
Aslında yaşadığımız sürece hayatımızdaki tiyatronun her perdesinde vardır bu tezat.
Aşkta, sağlıkta, dostlukta, parada, kariyerde, politikada… Uzayıp gider liste.
Siz aynı sizsinizdir; yani kazanırken de, kaybederken de...
Değişen sadece şartlardır, bir de ruhunuz.
Zekânız, duygularınız, içgüdüleriniz ve kazanma hırsınız uğraş verir; savaşırsınız.
Gözleriniz parlar tutkuyla.
Kimi "Zafere giden her yol mubahtır" mantığıyla girişir.
Çok azı "Erdem önce gelmeli" diye düşünür.
Çoğunluk; kazanmayı çok ister ama yolunu bilmez,
Ya da başkalarının etkisiyle yanlış yollar seçer.
Aslolan kazanırken de, kaybederken de ilkeli olmaktır.
Bedel ödemeye hazır olmaktır.
Başkalarını suçlayarak, yaptığınız hataları görmezden gelerek, kayıplarınızı zafere dönüştüremezsiniz.
Onurlu olmak; öz eleştiriyi beraberinde getirir ve gerektiğinde de çekip gitmeyi.
Aslında giden değil kalandır terk eden, giden de bunun için gitmiştir zaten.
Siz aynı sizsinizdir.
Kazanırken de, kaybederken de.
Değişen; kirlenen ruhunuz, yakan, yıkan hırsınızdır.
Bunun da kimseye artısı yoktur.
Kaybettiğinizde çekilmesini, gitmesini bilmelisiniz.
Esas zafer budur.

Bu yazı toplam 1789 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim