• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 11 °C

Kedinin hastane kantininde ne işi var

Bülent Ekinci


Derince Araştırma Hastanesi’nin kantinine hiç gittiniz mi?
Hastane acil servisinin hemen karşısında bulunan kantin şahsına muasır özellikler taşıyor.
Bir kere kantine girdiğinizde ağır bir yağ kokusu var. Bu sebepten içeride oturmak pekte mümkün olmuyor.
Malum bu karda kışta, dışarıda da oturulmaz.
Geçtiğimiz gün hastaneye gitmiştim. Bir ihtiyacı almak için kantine uğradığımda ise ilginç enstantanelerle karşılaştım.
Kantinin girişinde köpekler cirit atıyordu. Onları aşıp kantinin kapısına ulaştığımda camdaki yazı dikkatimi çekti.
“Dışarıdan yiyecek getirmek yasaktır” yazıyordu.
Garipsedim.
Çünkü burası bir hastanenin kantini, şehrin merkezindeki bir cafe değildi. Hasta yada hastaya refakat eden biri, kantindeki tost yada hamburgerle beslenmek istemeye bilir. Neyse çok fazlada aldırmadım ve içeri girdim.
Ancak içeri girdiğimde çok ama çok tuhaf bir şeyle karşılaştım. Kantinin mutfak bölümünde bir sandalyenin altında o kedi vardı.
Hangi kedi? Diyeceksiniz.
Aylar önce bir kez daha gittiğim hastane kantininde bir sandalye üzerinde oturan o kedi.
Bu kez mutfaktaki sandalyenin dibinde yatıyordu.
Şaşırdım. Demek ki bu kendi bu kantinin içinde yaşıyor. Üstelik mutfak kısmında…
Bu manzarayı gördükten sonra kapıdaki yazıya iyice kızdım.
Ben şahsen bir kedinin bulunduğu mutfaktan çıkan tostu ya da başka bir yiyeceği yemem.
Kimsenin de yemesine müsaade etmek istemem.
Alışveriş yapmadan çıktım.
Ancak hastaneye yakın olan tek kantin burası.
Hem dışarıdan yiyecek getirmek yasak olacak, hem de sen mutfağında kedi besleyeceksin.
Yok böyle bir lüks.
Umarım sağlık il müdürlüğü bu kantinle ilgili gerekli uyarıyı yapar.
Ben sokak hayvanlarına düşman değilim. Bende kapımda kedi -köpek besledim. Hatta hayvan barınağından alarak besledim. Ama insan sağlığı hayvan sevgisinden daha önemli
Mutafta kedi beslenmez.

+

Konferanslar belediye
başkanlarını koltuğundan edebilir

Ak Parti henüz ilçe belediye başkan adayları açıklamadı. Açıklamadığı gibi de işin garibi süreç uzadıkça uzadı.
Her kafadan bir ses çıkıyor.
herkese göre ise kendi aday gösterilecek.
Son yapılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonları da sürecin uzamasına neden oldu. Gülen cemaatiyle arası iyiden iyiye açılan Ak Parti, adaylarını belirlerken sadece kamuoyu yoklaması, temayül ve hakkında soruşturma açılıp açılmadığına değil, adayların Gülen cemaatine yakınlığını da araştırır oldu.
Son günlerde herkes bu meseleyi konuşuyor. Ak Parti, Gülen’e yakın olan aday adaylarını, aday ilan etmeyecek.
Ak Parti kendince haklı. Cemaate karşı bir önlem almak istiyor.
Cemaati, örgüt olarak lanse eden Ak Parti, Gülen Cemaatini istenmeyen oluşum olarak ilan etti.
Durum böyle olunca adaylık bekleyen aday adaylarını da öyle bir telaş aldı ki sormayın gitsin.
Kimleri telaş aldı?
Gülen ve ekibine yakın olanları.
Mesela Ali Bulaç’ı konferansa davet eden başkanları, Mustafa Armağan’ı getiren belediye başkanlarını, Ahmet Haluk Dursun’u getiren belediye başkanlarını.
E tabi birde şimdi Nazlı Ilıcak çıktı.
Bu isimlerle münasebeti olan belediye başkanlarının işi zor görünüyor.
Düşünün birde bu isimlerin tümünü belediyeye konferans versin diye getiren belediye başkanları var.
İşte o belediye başkanı ya da başkanları soğuk ter atmaya başladı.

+

Gazetecilere emniyete giriş yasağı koyanlar !
YÜZÜNÜZ HİÇ Mİ KIZARMADI?

Yeni alınan karara göre gazeteciler artık emniyet müdürlüklerine giremeyecek. Tebrik ederim, yolsuzlukla mücadelenin temel ilkesini yerine getirdiniz. Gazeteciler haber yaparsa yolsuzlukla mücadele edemezdiniz zaten.
Aldığınız karardan ötürü hepinizi kutluyor tek tek gözlerinizden öpüyorum.
Yağmurlu havada bir bardak su bile vermeyin bu gazetecilere.
Olur mu ya, Allah aşkına, olur mu böyle saçmalık.
Bu yasakla ne yapmış olacaksınız?
Vatandaşın haber alma hakkına sansür uygulanmış olacaksınız. Araştırmacı gazetecilik yavaş yavaş bitireceksiniz
Eh bu saatten sonra polis muhabirleri de çiçek böcek haberleri yapmaya başlar herhalde.
Adliyede fotoğraf çekmekte yasak, hırsızın, arsızın, uğursuzun, fotoğraflarını yüzü açık vermekte yasak…
O yasak bu yasak…
Bu kadar yasağın içinde hadi yap bakalım haberini de göreyim.
Yasaklarla dolu bir çevrede neredeyse haber yapmak ta yasak…
Ben yıllarca polis muhabirliği yaptım. Eskiden polisle birlikte operasyonlara giderdik. Cinayet haberlerini polis birlikte takip eder ve bilgilerimizi paslaşırdık.
Kimi zaman biz onlara bilgi verirdik, kimi zaman onlar bize.
Defalarca katil zanlısını polise - jandarmaya teslim ettiğimizi bile hatırlarım.
Son alınan karar bana göre siyasi bir karardır. Yapılan uygulama olan biteni kamuoyundan gizleye bilmenin tek yoludur.
Bizler kamu görevi yapıyoruz. Hem de devletten maaş almadan gönüllü olarak kamu görevi yapıyoruz. Yıllarca, yavaş yavaş elimizden alınan haklar yüzünden gazetelerin kalitesinin düştüğüne tanık olduk. Yine filler dövüştü çimenler ezildi, yine var olan haklar kısıtlandı. Operasyon sonrası fatura yine gazetecilere kesildi. Hadi hayırlısı…


+

Gökçe’den rüşvet ve yolsuzluk
operasyonuna esprili bir yorum

Avukat Sertif Gökçe İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından başlatılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından yaşanılanları alaylı bir şekilde eleştirdi. Gökçe bu eleştirisini Facebook üzerindeki sayfasından yaptı.
“Tek teselimiz Ebru Gündeş'in ' O ses Turkiye' programindan istifasi olacakti ama o da vazgecmiş herhalde. Kadin da hakli hırsizlik oguldan babaya gecmiyorsa; kocadan karı'ya hic geçmez:))” şeklinde bir paylaşım yapan Sertif Gökçe, operasyonda adı geçen bakan ve çocuklarına alaylı bir “GİDER” yaptı

KOÇ-DER, yaşam merkezinin
tadilatı için kermes düzenliyor

Kentimizde Otizm’in ne demek olduğunu KOÇ-DER Başkanı İlkin Kılıçaslan sayesinde öğrendik. Otistik çocukların varlığını ve çokluğunu onun sayesinde fark ettik. Yaratılan farkındalık etkinlikleri sayesinde biraz daha net görebildik bazı şeyleri.
İlkin Kılıçaslan ve beraberindeki arkadaşları kentimize önemli bir merkez kazandırmayı başardı. Otistik çocuklar için yapılan Vinsan’da ki yaşam merkezi sayesinde hem otistik çocuklarımız hem de ailelerinin yüzü gülmeye başladı. Gönüllülük esasına göre faaliyet gösteren merkezin biraz tadilata ihtiyacı var. İşte bu ihtiyaçların karşılana bilmesi adına yarın bir kermes düzenleniyor.
Sanat Sokağında saat 11.00’da başlayacak olan kermes üç gün boyunca açık kalacak. Toplanan kazançla da Otistik Yaşam Merkezi’nin tadilatı yapılacak.
Kendi yağıyla kavrulan KOÇ-DER’i özverisinden dolayı tebrik ediyorum. Onlar adına herkesi bu kermesten alışveriş yapmaya davet ediyorum.
İlkin Kılıçaslan

+

Rüştü Uygur’a geçmiş olsun
Kandıralıların yakından tanıdığı, ilçenin en eski esnaflarından Rüştü Uygur şu sıralar sağlık problemi yaşıyor. Kandıra Belediyesi’nde Ak Parti’nin meclis üyesi olan Rüştü Ağabey, geçtiğimiz günlerde rahatsızlanmış ve Kocaeli Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Rahatsızlığının nedenini safra kesesi olduğu öğrenilen Uygur hemen ameliyata alındı.
Şuan durumu iyi, sağlığına kavuşan Rüştü Uygur’u ilk ziyaret edenler arasında Ak Parti Kandıra Belediye Başkan Aday Adayı Sedat Köse’de var. Kandıranın sevilen simalarından Rüştü Uygur’un Cuma günü taburcu olması bekleniyor.

Bu yazı toplam 927 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim