• BIST 97.583
  • Altın 145,649
  • Dolar 3,5726
  • Euro 3,9955
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 22 °C

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan eleştirilere net yanıtlar

Kemal Kılıçdaroğlu’ndan eleştirilere net yanıtlar
CHP’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, projelerine yönelik eleştiriler yönelten iktidar kanadına verdiği röportajı ile net yanıtlar verdi. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları İzmit İlçe Örgütü tarafından kamuoyu ile paylaşıldı.

HAYAL DEĞİL, GERÇEK

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmit İlçe Başkanlığı, önceki akşam gönderdiği yazıyla CHP’nin seçim bildirgesindeki projelerin hayal değil gerçek olduğunu parti Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ifadeleriyle yayınladı.

 

BÜTÇE SORUN DEĞİL

Soru-cevap şeklinde yayınlanan metinde Başkan Kılıçdaroğlu kendisine yöneltilen eleştirilere net yanıtlar veriyor. Bunun yanı sıra Kılıçdaroğlu, vaatlerini gerçekleştirmek için gerekli bütçeyi nasıl planlayacağını bildiğinin özellikle altını çiziyor.

 

Elbette sosyo-ekonomik vaatleriniz çok konuşuluyor. Nasıl yapacaklar, bu parayı nereden bulacaklar şeklinde tepkiler. Maliye Bakanı ‘Eğer böyle olursa bu 150 milyara denk geliyor, IMF’ye gider, ben de CHP’ye üye olurum” demiş.

Sayın Bakanı bekliyoruz. Gelip üye olursa mutlu oluruz. Ben size bugüne kadar konuşulmayan rakamları vereceğim. Maliye Bakanı unutmasın ben eski bir hesap uzmanıyım. Devlet bütçesinden sonraki en büyük bütçeyi topladım. Şunu açık ve net söyleyebilirim. Eğer bu ülkede 10 kişi ben vergi toplamasını, bütçe yapmasını biliyorum diyorsa o 10 kişiden birisi benim.

Sayın bakanın hiç maliyet deneyimi yok. O verginin nasıl toplandığını bilmez, ben bilirim. Ama CHP’ye üye olmak istiyorsa önce kısaca bizim eğitimimizden geçmesi lazım. Bakan rakam vermek isterim. 1923-2002 arasında 57 hükümet hizmet verdi. 57 hükümetin harcadığı kaynak ne kadar? 79 yılda 546 milyar dolar vergi harcamışlar. 95 milyar dolar iç borç yapmışlar. 130 milyar dolar dış borç yapmışlar 8 milyar dolar özelleştirme geliri. Toplam 779 milyar dolar para harcanmış.

 

“79 HÜKÜMETTEN FAZLA PARA HARCADILAR”

Geliyorum AKP iktidarına, 2003-2014 yılları arasına. 12 yılda harcanan paraya… Vergi gelirleri 1,5 trilyon dolar. İç borç 96 milyar dolar. Dış borç 273 milyar dolar. Özelleştirme geliri 52 milyar dolar. Toplam harcanan para 1 trilyon 869 milyar dolar. 79 yılda harcanan paradan çok daha büyük bir para son 12 yılda harcandı. Harcanan fazla para 1 trilyon 90 milyar dolar. Bütün vatandaşlarım, elini vicdanlarına koyup şu sorunun yanıtı versin. 12 yılda ne yapıldı? Atatürk Barajı mı, Keban mı, Erdemir mi, Kardemir mi yapıldı? Elbette bir şeyler yapıldı, ama 1 trilyon 90 milyar dolar deneyimli iktidar elinde olsaydı Türkiye bilgi toplumunu yakalamıştı.

 

“SORUN PARA DEĞİL”

Şimdi bana dönüp para var mı diye soruyorlar. 12 yılda 1 trilyon 90 milyar dolar harcadınız. Bütün tesisleri de satarak bunu yaptınız. Deniyor ki parayı nereden bulacaksınız. Türkiye onların düşündüğünden daha zengin bir ülke. Kaynak var, bütün mesele kaynağı yerinde kullanmak. Siz 1 trilyon 90 milyar doları nasıl buldunuz, demek ki var. 31 milyar dolarlık net hata noksan burada yok. 31 milyar dolar daha kullandılar. Emekliye iki maaş ikramiye, vay kaynağı nereden bulacaksınız. 720 lira veriyoruz, 3 milyon 750 bin hane. Türkiye’de para var. Sorun parada değil, sorun parayı nerede kullanacağında yatıyor. Bu rakamların hiçbirisine bir kuruşuna bile Maliye Bakanı itiraz edemez, çünkü onun rakamları.

 

“YOKSULLUĞU BİTİRECEĞİZ”

Yoksulluğu tarihe gömeceğiz dediniz Sizin de vaatleriniz var. Hem AKP’yi yoksulluğu yönetmekle suçlarken, siz de yoksullara yapılacak yardımlar üzerinden seçim bildirgesini şekillendiriyorsunuz.

Çok güzel bir soru. Biz yoksulluğu idare etmeyeceğiz, bitireceğiz. Bu bizim başlangıç noktamız. Ben 4 yıllık süre istiyorum. Ama 100 günde, 1 yılda neler yapacağımızı açıkladım. Aile sigortası, Amerika’da, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde var. Niye bizde yok? Sosyal devlet ailenin çocuğun yaşlının işsizin geleceğini güvence altına alan devlettir. İşsizlik sigortası var mı var, ama işsizlik de var.

 

AİLE SİGORTASI SİSTEMİ

Neden aile sigortası hayata geçirilmiyor? Çünkü yoksullar iktidarın arka bahçesine dönüştürülmek isteniyor. Aile sigortası sosyal devletin koruması demektir. Nasıl hastalanan gidiyorsa, ailenin geliri düşebilir. Ben size örnek vereceğim. Emeklilik yaşı 65’e çıktı. Diyelim ki 60 yaşındasınız, patron dedi ki iş akdini feshediyorum. Emeklilik için beş yıla ihtiyacınız var. 60 yaşında iş arıyorsunuz kimse size iş vermiyor. İşte aile sigortası orada devreye girecek.

AKP, “Ben sana şunu şunu vereceğim ama sen benim hep arkamda dur” diyor ama hiçbir zaman “Ben senin sayını azaltacağım” demiyor. Yoksul sayısı arttı. Bizim iktidarımızda yoksul olmayacak. Hiç kimse yoksulluğu teşhir etmek gibi bir düşüncemiz olmayacak. 60 yaşına gelen birisi işsiz kaldığında sosyal devlet ona aile sigortasından bakacak. İş verecek, daha bunun devamı var. Aile sigortasından ömür boyu yararlanacak diye bir şey yok. Nasıl hastalık sigortası tedavi ediyorsunuz bitiyor. Aile sigortası kişinin asgari yaşamını sürdürmesi için bir kural olacak.

 

Gerçekten çok sarsıcı vaatler. Siz bunun yıllık maliyetini hesapladınız mı? Bütçeye koyarken kaç liralık bir kaynak çıkıyor. Kaynak ne olabilir?

Kaynak bütçe. Bütün mesele şu, bütçede hangi harcamaya öncelik vereceksiniz, sorun orada zaten. Eğer bunu yaparsanız, devleti iyi yönetirseniz kaynak var. 12 yılda elde edilen kaynak 1 trilyon 869 milyar dolar. Bundan daha büyük kaynak mı olur? Bununla ilgili hiçbir şey yapılmadı, biz yapacağız. Türkiye’de olağanüstü bir gelir dağılımı bozukluğu var. Bu da devletin rakamı. 2002, Türkiye nüfusunun yüzde 1’i, Türkiye servetinin 39,4’üne sahip. Geliyorum 2014’e, nüfusun yüzde 1’i, toplam servetin yüzde 54,3’üne sahip. Kim yaptı bunu, izlenen ekonomi politikaları. Biz kaynağı nereden bulacağız? Üç ana eksen vardır. Vergi politikası, bütçe politikası, sosyal harcamalar. Refahı tabana yayma bu politikalarla olur.

 

“ÜRETİMİ VE İSTİHDAMI ARTIRACAĞIZ”

Daha fazla vergi mi?

Hayır, kayıt dışı ekonomiyi denetleyerek alacağız. KOBİ’lere ne dedik, ödediği vergi ve sigorta bedeli kadar bir yıl süreyle faizsiz kredi. Bir üretim artacak mı, artacak. İstihdam yaratacak mı yaratacak. Devletin şu anda 30 milyar lira tahsil edemediği vergi ve prim var. Ne oluyor 30 milyar lirayı alamayınca, gidiyor yüksek faizle devlet borçlanıyor. Bizim projemizde, üretimi istihdamı artırıyoruz, kayıt dışı ekonomiyi, patron artık faizsiz kredi alacağım diyecek. Vergimiz artacak, istihdamımız artacak, katma değeri yüksek üreten KOBİ’lere ek teşvik vereceğiz. Bizden saygın bir adam, çip üretmek istedi. Dedi ki “1 milyar dolar paraya ihtiyacım var” ben başbakan olsaydım bu parayı verirdim. Türkiye teknolojide müthiş bir sıçrama yapacaktı. Ama bunlar yapmadılar. Türkiye’nin en iyi iktisatçıları, uygulamacılarıyla çalıştık. Bu projeleri bir gecede hazırlamadık.

 

“KAYNAK SORUNUMUZ YOK”

Bakın, konut için 277 lira taksitle diyoruz. Bunu sadece biz yapmadık. Müteahhitlere gönderdik test ettik olur mu olmaz mı diye. Bu vaadin kendi içinde tutarlılığı esastır. Çok iyi yapılabilir dendi bize. Kaynak sorunumuz yok, bunu açık ve net söylüyorum. Eğer kaynak konusunda sayın başbakan, bizim seçim bildirgemizle ilgili kuşkuya düşüyorsa, burada oturur beraber tartışırız. Bizim mi onların mı projeleri daha tutarlı, oturur tartışırız.

 

Maliyetle ilgili bir şey var mı?

Bütün onların hesabı yapıldı. Nerede, ne kadar, nasıl toplanacak, nereye harcanacak bunlar yapıldı. Biz seçim bildirgesinin ötesinde, bir hükümet programı sunduk. Bu bizim hükümet programımızdır aynı zamanda.

 

“CHP’YE ÜYE OLACAKSA VAY HALİMİZE”

Kanal İstanbul’dan söz etti, üçüncü havalimanı projeler vardı. Ama biz nedense hiç sorgulamadık bunların parası nereden diye. Çılgın kanaldan bir şey yok. Şimdi sanki çalışanlara çalışmayanlara emeklilere bir şey geldiğinde biz gazeteciliğimizi hatırladık herhalde. İşin kinayesi bir yana, burada acaba siz dün açıklarken, işsiz sayısından emekli sayısından söz ettiniz. Acaba CHP’nin sosyal demokrat köklerini hatırlayıp daha öne çıkarması mı tartışmaya yol açıyor?

Bütçeye yük diye aktardığımız harcama 720 lira olacak. 3 milyon 750 ile 720’yi çarparsanız çıkar ortaya. En ciddi rakam. Borçları sileceğiz, faizleri sileceğiz dedik. Maliye Bakanı’na hayret ediyorum. Sabah televizyonda, “Efendim bunu nasıl yapabilirler” diyor. İki kez yaptı bunu AKP hükümeti. Bir 2003’te bir 2009’da yaptı. Bu olursa muhalefet Anayasa Mahkemesi’ne gidermiş. E biz gitmedik. Niye gidelim? Yani kendi yaptıklarından bile haberdar olmayan Maliye Bakanı CHP’ye üye olacaksa vay halimize. O koltukta niçin oturuyor ben gerçekten anlamakta zorlanıyorum.

 

“UYGULADIKLARI FAİZ TEFECİ FAİZİ GİBİ”

Borçların faizini sileceğiz. En az yüzde 80’ini dedim sileceğiz. Soru şu; nasıl sileceğiz? Bakın 2008-2014. Satın alınan batık alacak tutarı, varlık yönetim şirketleri tarafından, 19 milyar lira. 19 katrilyon liralık vatandaşın borcunu bankalar sattılar. Bankalar kaça sattı, 19 milyarlık alacağı 2 milyar 800 milyon liraya sattılar. Aradaki fark 16-17 milyar lira. Banka kendi isteğiyle vazgeçiyor zaten. Bunun devlete yükü var mı, yok. Varlık yönetim şirketi devralıyor, bir avukat ordusu kuruyor, vatandaşların üzerine gidiyorlar, ödeyeceksiniz ya da hapse atacağız diyorlar. Üstelik uyguladıkları faiz çok özür dilerim ama tefeci faizi. Yüzde 34.

Merkez Bankası’nın faizine itiraz ediyorsunuz, vatandaşa uygulanan yüzde 34 faize ses etmiyorsunuz. Bunun devlete maliyeti kocaman bir sıfır. Bu da büyük bir proje. 5 milyon vatandaş rahat bir nefes alacak. 800 bin civarında vatandaş hapse girmekten kurtulacak.

 

“CHP’NİN DE DERS ÇIKARMASI LAZIM”

Madem bunu yapabiliyordunuz, önceki seçimde niye yapmadınız? Sizi sevk eden ne oldu? Halkı ilgilendiren, hayatına ve cebine değen konulara ne sevk etti sizi?

Anadolu’ya, Trakya’ya indiğimizde vahim bir tablo yoktu. Bakın biz ekonomide kriz vardır lafını kullanmadık, ama sayın cumhurbaşkanı kullandı. Biz koşulları bildiğimiz için, buna çözüm üretmek zorundayız. Bir şey daha, samimi söylüyorum, vatandaş gerginlikten de kavgadan da bıktı. Şunu öğrenmek istiyor vatandaş, hepiniz siyasi partisiniz, ama bize, vatandaşa, ülkeye ne yapacaksınız bunu anlatın diyor.

Vatandaş evimde televizyonu açmaktan bile korkuyorum diyor. Hepimizin ders çıkarması lazım, e CHP’nin de bu durumdan ders çıkarması lazım. Yaşanacak bir Türkiye projesi hazırlıyoruz. Yine üzülerek ifade ediyorum. İran’daki üniversiteler, Türkiye’deki üniversitelere göre daha fazla bilimsel yayın yapıyorsa bunu düşünmek lazım. Sosyal demokrasiye denilince, vatandaşın derdini düşünen parti zaten sosyal demokrat partidir. Onun inancını etnik kimliğini sorgulamayan parti zaten sosyal demokrat partidir.

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim