• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 8 °C

Kemal Köse’ye yöneltilen eleştiriler

M.Tanzer Ünal

Dün sabah Kemal Köse, Ali Karacan’la ziyaretime geldi.
Telefonla görüşüyorduk, ama epeydir karşı karşıya oturmamıştık.
Kemal Köse’yi tanırsınız.
İyi bir MHP’li.
1999-2002 döneminde Kocaeli milletvekilliği yaptı.
12 Haziran’da yapılacak genel seçimlerde yine aday.
Ali Karacan’la yeni tanıştık.
KORDSA’dan emekli.
Turizm ve sigortacılıklı uğraşıyor.
Parti üyesi…

Çaylarımızı yudumlarken Kemal Köse’nin milletvekili olduğu yıllar aklıma geldi.
Sanırım o dönemde, “cep telefonunu 24 saat kapatmayan” tek milletvekili idi.
Bunu basın aracılığıyla tüm seçmenlerine duyurmuştu.
İsteyen, istediği saatte vekili Kemal Köse’ye ulaşabiliyordu.
Özellikle deprem felaketi sonrası günlerde bu durum çok önemliydi.
Vatandaş, derdini istediği saatte vekiline anlatabilmenin güvenini duyuyordu.
Hatta bunu sınayanlarda oluyordu.
Anlatayım…
Bir gece sabaha doğru Kemal Köse’nin cep telefonu çalar.
Saat dörde çeyrek vardır.
Kemal Bey, “Buyurun nasıl yardımcı olabilirim?” diyerek telefonu açar.
Telefonun öbür ucundaki vatandaş şaşkındır.
“Sağol vekilim” der, “Rahatsız ettim. Hiçbir derdim yok. Salt bu saatte size ulaşıp ulaşamayacağımı öğrenmek için aradım. Allah sizden razı olsun. Artık kendimi rahat ve güvende hissediyorum”
Vatandaş, bu cümlelerden sonra ağlamaya başlar.
Karşılıklı duygulu anlar yaşanır.

Kemal Köse’ye, “Bazı partililer seni eleştiriyor. Ortalıkta görünmüyordun, seçim yaklaştı aday olabilmek için ortaya çıktı. Ne diyorsun bu eleştirilere?” diye sordum
Şöyle yanıt verdim “Ben hiçbir zaman partimden, parti tabanından kopmadım. Hep aralarında oldum. Bazı kişiler beni partimden koparmaya çalıştılar, ama başaramadılar. Beni delege dahi yazmadılar. Parti toplantılarında ismimi anons ettirmediler. Beni unutturmaya çalıştılar, başaramadılar. Ben hep buradaydım, bazı gözler beni görmediler.”
Belli ki, Kemal Köse’ye partide son yıllarda yaşadıkları epey koymuş.
Bazı arkadaşlarının tavırlarına içerlemiş.
Benim gözlemim şöyle: Kemal Köse, siyasi çizgisi hiç değişmemiş, hep halkın içinde olmuş, parti tabanıyla iyi ilişkilerini sürdürmüş bir kişi.
Belirli bir dönem “geri durması”, partiden kopmuştu anlamını taşımamalı.
Kanıtı ortada.
“Bende adayım” dedi, ortalık hareketlendi.
MHP’nin, Kemal Köse gibi “halka dokunan” adaylara ihtiyacı var.
Kendisi, adaylık konusunda farklı düşünüyor.
“Eğer benden iyi bir aday çıkarsa, sonuna kadar peşinden koşarım. Çünkü önemli olan partinin başarısıdır. Listede olup olmamam önemli değil. Ama benden daha iyi bir aday çıkmazsa listeyi sürüklemek isterim.”
Kemal Köse’nin seçim tahmini ise şöyle:
“AKP’nin 6, CHP’nin 2 bizim ise bir milletvekilimiz var.
Bu seçimde milletvekili sayımız 9’dan 11’e çıktı.
AKP, bu iki artışı kendine eklemek istiyor.
MHP ve CHP, ne kadar iyi liste yaparsa, AKP’nin milletvekili sayısı o kadar düşecektir.
Ben seçimlerin üç partinin eşit mücadelesi şeklinde geçeceğine inanıyorum.”
Kemal Köse’nin görüşleri böyle.
Gelişmeleri bekleyip göreceğiz.

Raif KANDEMİR’den
Profesör ve seyis

Bir profesör konferans vermek üzere salona girmiş. Ama bakmış ki salon, ön sırada oturan seyis dışında boşmuş. Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen profesör sonunda seyise sormuş:
“Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım?”
Seyis cevap vermiş:
“Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.”
Bu sözlere hak veren profesör konferansa başlamış. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş, konferanstan sonra da kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylamasını isteyerek sormuş:
“Konuşmamı nasıl buldun?”
Seyis cevap vermiş:
“Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelir, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim ama elimdeki tüm yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım.”

Kıssadan hisse:
“Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır.”
Mevlâna

Bu yazı toplam 1692 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim