• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 1 °C
  • İstanbul : 5 °C
  • Sakarya : 1 °C

Kemal Unakıtan, içki şişelerini nerede ve neden kırdırmıştı?

M.Tanzer Ünal

Kemal Unakıtan vefat etti.

Allah rahmet eylesin.

Türkiye, Kemal Unakıtan’ı “eski maliye bakanı” olarak tanır.

Kocaeli için ise Kemal Unakıtan, hem eski maliye bakanı, hem de SEKA’nın eski genel müdürüdür.

Dün sabah vefat haberini duyduğumda anılarım beni 40 yıl öncesine götürdü.

***

Yıl 1976…

İktidarda; Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi koalisyonu var.

Süleyman Demirel başbakan, Necmettin Erbakan başbakan yardımcısı…

İktidarın nimetleri koalisyon partileri tarafından paylaşılıyor.

Hangi parti hangi bakanlıklardan sorumluysa, o bakanlıkların tüm genel müdürlüklerine kendi adamlarını getiriyor.

Liyakat filan söz konusu değil, “sağlam partili” olması yeterli.

Tıpkı bugünkü gibi…

Tıpkı diğer hükümet dönemlerinde olduğu gibi…

Değişen bir şey yok!

“O parti yaptı da bu parti yapmadı” demek mümkün değil.

Her iktidar döneminde, iktidardaki parti veya partiler, devletin kadrolarına kendi ekiplerini yerleştirdiler.

Ama az ama çok, hepsi yaptı…

İşte bu çerçevede, Kemal Unakıtan da SEKA Genel Müdürlüğü’ne önce kısa bir süreliğine vekâleten, sonra asaleten atanmıştı.

 

Kemal Unakıtan’la ilk tanışmamız

Kemal Unakıtan, SEKA’ya genel müdür olarak atandığında 30 yaşındaydı.

Üniversiteyi bitirmiş, bir süre maliye bakanlığında çalışmış, sonra SEKA gibi ülkemizin en büyük iktisadi işletmesine genel müdür olmuştu.

Kemal Unakıtan İzmit’e atandığında, ben Goethe Enstitüsü’nden aldığım bir burs nedeniyle Almanya’daydım.

Kim olduğunu, nasıl biri olduğunu, İzmit’ten posta ile gönderilen KOCAELİ gazetelerinden öğrenebiliyordum.

O dönemde MSP’liler uzun sakal bırakırlardı.

Kemal Unakıtan da öyleydi.

Uzun, siyah, hoca sakallı…

Ne tesadüftür ki, ben de Almanya’da bulunduğum süre içinde sakal bırakmıştım.

Serbest sakal, uzayabildiği kadar uzamıştı.

Kemal Unakıtan’ın gazetede gördüğüm sakalından farkı yoktu.

***

Almanya’dan döndüğüm ilk gün…

Mübarek ay Ramazan’dayız…

O dönemde de kurumların iftar yemekleri yaygın.

SEKA’nın basın müşaviri, ağabeyimiz, rahmetli Naci Girginsoy gazeteye geldi, hepimizi Genel Müdür Kemal Unakıtan adına iftar yemeğine davet etti.

“Ben gelmeyeyim, bakın sakalım var, yarın öbür gün kestireceğim…” dediysem de dinletemedim.

“Gel, daha iyi, bizim genel müdür de tıpkı senin gibi sakallı” dedi.

Arkadaşlarla gittik.

İftar yemeği deniz kıyısındaki sosyal tesislerde…

Geriden baktım, Kemal Unakıtan ve Naci Girginsoy sosyal tesisin kapısında durmuşlar, gelenleri karşılıyorlar.

Naci Bey, isimlerini söyleyerek gazetecileri bir bir tanıtıyor…

Kemal Bey, bir taraftan tanıştığı kişilerin ellerini sıkıyor, diğer taraftan da çaktırmadan ısrarla bize doğru bakıyor.

Belli ki, sakallı halim ilgisini çekmiş, beni “kendilerinden biri” olarak düşünmüştü.

Hemen hemen aynı yaşlardayız…

Kemal Bey 30, ben 28…

Kapıya yaklaşmış, tanışma sırası bize gelmişti.

Tam elimi uzattığımda, Naci Bey’in ağzından “Hocamız” sözcüğü dökülüverdi.

Serde öğretmenlik var ya, Naci Bey de “Hocamız” deyip geçmişti.

“Eyvah” dedim kendi kendime, “Kemal Bey beni garanti cami hocası sanmıştır…”

Çok geçmeden yanılmadığımı anladım.

Diğer arkadaşların sadece elini sıkmakla yetinen genel müdür, beni muhabbetle kucakladı.

Sofraya otururken de ısrarla yanında yer gösterdi.

İftarı açtık, yüreğim güp güp!

İster misin, yemek duası yapmak bana kalsın!

Diğer yanımda oturan Naci Girginsoy’a, “Ağabey, Kemal Bey beni cami hocası sandı, durumu bir düzelt, yoksa yemek duası başıma kalacak” diye fısıldadım.

Naci Bey, hemen uygun lisanla durumu düzeltti, böylece bir sıkıntı engellenmiş oldu.

Kemal Unakıtan’la ilk tanışmamız böyle olmuştu.

SEKA’da üç yıla yakın görev yaptı.

Daha sonraki beraberliklerimizde o ilk günü hatırlar, gülerdik.

 

İçki şişelerini Atatürk Heykeli önünde kırdırmıştı

1976 yılının son günleri…

SEKA’dan bir haber geldi.

“Genel müdür, yüzlerce içki şişesini Atatürk Heykeli’nin önüne yığdırdı, işçilere kırdıracak. Arzu ederseniz haber yapabilirsiniz…”

Allah Allah, bu nasıl iş?

İçki şişeleri nereden gelmiş?

Neden Atatürk Heykeli’nin önünde kırdırıyor?

Arkadaşlar gidip haber yaptılar, öğrendik.

Her yılın sonunda, TEKEL, SEKA üst düzey yöneticilerine “yılbaşı armağanı” gönderirmiş.

Koli koli rakı, şarap, viski, votka…

Ne üretiyorsa…

O yılbaşında armağanlar yine gelmiş, koliler kamyondan genel müdürlük binasına indiriliyor…

Genel müdür, “Nedir bunlar” diye sormuş, söylemişler.

Kemal Unakıtan hiddetlenmiş, “Kolileri sahiplerine dağıtmayın. İçki şişelerini kolilerden çıkarın, Atatürk Heykeli’nin önüne yığın” talimatını vermiş.

Emir büyük yerden…

Çalışanlar, söyleneni yapmışlar, TEKEL’den gelen içki şişelerini Atatürk Heykeli’nin önüne yığmışlar.

Tabii, bu arada çalışanlar şokta, olup biteni izliyorlar…

Sonra, davet edilen gazeteciler SEKA genel müdürlük binasının önündeki Atatürk Heykeli’ne geldiklerinde, şov başlamış.

İşçiler, ellerinde çekiç şişeleri tak tak kırmaya başlamışlar.

Yüzlerce içki şişesi böylece imha edilmiş.

Ortalık meyhane havasına dönmüş.

Rakı, şarap, viski, votka kokuları birbirine karışmış…

Gösteri bittikten sonra, Genel Müdür Kemal Unakıtan tek cümlelik açıklamada bulunmuş:

“Gereken yapılmıştır…”

Açın bakın bu haber gazete arşivlerinde hâlâ canlılığını korumaktadır.

Sanki bu ülke Atatürk’le birlikte içki içmeye başladı…

Sanki bu ülkede cumhuriyetle birlikte alkollü içkiler üretilmeye başlandı…

Uzun yıllar bu algı yaratılmıştı, Kemal Unakıtan’ın yaptığı da bu yanlış algıyı devam ettirmekti.

İçki şişelerini Atatürk Heykeli’nin önünde kırdırmasının nedeni de buydu.

***

Dün sabah yaşamını kaybeden Kemal Unakıtan’la ilgili eski SEKA çalışanlarının pek çok anısı vardır.

Ben iki anımı sizlerle paylaşmak istedim.

Bu yazı toplam 3604 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
MURAT
13 Ekim 2016 Perşembe 11:02
11:02
Olayın aslı şudur.Rahmetli babam bana anlattı,kendisi de Selametçiydi(MSP) G.Müdür K.Unakıtanla burada tanışmışlar.Kemal beye yılbaşı dolayısıyla gelen hediye içki sepetlerini merhum babamı makamına çağırarak bunları bildiğin gibi yap demiş.Merhum babam da Seka lokalinin (şimdiki düğün salonu) yanından geçen demiryolunda akşam vakti çekiçle kırarak imha etmiş.Olayın aslı budur.O zamanki G.Müdür makamı fabrika içindeki sarı binaydı,Atatürk heykelide bu binanın önünde.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim