• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 18 °C

Kent sporu ve turnuva garabeti…

Hakan Yağcıoğlu

 

 

Kent sporunun sorunları ortada. Amatör kulüpler yaşamak için cebelleşiyor. Sorunlar boğaza kadar dayanmış. Mahallesindeki gence spor yaptırmak için çabalayanlar, onları kötü alışkanlıklarından kurtarmak için kulüplerin çevresinde odaklananlar, maalesef küstürülüyor. Spor taban birliklerinin ise bu sorunları tek bayına ve şu haliyle çözmesi imkansızdır. Büyükşehir Belediyesi bir çok elit sporcuya sahip çıkmıştır, ama tüm kentin gençlerini lisanslı bir çatı altında toplaması tabii ki mümkün değildir. Salon sporları, müesseselerinin el çekmesi nedeniyle adeta çökmüştür. Basketbol ve voleybolda üst düzeyde temsil imkanımız kalmamıştır. Yanı başımızdaki İstanbul’da hemen hemen her mahallede bir en üst düzeyde voleybol ve basketbol takımı varken, kentimizde birkaç kulüp arasına sıkışmış ve mahalli kalmış bu sporlar, okullar bazında da heyecanını yitirmiştir. Okul sporlarında Türkiye çapında dereceler gelmesine rağmen, salonlarımız hala bomboştur. Çünkü en üst düzeyde deplasmanlı liglerde oynayacak bir tek takımımız bile yoktur.

 

 

Profesyonel futbolda ise durum tam anlamıyla faciadır. Anadolu’nun en ücra köylerinin takımları 1.Lig’lerde boy gösterirken, bizim 2.Lig’deki tek takımımız FK (Kocaeli Birlikspor), kentimizde adeta Fenerbahçe gibi ilgi görmektedir. Aç tavuk kendini darı ambarında sanırmış misali, bu takım çevresindeki yöneticiler, futbolcular, teknik adamlar bile kendini birer Aziz Yıldırım, Ünal Aysal gibi görmektedir. Bir zamanlar Bakanları devreye sokup Kocaelispor ile özel maç yapmaya çalışan 2.Lig takımları, şimdi bizim için Liverpool muamelesi görmektedir. Nereden nereye?..

Şimdi daha iyi anlıyoruz ki, “Ne oldum” demeyeceksin “Ne olacağım?” diyeceksin.

 

 

 

Pekala profesyonel futbol böyle çökerken, zaman zaman kontenjanlar ve zaman zaman kulüplerin imkansızlıkları nedeniyle, en verimli çağlarında futbol hayatına veda eden lejyonerlerimiz ne yapıyor? Soluğu amatör liglerde alıyor. Amatörler için astronomik denecek rakamlara, amatörlüğe dönüyorlar. Bir çok profesyonel futbolcunun, amatör liglerde oynayarak müesseselerde iş bulduğunu hatta şimdilerde emekli olduğunu biliyoruz. Antrenör olarak da bir çoğu işsiz dolaşmaktadırlar. Çünkü kentin profesyonel futbol çatısı ya da organizasyonu diye bir şeyden söz etmek imkansızdır. Bu insanlar da ekmeğini futboldan kazandıkları için, mideleri kabul etmemesine rağmen, ‘değişik tekliflere!’ imza atmaktadırlar.

 

 

İşte bu noktada ortaya çıkan futbol turnuvaları, ciddi bir sektör haline gelmiştir. Katılan takımlar katılım ücretlerinden kat kat fazla paralar harcayarak takımlar kurmaktadır. Çünkü bu takımlar büyük ya da küçük firmaları temsil eden takımlardır ve reklam boyutunu öne çıkarmaktadırlar. Organizatör arkadaşlarımız da bu olguyu göz önüne alarak, güzel işlere imza atmaktadırlar. Turnuvalarda alan razı veren razı. Buraya kadar olumsuz eleştireceğimiz bir şey yok. Ancak gözden kaçan bir şey var ki, seyir zevkini de olumsuz etkileyebiliyor. Öncelikle şunu belirtmek istiyorum ki, ‘Çim halı Turnuvası’ dediğimiz şey, Dünyada büyük yıldızların da forma giydiği dev örnekleri olan ‘Futsal’ın değişik boyutudur. Dünyada büyük yıldızların izlendiği dev Dünya Kupaları yapılmakta, müthiş maçlar izlenmektedir. Eurosport kanalı bu maçları naklen yayınlamaktadır. Bizdeki durum ise tam bir garabettir. Organizatörler Oktay Kocatekin, Volkan Elmaser, Metin Özkan, şu an için öne çıkan isimlerdir. Bunları diğerleri izleyecektir. Turnuvaların belli bir çatı altında toplanması için de HİF (Herkes İçin Futbol) ajanlığı, önemli adımlar atmış ama şu an için başarılı olamamıştır. HİF Olgunlar Ligi’nin devamı gelmemiştir. Çünkü orada da, eski yıldızlar büyük paralarla forma giymiş, diğer futbolcuları şansı kalmayınca, takımlar bir sonraki sene turnuvaya katılmamıştır.

 

 

 

Organizatörler, turnuvalarda herkesin oynayabilmesi için önlemler almaktan uzaktır. Böylesi bir zorunlulukları da yoktur. Çünkü, böylesi bir girişimi yapmak isteseler bile, takımlar bir sonraki yıl turnuvalar katılmayacaktır. Bunu iyi bildiklerinden geri adım atmaktadırlar. Pekala çözüm nedir?  Çözüm, profesyonellerin yer aldığı turnuvaların, sadece amatör olarak futbol oynamak isteyenlerin yer alacağı turnuvalardan ayrılmasıdır. Bunun için kıstaslar konmasıdır. Futbol İl Temsilciliği ve ona bağlı HİF, gerçek anlamıyla Herkes İçin Futbol turnuvaları düzenlemeli ve kenti kucaklamalıdır.

Aksi halde gencine tam manasıyla spor yaptıramayan bu kent, belli bir yaşın üzerindeki insanları zaten kenara ittiği için, onlara hiç spor yaptıramayacaktır. İnsanlar futbolu seviyorsa, buna göre önlemler almak ve imkan ortamı oluşturmak, tabii ki kentin spor taban birlikleri, üniversite, kent yönetiminin öncelikli görevleri arasında yer almaktadır. Kentin en ücra köşelerinde spor tesisi açan belediyemiz, belli bir yaşın üzerindeki insanların da o tesislerde futbol oynamasına olanak sağlamalıdır. Kulüpler haklı olarak tesislerini kimseye vermemekte, kendi çocuklarına idman yaptırmaktadırlar. Ya lisanslı olmayan çocuklarlar ne olacak? Okul-sınav-ekmek parası üçgeninde sıkıştırılan, çok yetenekli olmasına rağmen futbolcu olamayıp hayata atılan çocuklarımızın durumu ne olacak? İçkinin, kumarın, madde bağımlılığının kucağına mı düşsün? İnternet başında obezite mi olsun? Bu devletin sağlığa harcadığı paraya bir bakın bakalım, insanlara spor yaptırmaya ödeyeceğiniz bedelin kaç milyon katı?

Biz bir Basınspor kurmuştuk ve Kiraz’a katılacaktık. Düşünün bir kez ben ve engin Öztonga karşılıklı oynayacağız. İşte durumun özeti bu. Biz spor yapamıyoruz, ama eski profesyonel kardeşlerimiz oynamaya devam ediyor. O halde yapılması gereken şudur; turnuvalarda 1. kategori, 2. kategori, hatta aile kategorileri koyun ki, seyir zevki de artsın, herkes de spor yapabilsin…

 

 

Köşklüçeşme-Uzuntarla dostluğu !..

 

Spor dostluk, barış, kardeşliktir. Amacı budur, ama bakın bakalım özellikle ülkemizde bu unsurlar ne kadar geçerlidir?

2.Küme Futbol Ligi’nde Play-Off heyecanı yaşıyoruz. İki takım 1.Küme’yi garantiledi. Beylikbağı ve Çamlıtepe gelecek yıl 1.Küme Futbol Ligi’nde oynayacaklar. 3.takım aranıyor. Köşklüçeşme öne çıkmış durumda. Uzuntarla ile Karamürsel diğer iki takım olarak işin ucunu bırakmıyor. Bu iki takımın cumartesi günü oynanan maçından sonra ilginç şeyler yaşanmış. Maçı 4-1 kazanan Uzuntarla’nın soyunma odasına Köşklüçeşme başkanı ve birkaç yönetici girmiş. Tabii ki dedikodular üretilmiş. Dedikodu yapanlara da kimse kızmamalı. Çünkü bu maçtan sonra kendileri de rakip olan Köşklüçeşme ile Uzuntarla soyunma odasında ne yapıyor? Gazetecileri de dışarı çıkarıp bir araya neden gelirler?.. Belki niyetiniz iyi ama, böyle bir sonuç çıkacağını nasıl düşünemezsiniz? İşte sonucu… Karamürsel ‘Köşklüçeşme bize maça nasıl gelecek?’ diyor. Buyurun cenaze namazına !..

Bazen maksadını aşan şeyler yapılıyor Elbette, sonuçlarına da katlanmak gerekiyor. Köşklüçeşme yapsın bir açıklama artık. Biz de yılan hikayesi gibi peşine dolanalım. Bunun adı da spor olsun…

 

 

Marketler bakteri yuvası…

Ahh nallı sucuklar…

 

 

Kamu spotlarını bilirsiniz. Her televizyonda, her an, her konuyla ilgili kamu spotu var ve yayınlanması mecburi. Burada gerçekten çok dikkat çekici, eğitici şeyler var. Ama şu marketlerden neden söz edilmiyor anlamıyoruz? Sigaranın, alkolün, nargilenin zararlarını anlatırken, bakteri yuvası marketlerden neden söz edilmez? Ucu devlete mi dokunuyor? Kentimizin içerisindeki trafik keşmekeşinde zaten başrolü oynayan marketlerin, mal indirim-bindirimi malum. Çevreyi de ne kadar pislettikleri ortada. Ama, kasalardaki para alış verişleri sırasında bantlara bir göz atın !.. Milyonlarca paranın döndüğü banklardaki veznelerden belki 100 kat daha pis. Çocuğunuz bantlara elini atıyor. Siz yiyecek içeceklerini koyuyorsunuz ve onları evlerinize taşıyorsunuz. Para da peşin. Obezite üretim yuvası haline gelen marketler, ülkenin en önemli sorunlarından biridir. Ama kimin umurunda? Vatandaş razı. Devlet ne yapsın? Ah benim mendil gibi kullanıp, kenara attığım mahalle bakkalım. Ahın tutuyor. Millet kanser, hasta. Marketler de bunların üretim yerleri olmuş. Hani dilim varmıyor ama, senin eşekten yapılan nallı sucukların bile bunlardan daha temizdi…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 688 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim