• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 16 °C

Keşke her kentin Kamer Genç gibi bir milletvekili olsaydı…

M.Tanzer Ünal

Onu ilk kez 1989 yılında tanımıştım.

27 yıl önce…

Türk Hava Yolları Moskova seferlerine başlamıştı, ilk seferini milletvekilleri ve gazetecilerden oluşan bir gruba yapacaktı, ben de davetliler arasındaydım.

Dört günlük o gezide tanışmıştık Kamer Bey’le.

Siyasette yeni yeni dikkat çekmeye başlamıştı.

Doğruları söylemekten çekinmeyen, içi dışı bir, dobra dobra bir kişiydi.

Sözlerini ölçmez biçmez, sansürlemez, söylenmesi gerekiyorsa dang diye söylerdi.

Söyledikleri parti görüşüne aykırıymış, buna da bakmazdı.

Doğruysa söylerdi…

Milletin menfaatine ise söylerdi…

Tam “Doğrucu Davut” tipiydi.

İnsan ilişkileri iyiydi.

Hep gülerdi.

Konuşmaları espriliydi.

 

***

 

Moskova’ya gidişimiz, Berlin Duvarı’nın yıkılmasından hemen sonraya rastlıyordu.

Moskova’da değişim rüzgârı esmeye başlamıştı.

Bu insanların yüzlerine, insanların konuşmalarına yansımıştı.

Bir gün otelden çıktık, otobüslere doluştuk, Nazım Hikmet’in mezarını ziyarete gideceğiz.

Arka sıralarda Kamer Bey’le yan yanayız.

Rehberimiz Türkoloji mezunu bir Rus delikanlı.

Türkçeyi çok düzgün konuşuyor…

Kamer Bey, yol üzerinde gördüğü bir binayı sormak için, rehbere “Hey yoldaş” diye seslendi.

O yıllarda “yoldaş” çok popüler bir hitap şekliydi.

Otobüsün başında bulunan rehber, başını bize doğru çevirdi, rejimin artık yıkıldığını ima ederek, “Siz daha orada mısınız?” dedi.

Kamer Genç şaşırmıştı, cevabı “Komünizmi ne çabuk sattınız” oldu.

Daha sonraki yıllarda, çok seyrek de olsa Kamer Genç’le görüşmeye devam ettik.

 

Tek kişilik muhalefet partisiydi

Kamer Genç, 6 dönem milletvekillik yaptı.

Bunların iki döneminde “Meclis Başkanvekilliği” görevinde bulundu.

Tam bir mücadele adamıydı.

İnançlıydı, inatçıydı.

Hiçbir şeyden yılmaz, doğru bildiği yolda yürürdü.

Bir partinin yapabileceğinden daha fazlasını yapardı.

Mecliste bulunduğu dönemlerde iktidar partilerine kök söktürürdü.

Özellikle AKP milletvekillerini çıldırtırdı.

Adeta, “tek kişilik muhalefet partisi” gibiydi.

Atatürkçüydü.

Cumhuriyetin değerlerine sıkı sıkıya bağlıydı.

Kendisiyle yapılan bir röportajdan aldığım aşağıdaki ifadeler, onun kişiliğini çok iyi yansıtıyor:

“Atatürk’ün kurduğu laik cumhuriyet sayesinde devletin yatılı okullarında okuyarak bu makamlara gelen bir kişi olarak devletimize ve milletimize karşı minnet ve şükran borcumun bir gereği olarak mücadelemi hayatım pahasına da olsa sonuna kadar sürdüreceğim. Beni tehditler, küfürler, kaba kuvvet yıldıramaz. Eğer yılmış olsam, kendimi bu kadar yormam. Ülkeme hizmet aşkıyla doluyum ve bağlıyım.”

  

“Beni Türk Bayrağı’na sarın”

Kamer Genç’i en iyi vasiyeti yansıtıyor…

Devlet eski Bakanı Ufuk Söylemez, Kamer Genç’in ölmeden kısa bir süre önce kendisine “Ben iyileşmezsem, bana bir şey olursa, beni Türk Bayrağı’na sarın ve Tunceli’ye gömün” dediğini açıkladı.

Kamer Genç’in ağzından hiç “Dersim” sözcüğünü duymazdınız.

Hep “Tunceli” derdi.

Türklüğü ile gurur duyar, bunu her fırsatta dile getirirdi.

 

Sırrı Sakık’a ders verdiği o televizyon programı

O televizyon programının hangi tarihte yapıldığını hatırlamıyorum.

Ama program, Sabahattin Önkibar’ındı.

Sırrı Sakık, Kamer Genç’e sürekli hücum ediyordu:

SIRRI SAKIK: “Siz Atatürk’ü savunarak soykırıma uğrayan Dersimli Kürtlere ihanet ediyorsunuz…”

KAMER GENÇ: “O kullandığınız cümlede birkaç tane büyük yalan var.”

SIRRI SAKIK: “Neymiş o yalanlar?”

KAMER GENÇ: “Birincisi Dersim bir ilin değil, bölgenin adıdır ve benim ilimin adı Cumhuriyet ile beraber Tunceli olmuştur. İkinci husus, Dersimde olanlar soykırım değil, yeni kurulan bir devletin başkaldıranlara karşı önlem almasıdır. Bir başka yanlışınız ise Tunceli asla Kürt değildir. Biz Hazar kökenliyiz. Dilimiz de sizden farklı. Yani ne Kırmançi ne de Zazaca konuşuyoruz…”

SIRRI SAKIK: “Seyid Rıza’ya ne diyeceksin?”

KAMER GENÇ: “İngilizlerin oyununa gelmiştir. Tuncelilerin o dönem önderi, Atatürk’ün yoldaşı olan Diyap Ağa’dır. O yıllarda Şeyh Said ve Seyid Rıza’yı kullananlar şimdi PKK’yı kullanıyor. Ben Atatürk ve Cumhuriyet sayesinde okuyup milletvekili oldum. Cumhuriyet olmasa, kuldum.”

 

Keşke her ilden bir Kamer Genç çıkabilseydi

Sevgili okurlarım, sizlere Kamer Genç’i anlatmaya çalıştım.

O, varlığından rahatsız olanlar tarafından hep “çiçek sulayan adam”, “patavatsız”, “dangıl dungul” olarak tanıtılmaya çalışıldı.

Halbuki O, cesur bir yürekti.

Çok çalışkandı…

Yıllar boyunca sıradan “milletvekilliği” değil, gerçek anlamda “milletin vekilliği” ni yaptı.

Gururla…

Keşke her ilden bir Kamer Genç çıksaydı.

Meclis’te 81 Kamer Genç’imiz olabilseydi…

İnanın Türkiye bugünün rezilliklerini yaşamazdı.

Dün kendisini Tunceli’de sonsuzluğa uğurladık.

Allah’tan rahmet diliyorum.

Yakınlarının acısını paylaşıyorum.

Kamer Genç, bu ülkeyi sevenlerin hep kalbinde yaşayacaktır.

Bu yazı toplam 1319 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim