• BIST 108.392
  • Altın 143,135
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 22 °C

Kılcal damar varis tedavisinde güncel yaklaşımlar

Kılcal damar varis tedavisinde güncel yaklaşımlar
Bacaklarda oluşan varisler toplumda oldukça sık rastlanan, yaşam kalitesini bozan ve bazı durumlarda ciddi sıkıntılara da yol açabilen önemli bir sağlık problemidir.

Varisler çaplarına göre çeşitli isimlerle adlandırılır. Bugün kılcal damar olarak bilinen çapı ince varislerle ilgili tedavi seçeneklerinden bahsedeceğiz.

 

Bacaklardaki kılcal damarlar varis midir?  

Evet, bu damarlar birinci evre varislerdir.  Çapı 0.1-1 mm arasında değişen kırmızı, yeşil renkteki kılcal damarlara telenjiektazi adı verilir. Çapı 1-3 mm çapında ciltten kabarık şekilde gözlenen damarlara ise retiküler venler denir.  Bu iki damar yapısı da yukarda belirttiğim gibi birer varistir.Kılcal damarların gelişmesine sebep olan durum; toplardamar içindeki kapakçıkların bozulması sonucu damar içi basıncın artmasıdır. Halk arasında “kılcal damar” olarak adlandırılan bu damarlar sadece görüntüleri ile rahatsız etmez aynı zamanda bacaklarda ağrı, kaşıntı, yanma, kramplar ve ağırlık hissi gibi şikâyetlere yol açarlar.

 

Peki, bunlara karşı nasıl önlem alınmalı?

İlk olarak şunu söylemek gerek. Eğer önlem alırsanız bu damarların ortaya çıkmasını ya da en azından artmalarını engelleyebilirsiniz. Eğer aileden gelen genetik yatkınlık varsa daha çok dikkat etmelisiniz. Uzun süre ayakta kalmaktan veya hareketsiz aynı pozisyonda oturmaktan kaçınmalısınız. Ayrıca dar kıyafetler, topuklu ayakkabılar, sıcak ortamlar, az su tüketimi gibi alışkanlıklarda bu damarların ortaya çıkmasına ortam hazırlar.

 

Bu kılcal damarlar tedavi edilebilir mi? Şikâyetler tamamen ortadan kalkar mı?

Aslında yapılması gereken ilk şey, bir kalp ve damar cerrahına muayene olmaktır. Muayene sonrası, toplardamar dopler ultrasonu yapılır ve çıkacak sonuca göre tedavi şekillenir. Eğer büyük toplardamarlarda anlamlı kaçak ve genişleme varsa öncelikle bu sorunun düzeltilmesi gerekir.  Eğer büyük toplardamarlarda sorun yoksa laser, radyofrekans ve köpük tedavisi gibi seçenekler gündeme gelir.

 

Tedavi seçenekleri nelerdir?  

Özellikle 1mm altındaki kılcal damarlarda laser ve radyofrekans tedavileri oldukça başarılı sonuçlar verir.  1-3 mm arasındaki damarlarda ise skleroterapi adı verilen, kimyasal bir maddenin damar içine verilerek damarın tahribata uğratıldığı (skleroz)  yöntem kullanılmaktadır. Ülkemizde bu amaçla kullanılan ilaç (sklerozan madde)  polydocanol’dür. Polydocanol  (lauromacrogol 400) bir çeşit lokal anestetik madde olup piyasada %0,5-%3 arasında değişen 4 farklı derişimde satılmaktadır. Sıvı sklerozan madde doğrudan enjekte edilebileceği gibi hava ile karıştırılarak köpük olarak da enjekte edilebilmektedir. Köpük formundaki uygulamaların, ilaç miktarını azaltıp endotel ile temas süresini arttırarak daha etkin bir skleroterapi sağladığı düşünülmektedir. Bu nedenle, kılcal damarlar ve retiküler venler için sıvı skleroterapi, varislerin tedavisinde ise köpük skleroterapi daha çok tercih edilmektedir.  İşlem ayakta yapıldığında toplardamarlar daha belirginleşecek ve başarı oranı daha yüksek olacaktır. Skleroterapi işlemi sonrası 2 gün kadar varis çorabı giyilmesi işlemin başarı şansını artırır. İşlem sonrasında alerjik durumlara karşı hasta yaklaşık 30 dakika dinlendirilmeli ve sonra taburcu edilmelidir.Laser tedavisinde, kılcal damarlara yönelik çeşitli dalga boylarında enerji veren cihazlar kullanılır. Bu cihazlar kılcal varislerin içindeki kan elamanlarının pıhtılaşması ile damar duvarına hasar vererek damarın kaybolmasını sağlar. Laser esnasında verilecek enerji seviyesi ve yapılacak bölge dikkatli seçilmeli, işlem tecrübeli kliniklerde yapılmalıdır. Aksi takdirde cilt yanıkları gibi istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.  Radyofrekans olarak bilinen yöntemde lasere benzer bir işlemdir.  Radyofrekans dalgaları alternatif bir akım olup elektromekanik enerji oluştururlar. Oluşan enerji ile damar duvarında hasar oluşturulur. Laser ve radyofrekans tedavileri sonrası birkaç gün nemlendirici özellikte kremlerin kullanılması ve güneşten uzak durulması olası cilt lekelerine karşı önerilmektedir.

 

Herkese skleroterapi yapılabilir mi?

Hamileler,  emziren anneler, diyabet, kalp, böbrek, karaciğer hastalıkları gibi sistemik hastalığı olan kişiler, alerjik hastalığı veya bronşiyal astımı olan ve de atardamar tıkanıklığı olan kişilerde skleroterapi yapılmamalıdır.Görüldüğü üzere varis, tedavi alternatifi çok olan bir hastalıktır. Kılcal damar tedavisinde, teknik alt yapısı ve tecrübesi yüksek kliniklerde başarı oranları oldukça iyidir.  Tedavi sonrasında sadece görüntü değil diğer şikâyetlerde ortadan kalkar…  

Sağlıklı günler dileğiyle…

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim