• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 16 °C

Kısa bir tatil ve dönüşü…

Hakan Yağcıoğlu

5 gün boyunca Rize’deydik…

Hanımköylü olduk…

Yaylanın tam ortasında…

O sizin turlarla gittiğiniz gibi falan değil…

Bildiğin köy evi…

Ahırı olan kümesi olan, tarlası bahçesi olan bir yayla evi…

Yani milyonlar verseniz satın alamazsınız…

27 yıllık Rize’nin ‘eniştesi’yim…

Seviyorum oraları…

Bizim buraları gibi karışık değil…

İnsanlar duygularını yüzlerine açık seçik söylüyorlar…

Darılmaca gücenmece yok..

En çok da bu yönünü seviyorum…

 

***

 

Eee…

Rize’ye gidip, de spora bulaşmamak olmaz tabii ki…

Rize’nin Türk futboluna kazandırdığı isim Hasan Vezir (Milyar duvarını aşan ilk futbolcu), kayınvalidenin komşusunun oğlu…

Erol Usta…

90’lı yıllardaki Kocaelispor’un efsane futbolcusu…

Adam gibi adam…

Onunla ve Hasan ile İstanbul’da da sık sık görüşüyoruz…

Ama bir türlü, Hüsnü ağabeyi (Sarı Hüsnü) görememiştim…

O, Kocaelisporlu Mahir, Kamil ağabeylerin, Güvenç hocaların döneminden…

Bu kez çarşıda onu da görme fırsatı buldum…

Rizespor’un başındaki Kocaelili Hikmet Karaman’ı ise bir türlü görme fırsatımız olmadı…

İdmanlardı sabah yaptırmış ve takımı kampa almış…

Denk getiremedim…

Aslında rahatsız da temek istemedim…

Çünkü Galatasaray ile maçları vardı biz dönerken…

Ona hazırlanıyorlardı…

Notumuzu ilettik ama bize dönmedi…

Bunda da vardır bir Hikmet!..

 

***

 

Dört gün boyunca, nefis manzaranın karşısında bol bol ‘Hakiki!’ Rize çayı içtik…

Oranın çayını içtiniz mi, buradan öyle kolay kolay çay içmezsiniz…

Bu da benden size bir tüyo…

Bol sütlü tereyağ, bahçeden koparılmış taze fasulye, koleti peyniri…

Minci… Muhlama… Mısır ekmeğinin hası… Ve daha niceleri…

Karadeniz’in meşhur Kuru Fasulye Çorbası…

Karadeniz pidesinin hası…

Daha sayayım mı?..

Ve insanlığı…

 

***

 

Siyasi yanına da değineyim…

Rize yıllardır siyasetin çok çok hareketli yaşandığı bir kenttir…

İnsanlar malum heyecanlı ve hareketli…

Nem yüksek ve yerlerinde duramıyorlar…

Sokak rotasında Ersin Yazıcı’yı gördüm…

Bizim Büyükşehir Belediyesi eski genel sekreteri…

Şimdi Rize Valisi…

Ayak ütü sohbet ettik…

O da İzmit’i özlemiş gözüktü ama Rize’yi çok seviyor…

Sokaklar bayraklarla süslü…

Ben gittiğim günden bir gün önce Kemal Kılıçdaroğlu gelmiş…

Ben gittikten bir gün sonra da Bahçeli geldi…

Bahçeli’nin mitingini izledik ve gerçekten çok ilgi yoktu…

Galiba Ak Partinin merkezi gibi olan Rize’de başka partilerin miting yapması çok anlamlı değil…

Rizeliler olaya milliyetçi gözlerle bakıyor ve Recep Tayyip Erdoğan için Ak Parti’ye oy verecekler…

Yani sonuç şimdiden belli…

 

***

 

Ve son olarak Galatasaray’ın Rize deplasman maçı…

Kent içerisinde dört gün boyunca gördüğüm şuydu:

Rizespor kimsenin umurunda değil…

Küskünlük var…

Sürekli küme düşmemeye oynamayı içine sindiremiyorlar…

Onur meselesi yapıyorlar…

Rize’deki Galatasaraylılar kendi takımları yerine, şampiyon takımı desteklemeyi tercih etmişler…

Onlara ayaküstü, Kocaelispor’un aynı şeyi yaşadığını, ama şampiyonluklarla bilinçlenerek, içlerindeki Fenerli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı taraftar sayısını azalttığını söyledim…

Ama Rize henüz buna alışık değil…

Yani Rizesporluluk bilinci tam yerleşmedi bir türlü…

Ama zamanla onlar da buna alışacaklar…

Tabii Rize’nin zirveye oynaması şartıyla…

Yoksa orada da Rizelilik bilinci bitebilir…

 

***

 

İşte 5 günlük kısa tatilin özeti bu…

Ama ne olursa olsun Rize’yi seviyorum…

Yaylara seviyorum...

İnsanlarını her şeyiyle seviyorum…

Orada eski İzmit’in ruhunu görüyorum…

İnşallah bozulmaz…

Şimdiki karışık İzmit bana hiç mi hiç iyi gelmiyor…

 

Tabii ki İsmetpaşa…

Her kentin futbol statları birer mabed gibidir…

Yeni yeni statlar yapılsın elbette…

Ama eskiler yıkılmamalı aksine restore edilerek yarınlara aktarılmalı…

Kullanılamayacak hale gelince de müze haline dönüştürülmeli…

Maracana…

Azteka…

Camp nou neyse…

İsmetpaşa da odur bizim için…

Çıkın sokağa bakalım, kaç kişi stadın yıkılmasını istiyor…

Ama bir şeyler yapıldı ve stat elden çıktı…

Kimse tepki göstermedi…

Sonuçta da şimdi yıkılmasının uzatılması için çaba sarf ediliyor…

Bakan da bu konuda bir şey yapamayacağını açık açık söylüyor…

Gerçekten çaresiz bir durum…

Bakanın üzerine gitseniz “Senden öncekiler satmış araziyi” diyecek…

Yeni stat 33 bin kişilik olacak…

Tabii ki son derece modern hale bürünecek…

Ama…

İsmetpaşa’nın enkaz haline gelmesiyle beraber, kaç kişinin yüreğinin sızıntısını yeni stat dindirecek…

20 bin kişinin amatör maç izleyerek rekor kırdığı bu stadın yıkılması, gerçekten de önlenemez mi?..

Bence önlenebilir…

Ben bunun çözülemeyeceğine inanmıyorum…

TOKİ de bu devletin kurumu değil mi?..

İstese bir çırpıda vazgeçer bu işten…

Tam tersi stadı daha da güçlü hale getirir…

Ve size bir soru:

Misal olarak…

Kocaelispor amatör kümede kaldı…

Birlikspor çıktı Süper Lig’e…

Yeni statta maç oynayacak…

İsmetpaşa da yıkılmamış olsun…

Aynı anda Kocaelispor İsmetpaşa’da oynasın…

Sizce İsmetpaşa mı dolar, Alikahya’daki stat mı?..

Verin bakalım cevabı…

Ben biliyorum da…

Bir de siz söyleyin…

(Başlığa bir daha bakın)…

Bu yazı toplam 526 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim