• BIST 105.324
  • Altın 146,472
  • Dolar 3,4715
  • Euro 4,1666
  • Kocaeli : 36 °C
  • İstanbul : 36 °C
  • Sakarya : 32 °C

Kocaeli bir değerini daha kaybetti, İzzettin Barış Hoca’sını…

M.Tanzer Ünal


Gençler tanımaz.
Orta yaşlılar belki…
Kocaeli’nin bir zamanlar tıp alanında iki “değeri” vardı.
Prof. Dr. Ali Namık Şener…
Prof. Dr. İzzettin Barış…
Ali Namık Şener’i 3 yıl önce kaybettik.
İzzettin Hoca da hafta sonunda hayata gözlerini yumdu.
Neden “bir zamanlar” dedim?
Bir zamanlar…
Çok değil, 20 yıl önce…
Kocaeli’ de tıp profesörü, tıp doçenti yoktu.
Üniversite ve tıp fakültesi kurulmamıştı ki, olsun!
Ciddi sağlık sorunları olanlar, İstanbul ve Ankara’nın yolunu tutarlardı.
Özellikle de Ankara’nın…
Neden Ankara’nın?
Çünkü Ankara’da bu kentin bir “Ali Ağabeyi”, bir de “İzzettin Ağabeyi” vardı.
Ali Namık Şener ve İzzettin Barış…
Her ikisi de Hacettepe Üniversitesi’nin temel direkleriydi.
Daha önemlisi…
Her ikisi de “Kocaeli sevdalısı” ydı.
Kim olursa olsun, ister tanısınlar ister tanımasınlar, “Kocaeli’ den geliyorum” dediklerinde akan sular dururdu.
Hemen gereğini yaparlardı.
Eğer hastanın maddi durumu iyi değilse, ellerini ceplerine atarlar, kimseyi açıkta bırakmazlardı.
Ali Namık Şener “röntgen”, İzzettin Barış ise “göğüs hastalıkları” uzmanıydı.
Ali Namık Hoca’yı 25 Nisan 2010’da toprağa vermiştik.
İzzettin Hoca’yı da bugün, çok sevdiği Değirmendere’de ebediyete uğurlayacağız.
********
İzzettin Barış, klasik bir tıp profesörü değildi.
Halkın arasındaydı…
Araştırmacıydı…
Eli kalem tutardı…
Gözlemleri ve mizah yönü kuvvetliydi…
Mesleki kitap ve makalelerinden söz etmeyeceğim.
O konularda zaten otoriteydi.
Tıp dışındaki kitap ve makaleleri de zevkle okunurdu.
12 yayınlanmış kitabı vardı.
İsimlerini hatırlayabildiklerimi yazayım.
*Kendi Rüzgarıyla.
*Bu Doktoru Rehin Alalım.
*Çanakkale Savaşları.
*Osmanlı Sultanlarının Yaşamları ve Ölüm Nedenleri.
Kitapların Kocaeli ile ilgili bölümlerini değişik tarihlerde gazetemizde de yayınlamıştık.
Çok beğeni kazanmıştı…
********
İzzettin Hoca, uzun yıllar Hacettepe Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı başkanlığını yürüttü.
Bir ara (1982-1986 yılları arasında) Suudi Arabistan’a gitti, burada Kral Faysal Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı’nı kurdu.
Dönünce tekrar Hacettepe’deki eski görevini üstlendi.
Mart 1998’de de emekli olmuştu.
Suudi Arabistan dönüşünde uzun bir sohbet yapmış, bunu gazetemizde yayınlamıştım.
Söylediği en çarpıcı şey şuydu:
“Araplar der geçeriz, ama Araplarda bile devlette bir çalışma disiplini var. Bir yıllık, üç yıllık, beş yıllık sözleşmelerle hizmetler yürütülüyor. Sözleşme yapılırken verimlilik en önemli kriter. Verimli ve disiplinli değilsen, bulunduğun müessesede çalışmaya devam etmen mümkün değil. Bizde ise işe girerken bir imza atıyorsun, 25 yıl seni kimse yerinden kıpırdatamıyor. İster çalış, ister çalışma. Verimliliğin ise hiç önemli değil. Bu kafayla devlet yönetilmez.”
İzzettin Hoca’nın söyledikleri, o tarihlerde beni çok etkilemişti.
*********
Aktarmak istediğim bir şey daha…
İzzettin Barış, akciğer hastalıkları, kanser, meslek ve çevresel hastalıklarla ilgileniyordu.
Türkiye’de “asbestin kanser yaptığı” tezini ilk ortaya atan kişidir.
Ülkemizin değişik yörelerinde “asbestli toprağın” etkilerini araştırmış ve çarpıcı sonuçlar bulmuştu.
Yaptığı bu araştırmalar ve açıklamalar nedeniyle adı “kanserci” ye çıkmıştı.
“Kanserci hoca”…
O yıllarda Karamürsel’de, adını şimdi hatırlayamayacağım, “asbestli boru” üreten bir fabrika vardı.
Biz de İzzettin Hoca’nın bu görüşünden yola çıkarak işin üzerine gitmiştik.
Fabrikanın ürettiği asbestli borular, kentlere su getirmek için kullanılıyor, bu da halkın sağlığını doğrudan etkiliyordu.
Etkin ve sürekli yayınlarımız sonunda, yetkililer fabrikayı kapatmak zorunda kalmıştı.
Bu, bizim değil, İzzettin Hoca’nın başarısıydı.
“Asbestin kanser yaptığı” gerçeğini ortaya koymasa, biz hangi bilimsel veriye dayanarak yayın yapacaktık ve fabrikayı kapattırma sonucunu alacaktık?
Tek başına bu olay bile, İzzettin Barış’ın büyüklüğünü ortaya koyar.
********
Tabii, şimdi İzzettin Barış’ın tıp dünyasına ve kentimize iyilikleri unutuldu gitti.
Sadece bilenler, biliyor…
Bu bile O’nun öbür dünyada huzur içinde uyumasına yetecektir.
Bildiklerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım.
İzzettin Barış, iyi bir insandı.
Şehir dışında olduğumdan bugün cenazesine katılamayacağım.
Uzaktan dua edeceğim.
Nur içinde yatsın!
Yakınlarının başı sağ olsun!






Bu yazı toplam 1446 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim