• BIST 98.305
  • Altın 143,791
  • Dolar 3,5718
  • Euro 3,9920
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 18 °C

Komşularla sıfır soruna nazar değdi

Bilal Dündar

Türkiye de hükümet birkaç yıldır komşularla sıfır sorun politikasını yürütüyordu. Bu politikada hayli yol alınarak başarılı da olunmuştu.
İRAN ile yıllardır aramızda güven duygusu yitirilmişti. İran Türkiye’ye rejimini ihraç etmek istiyor endişesindeydik. Ama iki üç yıldır İran ile büyük çapta buzlar erimişti. Terör örgütüne karşı aynı dil ile konuşuyor ve ortak irade oluşturularak hareket ediliyordu. Türkiye’de füze kalkanı kurulması kararı karşısında İran yön ve ağız değiştirmeye başladı. Füze kalkanı projesi ile Türkiye İran’ın elini zayıflatıp İsrail’in elini kuvvetlendirmektedir görüşündeler.
SURİYE ile son zamanlarda kanka olmuştuk. Sınırları açtık. Vizesiz giriş ve çıkışlar başladı. Oysaki birkaç yıl öncesinde Suriye terör örgütüne yataklık yapan ve destek veren bir ülke konumundaydı. Bu yüzden Suriye ile savaşın eşiğinden dönülmüştü. Vizesiz giriş çıkışlar ile başlayan münasebetlerle sanki iki devlet değilmiş de bir vilayetten diğer vilayete gidilen bir hale dönüşmüştü. Güven veren, ticareti artıran bu dostluk birdenbire bozuldu. O kadar sertleşildi ki Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Türkiye’deki şirketlerinin mal varlığını dondurma noktasına gelindi. Şimdi bu günlerde Hatay’da silahlı kuvvetlerimiz tatbikat yapmaya başladı. Artık Suriye ile nerede ise karşılıklı atışmalar tehditlerle dolu çatışma ortamına koşar adım gidilmektedir. Sıfır sorundan onlarca soruna gidiliyor.
LİBYA diktatörü Kaddafi’nin ülkesinde cehennemi bir ortam devam ediyor. Libya ile izlenen politikalarda da ne İsa’ya nede Musa’ya yaranamadık. Burada da direkten dönüldü diyebiliriz. İlerde ne olacağı hakkında kesin bir dil kullanmak için vakit çok erkendir.     
İSRAİL ile yıllardır ılımlı ve dengeli bir politika yürütülüyordu. İsrail ile Filistin arasında arabulucu kabul edilen bir ülke durumundaydık. Mavi Marmara Gemisi’nin Gazze ablukasını delme amacı ile yardım malzemesi götürmesi sonucunda İsrail’in dokuz kişiyi katletmesi ile ortaklık bir anda toz duman oldu. İsrail’den özür dilemesini ve ölenlerin yakınlarına tazminat ödemelerini istedik. İsrail hükümeti hem suçlu hem güçlü edası ile buna yanaşmadı. Gitgide ortam aşırı gerginleşti. İsrail de kontrol ve değişiklik için gönderdiğimiz Heronları vermiyor. Dışişleri Bakanı dengesini kaybeden söylemlerle terör örgütüne destek vereceklerini söyleyip sonra da inkâr etti. Sözde Ermeni Soykırımı yalanları ile boğuştuğumuz ortamlarda Yahudi kuruluşları hep Türkiye’nin yanında yer almıştı. Bize başta Amerika olmak üzere birçok devletlerde hep destek oluyorlardı. Şimdi ise destek kösteğe dönüştü. İsrail ile şimdi çok yönlü çatışma ortamını yaşıyoruz. Bu ortamı gören bunu fırsat bilen Güney Kıbrıs Rum yönetimi İsrail ile el ele vererek Kıbrıs açıklarında petrol aramaya başladılar. Bizde misilleme yaparak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile beraber petrol arama için sondaj çalışmaları başlattık. Güney Kıbrıs Rum kesimi fırsatı ganimete dönüştürme peşindedir. Buna destek veren ise İsrail’dir.
IRAK’ta Saddam sonrası karışık ortamda birçok sorunları Türkiye olarak kucağımızda bulduk. Hâlâ Irak’ın sınırlarını koruyamaması nedeni ile önemli sorunlar yaşıyoruz.
Özetlersek komşularımızla sıfır sorun diye başlatılan politikalardan bugün bazı ülkelerle yazdan güze döndü, bazıları ile yazdan kışa geçildi. Bu politikaların getirisinin ve götürüsünün iyi hesap edilmesi gerekiyor.                  
Sorunları artıran değil, sorunları çözen bir ortamı özlüyor ve bekliyoruz.
 
Kurbanlıklar ateş pahası
Kurban Bayramına bir aydan az zaman kaldı. Ama kurbanlıklara yaklaşılacak gibi değil. Fırsatı ganimete dönüştürme peşinde olanlara çok sıkı bir denetim getirilmediği takdirde dar gelirliler kurbanı rüyalarında görecekler ancak. Etin kilosu şimdiden zamlandı bile. Sıkı denetim yanında piyasada ki spekülatif hareketleri önlemek için şimdiden ithalatın da yapılması kaçınılmaz görünüyor.
Konuştuğum üretici bir kişi “Biz üreticiler fiyatı artırmıyoruz. Fiyatı artıran aracı tüccarlardır” diyor. Bu celepler aylar öncesinden kurbanlıkları düşük fiyattan topluyorlar.
İki üç ay besledikten sonra fahiş fiyattan satıyorlar. Esas bunların denetim altında tutulmaları gerekir diyor.
Tarım Bakanı Mehdi Eker ise yurtta sıkıntı yaratmayacak miktarda küçük ve büyükbaş hayvan olduğunu söylüyor. Üzerinde ciddiyetle durup etkin tedbirler galiba piyasanın nabzını düşürecektir.
Dar gelirlilerin umutlarının kırılmamasını diliyor ve bekliyoruz.

Bu yazı toplam 926 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim