• BIST 106.649
  • Altın 144,151
  • Dolar 3,5252
  • Euro 4,1269
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 27 °C
  • Sakarya : 26 °C

Konut yapmak belediyelerin görevi mi?

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, gazetemizin dünkü manşetinde okumuşsunuzdur…

İzmit Belediyesi, Gültepe’de 48 dönüm üzerine 443 konut ve 19 işyeri yapmaya karar vermiş.

Başkan Nevzat Doğan, hazırlanan projeyi basın toplantısıyla kamuoyuna tanıttı.

22 Şubat’ta ihale edilecek konutlar site konseptinde yapılacak, içinde havuz, sağlık birimi, kafeterya, restoran, market de bulunacak.

Haberi okuyunca, “Konut yapmak acaba belediyelerin görevi mi?” diye düşündüm.

Belediyeler neden inşaatçılığa heveslenirler?

Kentimizde inşaat işi yapan bu kadar kişi ve kurum varken, belediyelerin asli görevlerini bir tarafa bırakıp müteahhitliğe soyunmaları neden?

***

Biliyorsunuz, belediyelerin “inşaat müteahhitliği” yapmaları, yeni değil.

Daha önceki iktidarlar döneminde de vardı.

CHP döneminde, DYP döneminde…

Ancak AKP iktidarı bu inşaat işini kendine iyice iş edindi.

Öncelikler sıralamasında, ilk sıralara koydu.

İşi gücü bırakıp bildiğimiz müteahhitlik yaptılar.

Konut yapıp sattılar, işyeri yapıp sattılar…

Bunu yaparken de hiçbir zaman “adaletli” davranmadılar.

Kendilerine pozitif ayrımcılık uyguladılar.

 

Başkalarına 3 kat, kendilerine 8-10 kat

Kocaeli’deki uygulamayı biliyorsunuz…

Yıllardır KENTKONUT’a tanınan ayrıcalığı…

KENTKONUT, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bir yan kuruluşu.

AKP’nin, büyükşehir belediyesi seçimini kazanmasından sonra kuruldu. 

Kuruluş amacı, güya “sosyal konut” yapmaktı.

Sonra bu işi sevdi, lüks konutlar da yapmaya başladı, o proje bu proje derken büyüdükçe büyüdü.

Hiçbir inşaat şirketinin kendisiyle rekabet edemeyeceği noktaya geldi.

Nasıl rekabet etsin?

*Başkasına 3 kat, kendine 8 kat, 10 kat, hatta 12 kat.

*Başkasına yapı denetimi var, kendine yok.

*Başkasına vergi, harç hurç var, kendine yok.

Kolay mı KENTKONUT’la rekabet etmek!

İnşaat şirketleri, o kadar yakındılar sızlandılar, nafile!

 

Sonunda rezillikler ortaya döküldü

Derken KENTKONUT’tan pis kokular gelmeye başladı.

Özellikle gazetemiz bu işin üstüne çok gitti.

Araştırdıkça, deştikçe kokunun şiddeti arttı.

*İhalelerin usulsüz yapılması…

*Konut ve işyerlerinin usulsüz satılması…

*Yönetimde, yasa ve yönetmeliklerin hiçe sayılması…

Günlerce yazdık.

İsim vererek, somut delillerle…

Duymamazlıktan, görmemezlikten geldiler, konuşmadılar.

Sonunda Sayıştay iddialarımızı ele aldı, dosyaları inceledi, sordu soruşturdu, KENTKONUT’taki rezillikleri rapor haline getirdi.

Yasalara uymayan satışlar nedeniyle, şirket, 25 milyon bilmem şu kadar zarara uğratılmıştır. 

KENTKONUT olayını şunun için anlattım…

İnşaatçılık ve ticaret yapmak, belediyelerin işi değil.

Yapmaya kalkarsan, sonunda işin cılkı çıkar.

Kontrol edemezsin, alan götürür, alan götürür, faturası sana çıkar.

Uğraşır durursun…

Belediye; kent planlamasını yapar, gelişme bölgelerinde arsa üretir, altyapısını yapar, kuralları koyar, gerisini mesleği inşaatçılık olan kişi ve kurumlara bırakır.

Kural koyan makamın, kontrol makamının, oyuna dahil olması “etik” değildir.

Ben bunu anlatmak istiyorum.

 

Nevzat Doğan, keşke bu işe hiç girmeseydi

Arkadaşlar, “İzmit Belediyesi konut yapacakmış” haberini verince, doğrusu, duyduklarıma bir anlam veremedim.

İzmit Belediyesi’nin konut yapımıyla ne ilgisi var, dedim kendi kendime.

Tamam, Gültepe bölgesinin gelişmesi için böyle bir projeyi düşündüklerini söyleyecekler, ama gerekçesi ne olursa olsun, İzmit Belediyesi’nin inşaat işine girmesi yanlış.

Gültepe bölgesinde cazibe yaratılmak isteniyorsa, bu, değişik yöntemlerle sağlanabilirdi.

Teşvik edilirdi, avantaj sağlanırdı, inşaat şirketleri buraya çekilebilirdi.

“Keşke girmeseydi” dedim, ama bunun artık dönüşü olmaz.

Dileyelim ki, Başkan Nevzat Doğan bu işten yara almadan kurtulsun.

 

Toparlarsak…

Konut yapmak, belediyelerin işi değil!

Belediyeler, otursun kendi asil görevlerini yapsın.

İşi ehline, meslek sahibine bıraksın.

Belediyeler konut ve işyeri yapıp satacak da, asıl mesleği inşaatçılık olanlar taş mı yiyecek?


 

Cengiz Sarıbay’ın korkusu

CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay, ilçe başkanlarına, “Referandumdan sonra genel merkez bana hesap sorarsa, ben de sizden hesap sorarım” demiş.

Bence, Cengiz Sarıbay genel merkezin hesap sormasından değil, asıl halkın hesap sormasından korkmalı.

Genel merkezin hesap sorması gelir geçer, önemli olan halkın hesap sorması…

CHP’liler, buna göre çalışmalı.


 

Sapıklığın tarifesi

Adı, gelenekmiş…

Adı, töreymiş…

Ahlaksızlığın adını böyle koymuşlar.

Olay, İzmir’in Kiraz İlçesi’nde geçiyor.

Dikkat edin, Doğu’da, Güneydoğu’da veya herhangi bir Anadolu kentinde değil, İzmir’de…

Yaşlı başlı herifler, çocuk yaştaki kızları kaçırıp bir süre beraber olduktan sonra evliliğe mecbur ediyorlarmış.

12, 13, 14 yaşındaki kız çocuklarını…

Aileler mi?

Onlara da şikâyetçi olmamaları için “sus payı” veriyorlarmış.

Bu işin tarifesi de varmış.

“Sapıklığın tarifesi” yani…

*12 yaş için 40 bin lira.

*13 yaş için 30 bin lira.

*14 yaş için 25 bin lira.

*15 yaş için 20 bin lira.

Gördüğünüz gibi…

Yaş küçüldükçe, koca görünümlü sapıkların ödedikleri para artıyor.

Haberi okuyunca, İzmir’in bendeki imajı zedelendi.

Sizi bilmem!

Bu yazı toplam 1483 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim